Amasyalıdır. 622 tarihli vakfiyesinde mezkûr ve medresenin kapısı bâlâsında mahkûk olduğu üzere Emîr Tulî Bey bin Türkan Şâh bin Emîr Şehâbü’d-devle Güdül Bey bin Konaş Bey’in mahdûmudur.

Pederinin hayatında ümerâdan olup 615 hudûdunda emîrü’s-sevâhil ya’nî Karadeniz muhâfızı oldu. Ba’dehû Sultân Alaeddîn Keykubad’ın emrine imtisâlen şehzâdegân-ı Selçûk’dan olup Amasya emâreti için birbiriyle uğraşan iki melikşâhı ber-taraf ederek Amasya’yı istilâ eylediğinden 619’da Sultân-ı müşârün-ileyh tarafından Amasya vâlîsi oldu. 625’de Erzurum vâlîsi olup Tuğrul Şâh evlâdını o havâlîden kaldırdı. 627’de Gürcistan üzerine giden ordunun ser-askeri olup sâdıkâne çalıştı. Yıllarca Erzincan ve Erzurum vâlîsi olarak [392] 636’da vefât etdi.

Şeci’, müdebbir bir emîr-i nâmdâr idi. Cesedi Amasya’ya nakl edilib gâyet bedî bir sûretde yaptırdığı türbesine defn edildi. Gürcistan harbinde şehid olduğu mervîdir. Amasya’da muazzam bir türbesi, bir de yanında medresesi vardır. Medresesi harab olup türbesi bâkidir. Mahdûmları Sulî, Tekür Sinan Beylerdir. Tekür Sinan Beyin evlâdı Amasya’da 1100 tarihine kadar yaşadı. Vakfiyesi ve evkâfı vardır. Evlâdından mâ’lûm olanları yazıldı.

Cenabî Mustafa Efendi “el-Aylemü’z-Zâhir” adlı tarihinde Halfet Gâzi’yi Melik Ahmed Dânîşmend Gâzi ümerâsından gösteriyor. Bu ma’lûmâtı Niksar’da kâdı iken görüb mütâlaa etdiğim Dânîşmendîler tarihinden aldığı anlaşılıyor. Herhalde efsanedir. Vakfiyesi ve medresesinin tarihi ve sülâlesi delalet ediyor ki ümerâ-yı Selçûkiyyedendir.

Evlâdından emîr-i kebîr Alaeddîn Ali Bey, bunun mahdûmu Kazasker Mevlâna İzzeddîn Hasan Çelebi, yine müşârün-ileyhin evlâdından muallim-i Sultânî Hatîb Kasım Efendi, bunun [393] evlâdı ü ihvânı meşâhîr-i ulemâdandır.