Merzifonludur. Mehmed mahdûmu olup Amasya’da Iydîzâde el-Hâc Akif Mustafa ve üstâz-ı meşhûr Laz es-Seyyid İbrâhim Efendilerden ulûm-ı akliyye ve nakliyyeyi ahz ve ikmâl ederek her ikisinden mücâz ve Merzifon’da ders-i âm oldu.
Yıllarca tedrîs-i ulûm ederek fezâil-i ilmiyyesiyle fevkalâde iştihâr edib Kara Mustafa Câmii kürsü şeyhi ve Çelebi Sultân medresesi müderrisi ve bir müddet Merzifon müftüsü oldu. Servet ü ğınâsı, nüfûz ve itibarı Canikli el-Hâc Ali Paşa’nın nazar-ı dikkatini celb etdi.
1188’de Trabzon vâlîsi ve Amasya sancâğına ber-vech-i malikâne mutasarrıf olan vezîr müşârün-ileyhin ba’zı icrâat-ı şedidesine itirâz eylediğinden birçok rüfekâsıyla beraber Amasya’ya celb ve habs edilerek ağır cerîme ve nukûd-ı mühimmesi alınıb salıverdi. [385]
1193’de Canikli Hacı Ali Paşa ile evlâdı Rusya’ya firâr eylediğinden halk ve a’yânın ittifâkıyla Makulzâde İbrâhim Efendi’nin yerine sânîyen Merzifon müftüsü ve Sultânîyye müderrisi oldu.
1195 senesi şâbânında yine ber-vech-i malikâne Amasya mutasarrıfı olan Caniklizâde Mikdat Ahmed Paşa’nın nüfûzuyla fetvâdan ma’zûl olup selefi iâde edildi. 1203’de sâlisen mütfî-i Merzifon olup sonra yine azl edilerek 1213’de dâr-ı bekâya irtihâl etdi. Meşâhîr-i fuzalâdan vâiz, natûk, nâfizü’l-kelîm, sâlih bir zât-ı sütûde-simât idi.