Amasyalıdır. Ulemâdan el-Hâc Mustafa Efendi bin el-Hâc Selîm Ağa’nın mahdûmudur. Amasya’da tahsîl-i ma’ârif ederek İstanbul’a gidip Amasyalızâde Hacı İbrâhim Efendi’nin dâ’iresine intisâb ederek hazîne kâtibi, ba’dehû ba’zı vüzerâya kapı kethüdâsı oldu.
1236’da kapı kethüdâsı olduğu Benderli Ali Paşa’nın sadârete nasbında zümre-i hâcegân-ı dîvâna lâhık olup müşârün-ileyhin İstanbul’a vusulûnden az sonra Hâlet Efendi’nin şerriyle azl ü katl olundukta açıkta kaldığından Amasya’ya geldi.
1238 senesi intihâbında meclis-i a’yân a’zâsı olup 1241’de yeniçerilerin ilgâsı vak’asında nüfûz-ı re’yinden hayli istifâde edildiği Sivas vâlîsi Köse Mehmed Paşa’nın arz u inhâsından anlaşılmakla İstanbul’a gidip cizye [336] muhâsebecisi ve 1251’de mevkûfâtî olduğu hâlde 1253’de vefât etdi.