İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahter Bâlî Efendi-İskender Oğlu

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 265 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. “Fidan Hekîm” demekle meşhûr olan Koptu oğludur. Pederi hekîm iken Fünûn-i Tıbbiyye’yi pek güzel öğrendi. Amasya’da bir eczâhâne açıp “Attar Bâlî” diye şöhret buldu. Ed’iye satar, hastalara bakar fukarâya meccânen ilaçlar verirdi.

Gâyet mizâç-gîr, umûr-âşinâ bir hekîm olduğundan erkân ve halkın muhabbetini kazandı. Bu sayede hayli servet edindi. Emrâz-ı asabiyyede ihtisâsı olup 1091’de pederinin yerine Amasya Dârüşşifâsı tabîbi oldu. On dört yıl hastaları ve mürâcaat edenleri tedâvi ederek 1129’da vefât etdi.

Amasya’da Öz hekîm lakabını almış, mâhir, sahî, âlî-cenâb, bir insan idi. İlacından ziyâde tatlı sözü müessir idi. Yerine çırağı Asâr Bâlî Efendi Dârüşşifâ tabîbi oldu.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. "Fidan Hekim" diye ünlü olan Koptu'nun oğludur. Babası hekim olduğundan tıp ilimlerini çok iyi öğrendi. Amasya'da bir eczane açıp "Attar Bâlî" adıyla ün kazandı. İlaç satar, hastalara bakar, yoksullara ücretsiz ilaç verirdi.

İnsanların mizacını kavrayan, işleri iyi bilen bir hekim olduğundan ileri gelenlerin ve halkın sevgisini kazandı. Bu sayede epeyce servet edindi. Sinir hastalıklarında uzmanlığı vardı; 1091 [1680] yılında babasının yerine Amasya Dârüşşifası'nın tabibi oldu. On dört yıl hastaları ve başvuranları tedavi ettikten sonra 1129 [1716-17] yılında vefat etti.

Amasya'da "Öz hekim" lakabını almıştı. Usta, eli açık, yüce gönüllü bir insandı. Tatlı sözü ilacından daha etkiliydi. Yerine çırağı Asâr Bâlî Efendi, Dârüşşifâ tabibi oldu.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • hekîm: tabip, doktor
  • Fünûn-i Tıbbiyye: tıp bilimleri
  • eczâhâne: eczane
  • ed'iye: ilaçlar
  • fukarâ: yoksullar
  • meccânen: parasız, karşılıksız
  • mizâç-gîr: insanın huyunu, mizacını kavrayan
  • umûr-âşinâ: işleri bilen, dünyayı tanıyan
  • erkân: ileri gelenler
  • emrâz-ı asabiyye: sinir hastalıkları
  • Dârüşşifâ: hastane, şifa evi
  • sahî: cömert
  • âlî-cenâb: yüce gönüllü
  • müessir: etkili

Hekimin Çalıştığı Yer: Amasya Dârüşşifâsı

Amasya Dârüşşifâsı, yani Bimarhane, kitabesine göre İlhanlı hükümdarı Olcaytu adına ve eşi İldız Hatun adına Anber b. Abdullah tarafından 1308'de yaptırılmıştır. Yapı klasik Selçuklu medrese düzenindedir: karşılıklı iki eyvan, bunların ötesinde kemerlerle ayrılmış avlu ve ek tonozlu odalar. Süslemenin neredeyse tamamı yüksekte açılmış anıtsal taç kapıda toplanır. Hem tıp okulu hem hastane olan yapı, uygulamalı tıp eğitiminin merkezi hâline gelmiş, hastaların müzik ve su sesiyle tedavi edildiği ilk kurum olarak anılmıştır. Dönemin ünlü cerrahı Sabuncuoğlu Şerefeddin'in burada yetiştiği bildirilir; onun resimli Cerrahiyyetü'l-İlhâniyye adlı eseri Fatih Sultan Mehmed'e sunulmuştur.

Yapı 1939 depreminde ağır hasar görmüş, 1992-1997 arasında son kez onarılmıştır. Bugün belediye müzik akademisi olarak kullanılmakta, bir salonunda Türk müzik aletleri müzesi bulunmakta, avlusunda haftada iki konser verilmektedir. Dolayısıyla Attar Bâlî'nin 1091'de tabipliğe başladığı bina, bugün de ayaktadır ve kendi müzik geleneğini sürdürmektedir.

Hüsameddin'in Verdiği Bilgide Dikkat Edilecek Yerler

Metinde Bâlî Efendi'nin 1091'de Dârüşşifâ tabibi olduğu, on dört yıl çalıştıktan sonra 1129'da öldüğü yazılır. Ancak 1091 ile 1129 arasında otuz sekiz yıl vardır; "on dört yıl" ifadesi ya yalnızca hekimliğin bir bölümünü kapsar ya da tarihlerden biri farklı okunmuştur. Hüsameddin bu çelişkiyi açıklamaz, biz de çözmek için kaynak bulamadık. Madde başlığı "İskender Oğlu" der; metin ise Bâlî'nin, "Fidan Hekim" diye ünlü Koptu'nun oğlu olduğunu söyler. Başlıktaki "İskender" adı ile metindeki "Koptu" adı arasındaki ilişkiyi de aydınlatan bir kaynağa rastlanmadı.

Başka Kaynaklarda Bu Hekim

Fidan Hekim, Attar Bâlî ve çırağı Asâr Bâlî Efendi hakkında yapılan aramalarda başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Amasya Dârüşşifâsı'nı anlatan kaynaklarda anılan hekimler daha erken dönemin Sabuncuoğlu gibi adlarıdır. Bu nedenle Hüsameddin'in kaydı, bu hekimlere dair elimizdeki tek ayrıntılı anlatım olarak kalmaktadır.

Kaynakça

7. Cilt içindekiler