Amasyalıdır. Pederi Sultân Bâyezîd-i Sânî Amasya’da vâlî iken 860’da doğdu. Vâlidesi Şîrîn Hâtun idi. Amasyalı Hayreddîn Hızır Paşa lâlâsı ve atabegi olup on dört yaşında iken 874’de Trabzon vâlîsi oldu. [9] Vâlidesi ve lâlâsıyla beraber Amasya’dan Trabzon’a gitdi.

Trabzon ilk feth edildiğinde maktûl olan ve firâr eden Rûmlar’ın yerini doldurmak için Amasya’dan hayli Türkler taleb edilip yerleştirildi. Trabzon’da Amasya Mahallesi bu sûretle meydana geldi. Câmiler mescidler, çeşmeler binâ edilerek i’mâr edildi. Şîrîn Hâtun’un çeşmesi üstünde mahkûk olan kitâbe bunu göstermektedir.

883’de büyük babası Fâtîh Sultân Mehmed kendisini İstanbul’a celb edib mahdûmu Şehzâde Sultân Mustafa’nın kerîmesiyle tahta cülûsundan sonra ya’nî 887’de Sultân Cem yerine Karaman vâlîsi oldu.

Ancak yolda hasta olup Karahisâr-ı Şarkî’ye vusûlünde bir müddet ikâmet etdi. 888 senesi zilka’desinde vefât edib cenâzesi Bursa’ya nakledilerek Sultân Murâd-ı Sânî türbesi civârındaki dâ’ireye defn edildi. Şecî’, âlim, müdebbir idi.

İki kerîmesi kaldı. Biri Uzun Hasan Şâh evlâdından Mîrzâ Zeynel Paşa’ya diğeri de Amasyalı Yahşi Beyzâde Ahmed Paşa’ya tezvîc edildi. Bunun zevcesi olan [10] sultânın adı Şâdî Sultân’dır.