Amasya mülhakatından mürekkeb Kışlacığı Köyünden Kör Hasan oğlu Osmân Ağa bin Ömer bin Hasan mahdûmudur. 1252’de doğdu. 1263’de pederinin vefâtıyla Amasya’ya geldi. Büyük dayısı Hâfız Halîl Efendi’nin sâkin olduğu Mehmed Paşa Medresesi’nde oturdu.

1264’de İstanbul’a gidip küçük dayısı Hâfız Mehmed Efendi’nin sâkin olduğu Hasan Paşa Medresesinde ikâmet ederek Molla Fenârî Mahallesi Mektebi’ne iki yıl devam etdi.

1266’da Hâfız Mehmed Efendi’nin sevk-i marifetiyle idâdî askerî mektebine girdi. 1273’de Harbiye Mektebi’ne dâhil oldu. 1276’da Erkân-ı hârb birinci yüzbaşılığıyla mektebden neş’et edib Bâb-ı ser-askerîde erkân-ı harbiyye-i umûmiyye dairesine [161] memûr oldu. Sene-i mezbûre şevvâlinde Karadağ isyânında Çerkez İsmail Paşa’nın nezdine me’mûren İşkodrâ’ya gidip 1277 senesi rebîülâhirinde i’lân-ı harb edildiğinden mîr-livâ Yahya Paşa’ya yâver-i harb olarak harbe girdi.

Ba’de’l-muhârebe muvaffakıyetle avdet edib 1279’da kolağası olarak İstanbul’a geldi. 1280’de Cebel-i Lübnân isyânında Ferik Hasan Paşa’nın nezdine me’mûren Trablusşâm’a bâ’dehû Cebel-i Lübnan’a gidip isyân teskin edildiğinden yine İstanbul’a geldiğini müteâkib 1282’de serdâr-ı ekrem Ömer Paşa’nın yaveri olarak Şumnu’ya gitdi. Oraya vusûlünde binbaşı oldu.

1283’de serdâr-ı müşârün-ileyhin ma’iyyetinde Girid’e gidip orada Rumların yaygarasını bastırdı. 1284’de Yemen isyânında erkân-ı harbiye reisi olarak oraya gidip vusûlünü müteâkib kâ’im-makâm oldu. Orada müşîr olan Ahmed Muhtar Paşa ile isyânı teskîn etdi.

1285’de sânîyen Cebel-i Lübnan’a me’mûr olup orada hidemât-ı askerîyesi takdîr edilerek 1286’da mîr-livâ olup yine İstanbul’a geldi. 1288 senesi rebîülevvelinde [162] mîr-livâ olarak Isparta’ya nefy edilen Ser-asker Hüseyin Avni Paşa’nın zamanında vâkî ihtilâsât-ı tahkîka me’mûr komisyonun reisi oldu.

1288 zilka’desinde dördüncü ve 1289 senesi ramazânında beşinci ordulara erkân-ı harb reisi oldu. Fakat hareketinden mukaddem Hüseyin Avni Paşa ma’fûven avdet ederek ser-asker oldukda 1290 senesi cumâdelûlâsında ferîk olarak mekâtib-i askerîye nâzırı oldu.

Çünkü ihtilâsât-ı askerîyeyi tahkîk esnâsında ba’zı harekât ve akvâli Hüseyin Avni Paşa’nın lehinde olduğunu işrâb etmişdi. Fakat muahharan tahkîkât-ı hesâbiye ta’mîk edildiği esnâda Hüseyin Avni Paşa’nın mes’ûlîyetini dâî ifâdâtâ tesâdüf edildiğinden 1290 senesi zilka’desinde altıncı ordû-yu hümâyûn erkân-ı harb reîsi olarak Bağdad’a gönderildi.

1293 senesi zilhiccesinin on beşinci günü Sultân Abdülhamîd Hân-ı Sânî tarafından altıncı ordû-yu hümâyûn müşîri olarak Rusya harbinde İran’ın harekâtını tarassuda me’mûr [163] edildi. Harb devam etdiği müddetde İrânîler’i harbe iştirâkden menetmekde tedbîr ve maharet gösterdiğinden 1295’de İstanbul’a celb edilib mazhâr-ı takdîr-i âlî olarak 1296’da yâver-i ekrem-i şehriyârî oldu.

1297 senesi şa’bânında görülen lüzûm üzerine beşinci ordû-yu hümâyûn müşîrî olarak âcilen Şam’a gönderildi. Orada vâlî Ahmed Mithad Paşa’nın hilâf-ı me’mûl ahvâl ü harekâtına ra’ye’l-ayn muttali’ olduğunu arz ederek ibrâz-ı sadâkat etdi.

Sekiz yıl Şam’da kalıb Dürzilerin şekâvet ve isyânını teskîn ve istîsâle muvaffak oldu. Şam’da oldukça Dürzi harekât-ı isyâniyesi durdu. 1305 senesi şa’bânında üçüncü ordû-yu hümâyûn müşîri ve Kosova ve havâlisi umûm kumândânı olarak Selanik’e gelip oturdu.

On yıldan ziyâde bu havâlîde sükûn u emniyeti temin ederek Selanik’de kaldı. 1315 senesi zilka’desinde İstanbul’a celb edilib taht-ı riyâset-i padişahîde olan teftîş-i askerî komisyon-ı âlîsi reis-i sânîsi oldu. [164] Ancak Rûmeli’nin kesb eylediği ehemmiyet ve nezâketine binâen 1316 senesi rebîülâhirinde sânîyen üçüncü ordu müşîri olarak Selanik’e avdet etdi. Yunan muhârebesinde Sırp ve Bulgar harekât-ı askeriyesine dikkat edib 1317 senesi şevvâlinin yirmi birinci günü fec’eten vefât etdi.

Gâyet müdebbir, metîn, fünûn-ı hârbiyede mâhir, âli cenâb, Arabî ve Fransız lisanlarıyla mütekellim, afîf, sâdık, müeddeb, dindâr bir askerdi. Selanik’de Hortâç Câmi-i şerîfi harîminde medfûndur. Evlâdı olmadığından birâderi Halîl Ağa’nın oğulları Osmân Şakir, Ömer Fevzi Beyleri hüsn-i terbiye ederek mektebden zâbit çıkarmışdır.

Kendisini mektebe vermekde hizmetleri sebk eden dayısı Hâfız Mehmed Efendi’ye ölünceye kadar ve Amasya fuzalâsından İnepazarlı Hacı İsmail Efendi’nin hafîdi Hasan Tahsin Efendi’ye İstanbul’da tahsîlde bulundukça maâşlar verdi. Kendisini 1316 senesi şevvâlinde Selanik’de ziyâret ve mufassal terceme-i hâlini kendi lisânından âhz ü tahrîr etmişdim. Hayfâ ki yandı. Vefâtında altmış bin altun metrûkâtı haremine kaldığı mervîdir. [165]