Basralıdır. Abdullah mahdûmu olup tahsîl-i ilim için [4] Mısır’a gitdi. Meşâyih-i Mısriyye’den “eş-Şeyh Süleyman el-İskenderânî” âsitânesine muvâzabet ederek ondan ulûm-ı zâhire ve bâtıneyi ahzedip seyahate çıktı.
Esnâ-yı seyâhatinde Konya’da bir müddet oturdu. Amasya ve Sivas hükümdârı Hacı Kutlu Şâh’ın Konya’yı istilâsında Amasya’ya gelip yerleşti. Amasya hükümdarı Hacı Kutlu Şâhzâde Şâdgeldi padişah devrinde zâviye şeyhi olup Emir ve halktan büyük hürmetler gördü.
783’de Hacı Şâdgeldi Paşa’nın kazâen vefâtında Gümüş kasabasına gitdi. Orada yaptırdığı zâviyesinde mukîm ve zikr u ibâdetle meşgūl olduğu halde 787 hudûdunda dâr-ı kudse irtihâl etdi.
Âlim, sâlih, zâhid, mazınne-i kerâmet bir zât-ı sütûde-sîret idi. Halk arasında “Ahî İbrâhim Basrî” ve “Arap Şeyh” demekle meşhûr idi. Amasya ve havâlîsinde hulefâ ve dervişânı çok idi. Silsile-i meşâyihi yukarıda “Akşemseddîn Mehmed Bayrâmî” tercemesinde yazıldı. Hulefâsından biri Amasya’nın “Şeyh Şâdî” köyünde medfûn “eş-Şeyh Şehabeddîn [5] Şâdî Çelebi” dir.
Günümüz Türkçesiyle
Basralıdır. Abdullah'ın oğludur. İlim öğrenmek için Mısır'a gitti. Mısırlı şeyhlerden "eş-Şeyh Süleyman el-İskenderânî"nin dergâhına devam ederek ondan görünen ve gizli ilimleri aldı, sonra seyahate çıktı.
Seyahati sırasında Konya'da bir süre oturdu. Amasya ve Sivas hükümdarı Hacı Kutlu Şâh Konya'yı ele geçirince Amasya'ya gelip yerleşti. Amasya hükümdarı Hacı Kutlu Şâh'ın oğlu Şâdgeldi'nin hükümdarlığı sırasında zaviye şeyhi olup emirlerden ve halktan büyük saygı gördü.
783 [1381] yılında Hacı Şâdgeldi Paşa'nın ölümü üzerine Gümüş kasabasına gitti. Orada yaptırdığı zaviyede kalarak zikir ve ibadetle meşgul olduğu hâlde 787 [1385] dolaylarında öbür dünyaya göçtü.
Âlim, dindar, dünyadan elini çekmiş, kerâmet sahibi olduğu sanılan, hâl ve gidişi beğenilen bir zattı. Halk arasında "Ahî İbrâhim Basrî" ve "Arap Şeyh" adlarıyla tanınırdı. Amasya ve çevresinde halifeleri ve dervişleri çoktu. Şeyhler silsilesi yukarıda "Akşemseddîn Mehmed Bayrâmî" maddesinde yazıldı. Halifelerinden biri, Amasya'nın "Şeyh Şâdî" köyünde gömülü olan "eş-Şeyh Şehabeddîn Şâdî Çelebi"dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- âsitâne: dergâh, şeyhin makamı
- muvâzabet: devam etme, sürekli bağlı kalma
- ulûm-ı zâhire ve bâtıne: görünen (şer'î, akla ve nakle dayanan) ve gizli (tasavvufî) ilimler
- istilâ: ele geçirme
- kazâen: ecel gereği, kaderin hükmüyle
- dâr-ı kudse irtihâl: ölmek; "kutsal yurda göçmek"
- mazınne-i kerâmet: kerâmet sahibi olduğu sanılan
- zât-ı sütûde-sîret: hâli ve gidişi övülen kimse
- hulefâ: halifeler, şeyhin yetkilendirdiği öğrenciler
- silsile-i meşâyih: şeyhlerin birbirine bağlandığı zincir
Hükümdar Hacı Kutlu Şah ve Konya
Metinde geçen Hacı Kutlu Şah, Şâdgeldi Paşa'nın babasıdır. Araştırmalara göre Amasya emiri olduğu sırada Sivas ve Tokat da onun yönetimindeydi, kimi zaman Kayseri ve Konya da idaresine girmiştir. Bu bilgi, Ahî İbrâhim'in Konya'dan Amasya'ya Kutlu Şah'ın Konya'yı almasından sonra geldiğini söyleyen Hüsameddin'in anlatımıyla uyuşur. Kutlu Şah, Karamanoğulları ile mücadele ederken 762 [1360-61] yılında yenilmiş ve öldürülmüştür. Konya'nın ele geçirildiği yıl ne metinde ne de başvurduğumuz araştırmada verildiğinden Ahî İbrâhim'in Amasya'ya geliş tarihi belirlenemez; yalnızca bunun Kutlu Şah'ın 762'deki ölümünden önce olması gerektiği anlaşılır.
Şâdgeldi Paşa'nın Ölümü
Hüsameddin Şâdgeldi'nin ölümünü "kazâen" diye anlatır ve 783 yılını verir. Araştırmalara göre Şâdgeldi Paşa, Ramazan 783'te [1381] Tokat'ta Kadı Burhaneddin'le yaptığı savaşı kaybetti ve öldürüldü. Ahî İbrâhim'in Gümüş'e çekilmesi, Amasya'nın bu sarsıntılı yılına rastlar. Şâdgeldi'nin oğlu Ahmed Paşa emir olmuş ve hanedanın yönetimi 805 [1402-03] yılına kadar sürmüştür. Metin, şeyhin şehirden neden ayrıldığını söylemez. Bu nedenle ayrılışı siyasi bir tepki olarak yorumlamak mümkün olsa da kaynaksız bir yorum olur.
Ahî Adı ve Zaviyeler
Amasya bölgesindeki zaviyeler üzerine yapılan bir araştırma, vakıf kayıtlarında Ahi Saadeddin, Ahi Darphaneci, Ahi Yusuf ve Ahi Ahmed gibi "Ahi" adı taşıyan zaviyelerin geçtiğini, 1576 tahririnde de bu zaviyelerin köy gelirlerinden pay aldığını bildirir. Bu kayıtlarda Ahî İbrâhim'in Gümüş'te kurduğu zaviye anılmaz. Gümüş'teki bu zaviyenin bugün ayakta olup olmadığı, adı ve yeri hakkında yapılan aramalarda güvenilir bir bilgi bulunamadı. Ahî İbrâhim'in kendisi ve halifesi Şâdî Çelebi hakkında da başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 265–265. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar