Aslen Lâdiklidir. Uzun Hasan Şâh vüzerâsından Lâdikli Abdullah Seyyid Hân bin es-Seyyid Nûreddîn Hamza bin es-Seyyid Sadreddîn Kâsım bin es-Seyyid İzzeddîn Hasan bin sâhibü’l-hâl es-Seyyid Şemseddîn Ahmed el-Kebîr er-Rifâ’î mahdûmudur.

Tebrîz’de doğdu. Pederinin zamân-ı ikbâlinde Îrân fuzalâsından tahsîl-i ulûm edib müderris oldu. Ancak Uzun Hasan Şâh’ın vefâtında şehzâdelerinin saltanat nizâ’ından bi’l-istifâde kıyâm eden Şâh-ı Safevî Îrân’ı istîlâ etdiği esnâda kaçıp Amasya’ya geldi.

Şehzâde Sultân Ahmed nezdinde iltifât ü hürmet gördü. Hakala’da Kâsım Bey müderrisi olup orada Seyyid Yahyâ er-Rifâ’î zâviyesinde ikâmet ve tedrîs ü ifâdeye mülâzemet ederek imrâr-ı hayât edib 923 sâlinden sonra vefât etdi. Âlim, edîb, zâhid idi.

Mahdûmları Abdullah Seyyid Hân, Nûreddîn Osmân Çelebiler’dir. Ba’zı silsile-nâmelerde ecdâdını ta’dâd ederken es-Seyyid Sadreddîn Kâsım bin es-Seyyid Ahmed el-Kebîr yazılmış [123] ve aralıktaki es-Seyyid İzzeddîn Hasan hazf ü iskât edilmişdir. Hângisinin doğru olduğu anlaşılamadı.