Mağribiyyü’l-asl olan Ahî İlyas mahdûmudur. Amasya’da tahsîl-i ma’rifet ve hutût-ı mütenevviada kesb-i mahâret ederek iştihâr etdi. Ahî Hasan Bağdâdî maiyyetinde müstahdem olup 805’de beytü’l-mâl emîni oldu.
Defterdâr Hâce Celâl Çelebi’ye muâvin gibi çalışdı. 811’de Amasya’nın Pervâne Mahallesi’nde müceddeden yapılan darbhâne emîni olup Çelebi Sultân Mehmed Hân’ın umûr-i mâliyesini yoluna koydu. Bu hususta Buharalı Hâce Şemseddîn Muhammed Kırtâsî de büyük yardımlar etdi. Halk arasında “Ahî Darbhâneci” demekle meşhûr oldu. [9]
818’de Amasya vilâyeti muharriri ve defterdârı olup Sultân Murâd-ı Sânî’ye hizmetler etdi. 824’de sâniyen darbhâne emîni olup vefâtına kadar Amasya Darbhânesi’ni güzel idâre ederek Yörgüç Paşa nâmına da bâ-emr-i pâdişâhî sikke kesti.
Darbhâne ve ikâmetgâhı civârında âlî bir zâviye ve imârethâne yaptırdı. Buraya Halvetiye meşâyihinden Çorumlu eş-Şeyh Muhyiddîn Mehmed Çelebi bin Eyyûb’u ilk şeyh olarak nasb edib 836’da bu hayrâtına emlâkini vakf ve vakfiyesini tanzîm etdi. İki sene daha yaşayıp 838 senesi evâilinde vefât eyledi. Zâviyesi bahçesinde medfûn idi.
Âlim, kâtib, hattât, müdebbir, umûr-i hesâbiyyeye pek vâkıf, gâyet dindar idi. Ulemâ ve meşâyihi sever, bir sâhib-i hayır ve hasenât idi. Amasya Vâlisi Yörgüç Paşa’ya kendisini pek sevdirmiş, i’timâdını kazanmışdı, sâdık, müstakîm idi.
Mahdûmları Şemseddîn Ahmed, Hayreddîn Hızır Çelebiler de darbhâne emîni olmuşlardı. Pederlerinin vakfına mütevellî ve nâzır idiler. Darbhâneci Tekkesi Amasya’da büyük, ma’mûr, taâmiyesi mebzûl, fukarâsı bol bir zâviye idi. 1273 [10] harık-ı kebîrinde tamamıyla mahv ve arsası da mülk oldu.
Günümüz Türkçesiyle
Mağribli asıllı Ahî İlyas'ın oğludur. Amasya'da ilim ve çeşitli yazı çeşitlerinde ustalık kazanarak ün yaptı. Ahî Hasan Bağdâdî'nin yanında çalışıp 805 [1402-03] yılında beytülmal emini oldu.
Defterdar Hâce Celâl Çelebi'ye yardımcı gibi çalıştı. 811 [1408-09] yılında Amasya'nın Pervâne Mahallesi'nde yeniden yapılan darphanenin emini olup Çelebi Sultan Mehmed Han'ın mali işlerini düzene koydu. Bu konuda Buharalı Hâce Şemseddîn Muhammed Kırtâsî de ona büyük yardımlarda bulundu. Halk arasında "Ahî Darbhâneci" adıyla ünlendi.
818 [1415-16] yılında Amasya vilâyeti muharriri ve defterdarı olup Sultan II. Murad'a hizmetlerde bulundu. 824'te [1421] ikinci defa darphane emini olarak ölümüne kadar Amasya Darphanesi'ni güzel yönetti; Yörgüç Paşa adına da padişah emriyle sikke bastı.
Darphane ve oturduğu yerin çevresinde yüksek bir zaviye ve imâret yaptırdı. Buraya Halvetiye şeyhlerinden Çorumlu eş-Şeyh Muhyiddîn Mehmed Çelebi bin Eyyûb'u ilk şeyh olarak atayıp 836'da [1432-33] bu hayır eserine mülklerini vakfetti ve vakfiyesini düzenledi. İki yıl daha yaşayıp 838 [1434-35] yılı başlarında vefat etti. Zaviyesinin bahçesinde gömülüydü.
Âlim, kâtip, hattat, tedbirli, hesap işlerini çok iyi bilen, son derece dindar biriydi. Âlimleri ve şeyhleri severdi, hayır ve iyilik sahibiydi. Amasya Valisi Yörgüç Paşa'ya kendini çok sevdirmiş, güvenini kazanmıştı; sadık ve doğru biriydi.
Oğulları Şemseddîn Ahmed ve Hayreddîn Hızır Çelebiler de darphane emini olmuşlardı. Babalarının vakfına mütevelli ve nâzır idiler. Darbhâneci Tekkesi Amasya'da büyük, bakımlı, yemek verilen, yoksulu çok olan bir zaviyeydi. 1273 [1856-57] yılındaki büyük yangında tamamen yok oldu ve arsası özel mülk oldu.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- Mağribiyyü'l-asl: aslen Mağribli, Kuzey Afrika kökenli
- hutût-ı mütenevvia: çeşitli yazı çeşitleri
- beytü'l-mâl emîni: devletin mali varlığını yöneten görevli
- müceddeden: yeniden
- darbhâne: darphane, para basılan yer
- muharrir: vilayetin nüfus ve vergi kayıtlarını yazan görevli
- sâniyen: ikinci defa
- sikke: para
- zâviye ve imârethâne: tekke ve yemek verilen aşevi
- nasb: atama
- hayrât: hayır eserleri
- vakfiye: vakfı kuran kişinin düzenlettiği resmi belge
- mütevellî, nâzır: vakfın işlerini yürüten ve denetleyen kişiler
- taâmiye: yemek verme, aşevi
- harîk-ı kebîr: büyük yangın
Zaviye Hakkında Başka Kayıtlar
Amasya zaviyeleri üzerine yapılmış bir araştırma, vakıf atama kayıtlarına ve 1576 tarihli tahrire dayanarak "Ahi Darphaneci Zâviyesi"ni tanıtır. Buna göre zaviye Amasya'nın Pervane Bey Mahallesi'nde, Bali Bey Camisi'nin yakınındaydı. Yerini zamanla iki han almıştır. Adını, Amasya'da darphane eminliği yapmış olan Şemseddin Ahmed Çelebi'den aldığı belirtilir ve zaviyenin 836 [1432-33] yılında bu Şemseddin Ahmed Çelebi tarafından yapıldığı yazılır. Araştırmacı bu bilgiyi Hüsameddin'e dayandırır. Oysa Hüsameddin'in bu maddedeki anlatımında zaviyeyi yaptıran Bedreddîn Mahmûd Çelebi'dir; Şemseddîn Ahmed onun oğludur. Aradaki fark, vakfın kurucusu ile işletmeci oğullar arasında bir karışıklıktan doğmuş olabilir. Bunu kesin kılacak bir belge bulunamamıştır.
İkinci fark, tarikattadır. Hüsameddin'e göre ilk şeyh Halvetî'dir, araştırmaya göre ise zaviyeyi Rufaiyye tarikatına bağlı şeyhler yönetmiştir. Bu fark, zaviyenin sonraki yüzyıllarda şeyh değişikliği geçirmiş olduğunu düşündürür, ancak bunu doğrulayan başka bir kayıt yoktur. 1576 tahririnde Argoma Kazası'ndan Keçi ve Adadepe köylerinin tamamı ile Bilecük Köyü'nün yarısı bu zaviyeye ayrılmıştır. Hurufat kayıtlarında zaviye şeyhi Seyyid İbrahim ibn-i Sadeddin'in görevden feragat ettiği, yerine Seyyid Abdülfettah ibni Seyyid Ahmed'in atandığı anlaşılır. Zaviyenin bu kayıtlarda "harap ve hali" hâle geldiği yazılır. Bu bilgiler, metindeki zaviyenin kapandığı ve arsasının el değiştirdiği anlatımıyla uyumludur. 1273'teki yangına gelince, bu çalışmada bağımsız bir kaynakla doğrulanamamıştır.
Bir diğer ayrıntı, Argoma Nahiyesi'ndeki başka bir Ahi Yusuf Zaviyesi'dir. Kayıtlarda bu zaviyeyi yaptıran kişi "Darbhaneci Ahi Yusuf" olarak anılır. Araştırmacı bu zaviyenin, Sarıkusun (İbecik) köyündeki Ahi Yusuf Zaviyesi ile ilgisini kuramamıştır. Bu kişinin Ahî Darbhâneci ile aynı aileye ait olup olmadığı belirsizdir.
Yörgüç Paşa
Metnin Yörgüç Paşa'ya yaptığı atıf, Amasya tarihinin bilinen bir kişisini gösterir. Çelebi Sultan Mehmed 1414'te oğlu Şehzade Murad'ı on iki yaşında Rum vilayeti beyliğiyle Amasya'ya göndermiş, Yörgüç Paşa'yı da lala olarak yanına vermiştir. Rum vilayeti Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve Osmancık bölgelerini kapsıyordu. Yörgüç Paşa Zilhicce 845'te [Nisan-Mayıs 1442] ölmüş ve Amasya'da yaptırdığı caminin türbesine gömülmüştür. Bu çerçeve, darphane eminliğinin Yörgüç Paşa ve Çelebi Mehmed adına yürütüldüğü yolundaki metin bilgisiyle çelişmez.
Başka Kaynaklarda Bulunmayanlar
Ahî İlyas, Hâce Celâl Çelebi, Buharalı Hâce Şemseddîn Muhammed Kırtâsî ve Çorumlu Muhyiddîn Mehmed Çelebi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 266–267. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar