Amasyalıdır. Bâlî mahdûmu olup “Mahzenü’l-Fıkh” mü’ellifi Mevlânâ Musliheddîn Mûsâ, fâzıl-ı meşhûr Mevlânâ Bahşî Çelebi’lerden ikmâl-i tahsîl edib yıllarca ders-i âm olarak Mehmed Paşa müderrisi oldu.
Ba’dehû Habîb-i Karâmânî Hazretleri’nin halîfe-i meşhûru Mevlânâ eş-Şeyh Seydî Alî Çelebi’den inâbe edib tedrîsden ferâgat etdi. Şeyh-i müşârün-ileyhin irtihâlinde yerine Mehmed Paşa Tekkesi şeyhi ve câmii vâ’izi olarak halkı ahlâka ve tarîk-i müstakîme irşâda başladı.
949’da Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Mustafa’nın şehzâdesi Süleyman Çelebi’nin sünnet düğününde vâki’ olan ba’zı isrâfâta va’z ü nasîhat esnâsında ta’riz ve beytülmâli sıyânete âid ba’zı kelimât-ı muhikka sarfeylediğinden azledildi.
Binâenaleyh Amasya’nın Çeribaşı Mahallesi’nin üstünde hâlî ve dağ eteği olan yerde ihtiyâr-ı ikâmet edib âdeta şehre küstü. Ashâb ü mürîdânı orada kendisine bir zâviye [605] ve ittisâlinde bir hâne ve önünde bir çeşme ve yanında cesîm bir bahçe yaptırdılar.
Bu zâviyede tam on yıl zikr ü ibâdet ile iştiğâl ve halâyıkdan inkıta’ ve inzivâ ederek 959 senesi şa’bânında dâr-ı kudse intikâl eyledi. Zâviyesi de Şehreküsdü Tekkesi diye şöhret buldu. Âlim, âmil, zâhid, kâmil, vâ’iz, hakk-gû, natûk idi.
Mahdûmu eş-Şeyh Mahmûd Çelebi olup yerine halîfesi İmâmzâde Hâfız Abdülkerîm Efendi Şehreküstü Tekkesi şeyhi oldu. Şeyh-i müşârün-ileyhin kabri Şehreküstü Mahallesi’nin cihet-i şarkiyyesi müntehâsında bulundu. Seng-i mezârında Pîr Sinâneddîn Yûsuf bin Bâlî diye mahkûkdur.
Sonra bu zâviye, hâne ve bahçesinin yerine hâneler inşâ edilerek koca bir mahalle şekline girdi. Bu sâyede Şehreküstü Mahallesi dendi. 1300 tarihinden sonra tamâmıyla Ermeni Mahallesi olmuşdu. 1332 harîk-i kebîrinde kâmilen yandı. Yalnız bir çeşmesi ile kabri kaldı.