Köprülüdür. Tercemesi yukarıda yazılan Köprü a’yânından Arnavut Hüseyin Ağazâde Mustafa Ağa’nın mahdûmu ve sadr-ı esbak Köprülü Mehmed Paşa’nın bîrâderzâdesidir. Pederinin hayatında sipâhi olup hayli muhârebâta iştirâk etdi.
1066 senesi zilka’desinde amcası sadrâzam oldukda İstanbul’a gidip ağaları sırasına girdi. Lâkin her ne sebebden ise amcasının zaman-ı sadâretinde müreffeh bir hayata erdi ise de tefeyyüz edemedi.
Yalnız amcazâdesi Fâzıl Ahmed Paşa’nın sadâretinde ba’zı emânetlerde istihdâm edildi. 1077’de ricâsıyla Cidde Sancağı Beyi ve ba’dehû şeyhü’l-harem olup 1079 senesi zilhiccesinde Mekke-i mükerremede dâr-ı bekâya rihlet etdi. Kızları Ayşe, Amine Hânımlardır. Oğlu yokdur. Amine Hânım’ın zevcesi sadr-ı esbak Amcazâde Hüseyin Paşa’dır.
Sadr-ı esbak Merzifonî Kara Mustafa Paşa’nın kuyûd-ı vakfiye idâresinde mevcûd olan Müsakkafât defteri’nde Süleymaniye civârında sahib-i tercemenin veresesinden aldığı bir konağın mübayaa hücceti şöyle başlar:[60]
“Bundan akdem Mekke-i Mükerreme’de veda-ı âlem-i fâni eden merhûm Hüseyin Ağa bin Mustafa’nın verâseti sulbiyye-i sağire kızı Ayşe Hânım ile li-ebin karındaşı Amine Hânım’a münhasıre olduğu şer’an tâhir oldukdan sonra merhûm-ı mezbûrun vasî-yi muhtârı olan Yûsuf Ağa bin Mehmed Ağa⁸ ve müşâr Amine Hânım tarafından husûs-ı âti’l-beyâna vekîl olup bi-mâ-hüve nehcü’s-sübût vekalet-i sabite olan zevci Hüseyin Bey bin Hasan Ağa” ⁹ (s. 218).
Bu konağın Fâzıl Ahmed Paşa tarafından mûmâ-ileyh el-Hâc Hüseyin Bey’e ferağ ve tefvîz edildiğini nâtık-ı mübâya’a hüccetinde de şöyle yazılıyor:
“Hâlâ vezîr-i a’zam olan Ahmed Paşa bin Vezîr Mehmed Paşa Hazretleri bin yetmiş senesi zilhiccesinin yirminci günü zikr olunan sarayın üç bin beş yüz otuz iki zirâ’ arsasını Ammizâdeleri Hüseyin Ağaya¹⁰ vakf-ı mezbûrun meşrûtiyet üzre mütevellîsi olan Budakzâde Mehmed Efendi izin ve marifetiyle ferağ ve tefvîz [61] buyurduklarından sonra... 9 şevvâl 1072” (s. 220).
Sahib-i terceme, Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın ammizâdesi olduğu bu defterin mûteaddid yerlerinde yazılıdır. Hatta sadr-ı esbak Köprülü Mehmed Paşa’nın 1072 tarihli vakfiyesi zeylindeki şuhûd arasında “Hüseyin Ağa akreb-i akrabâ-i vâkıf” diye tasrîh edilmişdir ki birâderzâdesi demek olur.