Amasyalıdır. Hattât-ı meşhûr Köse Muhyiddîn Mehmed Çelebi mahdûmudur. Amcası Celâleddîn Efendi’den [13] temeşşuk ederek hutût-ı mütenevvi’ayı öğrendi. En ziyâde hatt-ı dîvânîye özenip üstâd oldu. Pederinin vefâtında yerini tutdu.
920’de Yavuz Sultân Selîm Îrân’dan dönüp Amasya’ya geldiğinde bunun yazısını beğenip İstanbul’a götürdü. Dîvân-ı hümâyûn kalemine girdi. Burada ilm ü edebiyle hatt u ahlâkıyla kendisini sevdirip Dîvân-ı hümâyûn kâtibi ve 933’de re’îsü’l-küttâb oldu.
937’de azl edilip çok geçmeden Kâğıt emîni 842’de ikinci def’a re’îsü’l-küttâb 947’de Sadr-ı a’zam Lûtfî Paşa’nın azlinde infisâl ve ba’dehû irtihâl etdi. Âlim kâtib, hattât-ı meşhûr idi. İstanbul’da Çilingirler Mescidi’ni yaptırdı.