Merzifonludur. Hüseyin Abdullah Ağa’nın mahdûmudur. Gençliğinde sadr-ı esbak Merzifonî Kara Mustafa Paşazâde Ali Paşa’ya intisâb edib dâiresinde terbiye gördü. Cevvâl, işgüzâr olduğu münâsebetle Ali Paşa’nın vezâretinde silahdârı, ba’dehû kethüdâsı oldu.

Ali Paşa’nın şöhret-i şayi’ası, bunun işgüzârlığından neş’et etdiğine kâni olan sadr-ı esbak Şehid Ali Paşa’nın nazar-ı dikkat ve istirkâbını celb eylediğinden 1127’de beylerbeyi pâyesiyle İzmit mutasarrıfı nasb ederek birbirinden ayırdı. Bununla teşeffî-i sadr edemediğinden 1128 senesi saferinde rütbesinin ref’iyle Merzifon’a gönderdi.

1129 senesi muharreminde Merzifon’da Kara Mustafa Paşa ve vakfının mütevellî kâ’im-makâmı ve 1130’da Merzifon voyvadası oldu.¹⁵ Bu esnâda Ali Paşa rikâb-ı hümâyûn kâ’im-makâmı olarak İstanbul’a geldi. 1131 senesi şevvâlinde paşasının ricâ ve iltimâsıyla sânîyen bâ-irâde-i seniyye müşârün-ileyhin kethüdâsı oldu. [116]

1134’de Şam vâlîsi ve Emîrü’l-Hâc olan Ali Paşa ile Hicâz’a gidip 1135 senesi saferinde avdet esnâsında Birke-i mu’azzama mevkiinde Ali Paşa’nın irtihâline binâen kafile-i huccâcı âminen ve sâlimen Şam’a götürdü. Buna mükâfâten Çelebi Sultân evkâfı tevliyetiyle Merzifon’a gönderildi.

Fakat servet ü yesârı, nüfûz ve iktidârı pek yolunda idi. Bu esnâda açılan İran Muhârebesi’ne taşra a’yânının ikdâr ve i’zâmı matlûb-ı âlî olduğundan 1136 senesi saferinde Rûmeli beylerbeyliği pâyesiyle uhdesine Musûl eyâleti tevcîh edilerek İran harbine me’mûr oldu.

1139 senesi cumâdelûlâsının sekizinci günü Amasya ve Karahisâr sancâkları mutasarrıfı ve 1140 senesi muharreminde vezâretle sânîyen Musûl vâlîsi olup İran harbine devam etdi. 1143’de bir muvaffakiyetsizlikle ma’zûl olduysa da 1144 senesi rebîülevvelinde Sivas vâlîsi oldu.

1145’de devren Merzifon’a geldiği esnâda mukâddemen tevâlî eden şikâyetlerle azl edilib Merzifon’da ikâmete me’mûr olarak mensî bir halde beş yıl kadar [117] kaldı. 1150 senesi şa’bânında kethüdâ-yı sadr-ı âlî olan Zanalızâde es-Seyyid el-Hâc Ahmed Paşa’nın arz ve ricâsıyla nâil-i afv-ı pâdişahî olup şevvâlinde Şam vâlîsi oldu.

1151’de Şakî Sarı Beyoğlunun istîsâline me’mûr olup tedbîrsizlikle muhârebede bozulduğundan azl edilib Rodas’a nefyedildi. 1152 senesi rebîülâhirinde sadrâzam olan Zanalızâde Ahmed Paşa’nın himmetiyle afv ve itlâk edilib yine Merzifon’a gönderildi.

1153 senesi rebîülâhirinde yine sadr-ı müşârün-ileyhin arz ve himmeti sâyesinde ibkâ-i vezâretle Çıldır vâlîsi olup 1155 senesi rebîülâhirinde sadr-ı müşârün-ileyhin mesned-i sadâretden azlini müteâkib azl edilib yine Merzifon’da ikâmete me’mûr oldu.

1156 senesi şevvâlinde Diyârbekir ve 1158’de Van ve 1160 senesi cumâdelâhiresinde Haleb ve 1162’de Adana vâlîsi olup me’mûr olduğu vilâyetlerde inzibâta aid harekât-ı şedîdesinden dolayı şâkîleri çoğaldığından 1164’de İçil Sancağı [118] mutasarrıfı olarak Silifke’de hayli müddet oturdu.

1175’de Anadolu vilâyeti şedidü’ş-şekîme bir valinin nasbına lüzûm gösterecek ba’zı ahvâle marûz kaldığından sene-i mezbûrenin şevvâlinde Anadolu vâlîsi olup Kütahya’ya geldi. Vilâyetin muhtâc olduğu sükûnunu temin esnâsında hastalanıb 1176’da vefât etdi. Sâdık, müdebbîr, şedidü’ş-şekîme bir vezîr-i zîşân idi. Mahdûmu Ali Bey 1202 recebinde vefât edib Üsküdar’da medfûndur. Kethüdâsı Merzifonî Hüseyin Ağa ve kölesi sadr-ı esbak Cenâze Hasan Paşa’dır.