Amasyalıdır. Tarîkat-ı Baba’iyye fukarâsından Alî bin Mehmed [308] mahdûmudur. Evâ’il-i hâlinde Konya’ya gidip mevlevî-hâneye girdi. Orada Hazret-i Sultân Veled hizmetinde ulûm-ı edebiyye ve ma’ârifi ahz u tahsîl edib müşârün-ileyhin irtihâlinde Ulu Ârif Mehmed Çelebi hizmetine girdi. Bunun hizmetinde tekmîl-i sülûk edib Amasya mevlevî-hânesi şeyhi olarak geldi.

Kırk yıldan ziyâde icrâ-yı meşîhat edib halkı irşâda ve ulûm-ı şer’iyye ve ma’ârif-i sûfiyyeyi neşre himmet ve mesnevî tedrîsine muvâzabet ederek Amasya’nın ümerâsıyla a’yân ve halkının teveccühâtını kazandı. Büyük hürmetler gördü. Mevlevî-hânenin ihyâsına bezl-i makdûr edib evkâfını teksîr ve tanzîm etdi.

Amasya hükümdârı Hacı Şâdgeldi pâdişâhın mazhar-ı takdîri ve müşâvîr-i hâssı olarak büyük bir nüfûz u i’tibâra erdi. 773’de dâr-ı kudse intikâl etdi. Fâzıl, edebiyât-ı Arabiyye ve Fârisiyyede asrının yegânesi, zâhid, müteşerri’, ulemâ ve halkın mahbûb-ı kulûbı bir şeyh-i kerîm idi.

Mahdûmları Celâleddîn Mehmed, Kemâleddîn Abdulvehhâb Çelebilerdir. Celâleddîn Mehmed Çelebizâde İzzeddîn Hasan Çelebi ve Abdulvehhâb Çelebizâde eş-Şeyh İzzeddîn Hasan Çelebi [309] bunun mahdûmu Tokat kâdısı Mahmûd Efendi ve İzzeddîn Hasan Çelebizâde Şerefeddîn Hamza Çelebi ma’rûfdur.