İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · SEKİZİNCİ FASIL

Şihâbeddîn Şâdî Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 2. Cilt, s. 388–389 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Esbak Amasya vâlîsi Tugrak (Durak) Beyzâde İzzeddîn Balabân bin Salâr Bey'in oğlu olup 733 evâsıtında ya'nî cumadelûlâ evâhirinde eyâlet-i Rûmiyye vâlî-i umûmîsi Emîr Şeyh Hasan Noyin tarafından Amasya emîri olmuşdur.⁴⁴⁷

Amasya kâdı'l-kudâtı İmâdeddîn Ömer Çelebi ve nâibi Şerefeddîn Ya'kûb Çelebi bin ez-Ziyârî ve umûr-ı askeriyye nâzırı Büyük Şemseddîn Muhammed en-Nahcivânî ve sadru’l-ulemâ Küçük Şemseddîn Muhammed en-Nahcivânî ve emîrü'l-beled Buşaklu Musliheddîn Kutlu Bey olmuşdur. [491]

Bu zamânın ricâlinden Gümüşlüzâde Tâceddîn Mahmûd Çelebi, Torumtayzâde Zeyneddîn Ya'kûb Şâh Çelebi, Halifetzâde Alâ'addîn Alî Bey Çelebi pek meşhûr olup 727 vak'asında Mısır'a giden Cemâleddîn İbrâhim el-Aksarâyî 733'de Amasya'ya avdet etmekle münhal olan Hânkâh-ı Mes'ûdî meşîhatına nasb olundu.

735 rebî'ulâhirinde Gümüşlüzâde Tâceddîn Mahmûd Çelebi irtihâl etmekle köşkü önünde kâ'in bahçesine defn edilip oğulları Abdullah, Ahmed, Kâsım Çelebiler bunun yerine kâ'im olmuş, müteveffâ-yı müşârün-ileyhin ammizâdesi Pîr Kutbeddîn Muhammed Çelebi bu hânedânın ekberi olarak Gümüşlüzâde Mahallesi'nde ihtiyâr-ı uzlet etmişdir.

Amasya emâretinin tâbi' olduğu devlet-i İlhâniyye hükümdârı Sultân Ebû Sa'îd Bahâdır Hân, son derece sevdiği Emîr Çoban'ın kızı Bağdâd Hâtun'a teslîm-i zimâm-ı hükûmet ederek zevk ve safâsıyla meşgûl bir hâlde 736 rebî'ulevvelinde bilâ-veled-i zükûr vefât etmekle Âl-i Cengiz arasında kâ'im olan nizâ'-ı saltanat belâsıyla hükûmet-i İlhâniyye'nin yetmiş sekiz senelik nüfûzu Anadolu'da zâ'il olmuşdur.

Çünkü Bağdâd Hâtun, zimâm-ı hükûmeti ele aldıkdan sonra "Hünkâr Hâtun" demekle meşhûre⁴⁴⁸ olarak hall ü akd-ı umûra [492] mübâşeret etmekle ümerânın gücüne gidip her biri bulundukları vilâyât-ı cesîmede müstakilâne hareket ve Sultân Ebû Sa'îd Bahâdır Hân nâmına icrâ-yı saltanat ediyorlardı.

Vâlîlerin her biri kendi vilâyeti dâhilinde bulunan bilâd-ı cesîmeden her birine a'mâl-i askere kâdir, servet ve haysiyete sâhib, siyâset-i medeniyyeye vâkıf olan yerli ümerâdan en ziyâde nâfizü'l-kelim olan birini emîr ta'yîn etmekle bu emîrler dahi kendi emâreti dâhilinde vâlî-i umûmî nâmına müstakilâne îfâ-yı hükûmet etmekde idiler.

Binâ'en-aleyh devlet-i İlhâniyye'nin medâr-ı nüfûzu olan Sultân Ebû Sa'îd Bahâdır Hân'ın vücûdu zâ'il olduğu günden i'tibâren râbıta-i saltanat bozulmuş, vâlîlerin her biri Âl-i Cengiz'den birini iltizâm etmekle nüfûz-ı hükûmet inkısâma uğrayıp hükûmet-i İlhâniyye icrâ-yı te'sîrden kalmışdır.

Fesübhânallâhi'l-Hayyi'l-Kayyûm velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm.

İkinci Cildin Sonu.

Dipnotlar

  • 447 Müşârün-ileyhin nesebi ve emâreti 737 târîhli vakıf-nâmesinde mezkûr ve kuyûd ile müsbetdir.
  • 448 "Hünkâr", "kavî ve salâbetli" ma'nâsına olan "kunkar" lafzından ibâret ve "kuvvet ve salâbet sâhibi olmak" ma'nâsına olan "kunkamak" masdarından müştakdır. Bu ma'nâda "kundamak, kundanmak" kelimeleriyle müşterekdir. "Kundak, kundı, kunt" elfâzı bunların fürû'udur. Kaviyyü'l-iktidâr olan erlere "kunkar" ve kadınlara "kundı" sıfatları verilmiş, mu'ahharan "kunkar"a "hunkâr" ve "kundı"ya "hundî" denmişdir. Hünkâr, "Hudâvendigâr'ın galatı değildir. "Hâtun", "zamm ve ilhâk ve terfîk etmek" ma'nâsına olan "katmak" masdarından müştak olan "katun" vasfının mu'arrebidir. "Refîk" ma'nâsına olup bizim Osmânlı lehcesinde "katun"a "kadın" denmekdedir.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Eski Amasya valisi Tugrak (Durak) Beyzâde İzzeddin Balaban bin Salar Bey'in oğludur. 733 ortalarında, yani cemâziyelevvelin sonlarında [1333] Rum eyaleti genel valisi Emir Şeyh Hasan Noyin tarafından Amasya emiri yapılmıştır.

Amasya başkadısı İmâdeddin Ömer Çelebi, naibi Şerefeddin Yakub Çelebi bin ez-Ziyârî, askerî işler nazırı Büyük Şemseddin Muhammed en-Nahcivânî, ulemanın başı Küçük Şemseddin Muhammed en-Nahcivânî, şehir emiri Buşaklu Musliheddin Kutlu Bey olmuştur.

Bu zamanın ileri gelenlerinden Gümüşlüzâde Tâceddin Mahmud Çelebi, Torumtayzâde Zeyneddin Yakub Şah Çelebi ve Halifetzâde Alâeddin Ali Bey Çelebi çok ünlüydü. 727 olayında Mısır'a giden Cemâleddin İbrahim el-Aksarâyî 733'te [1332-33] Amasya'ya dönmekle boşalan Hankâh-ı Mesûdî şeyhliğine atandı.

735 rebîülâhirinde [1334-35] Gümüşlüzâde Tâceddin Mahmud Çelebi ölünce köşkünün önündeki bahçesine gömüldü; oğulları Abdullah, Ahmed ve Kâsım Çelebiler onun yerine geçti. Merhumun amcaoğlu Pîr Kutbeddin Muhammed Çelebi bu hanedanın en büyüğü olarak Gümüşlüzâde Mahallesi'nde inzivaya çekildi.

Amasya emirliğinin bağlı olduğu İlhanlı devleti hükümdarı Sultan Ebu Said Bahadır Han, çok sevdiği Emir Çoban'ın kızı Bağdat Hatun'a devlet idaresini teslim edip zevk ve safa ile uğraşır hâlde 736 rebîülevvelinde [1335] erkek çocuğu olmadan öldü. Cengiz soyu arasında çıkan taht kavgası belası yüzünden İlhanlı hükümetinin Anadolu'daki yetmiş sekiz yıllık nüfuzu sona erdi.

Çünkü Bağdat Hatun, devletin dizginini eline aldıktan sonra "Hünkâr Hatun" diye anılarak işleri çekip çevirmeye başlayınca emirlerin gücüne gitti. Her biri bulundukları geniş vilayetlerde bağımsız hareket edip Sultan Ebu Said Bahadır Han adına saltanat yürütüyorlardı.

Valilerin her biri kendi vilayeti içindeki geniş bölgelerden her birine, askerî işlere muktedir, servet ve itibar sahibi, şehir siyasetini bilen yerli emirlerden sözü en çok geçen birini emir atıyordu. Bu emirler de kendi emirlikleri içinde genel vali adına bağımsız olarak yönetim yürütüyorlardı.

Bu yüzden İlhanlı devletinin nüfuz dayanağı olan Sultan Ebu Said Bahadır Han'ın varlığı ortadan kalktığı günden itibaren saltanat bağı bozuldu. Valilerin her biri Cengiz soyundan birini destekleyince hükümetin nüfuzu bölündü ve İlhanlı hükümeti etkisini yitirdi.

"Diri ve her şeyi ayakta tutan Allah'ı tesbih ederim; güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük Allah'ın yardımıyladır" anlamındaki Arapça ibare.

İkinci Cildin Sonu.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • esbak: önceki, eski
  • emîr-i beled: şehrin emiri, şehir yönetiminden sorumlu görevli
  • sadru'l-ulemâ: ulemanın başı
  • kâdı'l-kudât: başkadı
  • nâib: vekil, kadı yardımcısı
  • ricâl: devrin ileri gelen kişileri
  • ammizâde: amcaoğlu
  • bilâ-veled-i zükûr: erkek çocuğu olmadan
  • nizâ'-ı saltanat: taht kavgası
  • hall ü akd: işleri çözüp bağlama, devlet işlerini yürütme yetkisi
  • vilâyât-ı cesîme: geniş vilayetler
  • nâfizü'l-kelim: sözü geçen, sözü dinlenen
  • râbıta-i saltanat: saltanat bağı
  • iltizâm: bir kimseyi tutma, ona bağlanma
  • hunkâr: padişah, hükümdar

Şihâbeddin Şâdî Bey

Hüsameddin'in kitabının 11. cildinde Şâdî Bey'in ayrı bir biyografisi bulunur. Orada Amasya'da mescidi ve türbesi bulunan eski Amasya valisi Tığrak Bey'in soyundan, İzzeddin Balaban Bey'in oğlu olduğu, babasının Azerbaycan'da Hoy emiri iken doğduğu yazılır. Orada ilim tahsil ettiği, Timurtaş Bey'in Sivas valiliği sırasında Amasya defterdarı olarak geldiği ve yedi yıl kadar bu görevde ün yaptığı anlatılır. Sonra bir süre Samsun'da oranın gelirlerini toplamakla görevli kalmış, 727'de Timurtaş'ın Mısır'a kaçışında yolsuzlukla suçlanıp Ankara'ya gönderilmiş, hesapları incelenip suçsuzluğu anlaşılınca Eretna'nın aracılığıyla serbest bırakılarak Tebriz'e gitmiştir. 730'da görevine dönmüş, Amasya valisi Bâbuk Şah'ın ölümü üzerine Büyük Şeyh Hasan'ın önerisi ve Ebu Said'in fermanıyla 733 cemâziyelâhirinde Amasya valiliğine atanmıştır. Bu maddede Hüsameddin atanma zamanını cemâziyelevvelin sonu olarak, 11. ciltte cemâziyelâhir olarak verir; aradaki fark bir aydır.

Aynı biyografide Ebu Said'in ölümünden sonra Timurtaş'ın oğlu Küçük Şeyh Hasan ile Anadolu valisi Büyük Şeyh Hasan'ın arasının açıldığı, yapılan savaşta Büyük Şeyh Hasan'ın yenildiğini öğrenen Şâdî Bey'in 737 başlarında öldüğü, vasiyeti üzerine Amasya'da bahçesi yakınındaki büyük dedesinin türbesine gömüldüğü yazılır. Bu maddenin dipnotunda Şâdî Bey'in nesebi ve emirliğinin 737 tarihli vakfiyede anıldığı yazılıdır; 11. ciltteki biyografide ise vakfiyenin tarihi 736 olarak geçer. Çocuklarına "Şâdî Beyzâdeler" denmiş; Amasya, Samsun ve Erzincan'da vakıfları bulunmuştur. Hüsameddin onu âlim, kâmil, tedbirli, Moğol hanlarına ve beylerine bağlı, dindar biri olarak anlatır. Bu bilgiler başka kaynaklarla doğrulanamamıştır; incelenen kaynaklarda Şâdî Bey'e dair bağımsız bilgiye rastlanmadı.

Hüsameddin'in kitabının 1. cildinde anlatıldığına göre Şâdî Bey'in düşüşünün ardından Amasya emirliğine Torumtay oğlu Şerefeddin Yakub Şah geçmiş, bu kişi 737 başlarında Amasya emiri olarak anılır. Yakub Şah'ın Timurtaş'ın yakınlarından sayıldığı, Küçük Şeyh Hasan'ın ordusunun başında ve işlerinin yürütücüsü olduğu da aynı yerde yazılıdır.

Gümüşlüzâde Tâceddin Mahmud Çelebi

Hüsameddin'in 8. ciltteki biyografisinde Mahmud Çelebi'nin Selçuklu dönemi defterdarlarından Gümüşlü Muînüddin Abdullah'ın soyundan geldiği, çocukken babasının Mısırlılara esir düştüğü, yetim büyüdüğü, öğrenim gördüğü, Pervâne Beyzâde Mühezzebeddin Mesud Bey'in Amasya valiliğinde kâtip olduğu, sonra İşboğa Noyin zamanında Rum eyaleti müstevfîsi olduğu anlatılır. 720 saferinde İşboğa'nın ölümü üzerine Amasya valisi olmuş, 722'de Sivas'a Timurtaş'ın danışmanı olarak çağrılıp orada beş yıl kalmış, Amasya'daki caminin yapımına başlayıp 726'da vakıflarını düzenlemiştir. 727'de Timurtaş'la birlikte Mısır'a gitmiş, İskenderiye zindanında hapsedilmiş, 732 başlarında serbest bırakılarak Amasya'ya dönmüş ve el konulan malları kendisine geri verilmiştir; 735 rebîülâhirinde ölmüştür. Pîr İlyas-ı Halvetî türbesinin kuzeybatısındaki büyük türbesine gömüldüğü, kabir taşlarının kaybolduğu için kitabesinin bulunamadığı belirtilir. Evinin bulunduğu yere "Gümüşlüzâde Mahallesi" denmiş, camisi önce Tâciye Camii, sonra Gümüşlüzâde Camii adıyla anılmıştır.

Bu cami bugün Amasya'da Gümüşlü Camii adıyla ayaktadır. Caminin ilk yapım tarihi 1326, yaptıranı Taceddin Mahmud Çelebi olarak verilir; yangın ve depremlerden sonra yeniden yapılarak ya da onarılarak günümüze ulaşmıştır. 1688'deki onarımı yaptıran Gümüşlüzâde İbrahim Bey'in adına izafeten bugünkü adıyla anılır. Hüsameddin'in 8. ciltte verdiği 726'da vakıfların düzenlenmesi bilgisi, caminin 1326 tarihiyle örtüşür. Taceddin Altunbaş Türbesi'ne ilişkin bir çalışmada, Gümüşlüzâde Türbesi'nin yeri bugün bilinmediği için bu yapının Mahmud Çelebi'ye ait olabileceği ihtimali de belirtilir. Hüsameddin 8. ciltte mezarı Pîr İlyas-ı Halvetî türbesinin kuzeybatısında gösterir; bu maddede ise köşkünün önündeki bahçeye gömüldüğünü yazar. Altunbaş çalışmasında sözü edilen türbe ile bu yerin ilişkisi incelenen kaynaklarda kurulmamıştır.

İlhanlı Devleti'nin Çöküşü

Ebu Said Bahadır Han, İlhanlı hükümdarı olarak 1317-1335 arasında hüküm sürmüş, 13 Rebîülâhir 736'da [30 Kasım 1335] Karabağ'da ölmüş, cenazesi Sultaniye'de kendisi için yaptırdığı türbeye gömülmüştür. Hüsameddin ölümü 736 rebîülevvelinde gösterir; ansiklopedik çalışmada ise ay rebîülâhirdir. Vâris bırakmadan ölümü hanedan üyeleri arasında kavgalara, devletin parçalanmasına ve yerini yerel hanedanların almasına yol açmıştır. Bu, Hüsameddin'in "saltanat bağının bozulması" ve valilerin bağımsız davranması anlatımıyla uyuşur.

Bağdat Hatun, Emir Çoban'ın kızıdır. 1323'te Celâyirliler hanedanının kurucusu Hasan-ı Büzürg ile evlenmiş, 1325'te Ucan yaylasında kendisini gören Ebu Said'in onunla evlenmek istemesi üzerine Emir Çoban ile han arasının açılmasına yol açmıştır. Sonunda Hasan'dan boşanıp Ebu Said'le evlenmiş, sarayda başkadınlığa yükselmiş ve Hudâvendigâr lakabını almıştır. Ebu Said'in onun tarafından zehirlendiği rivayetini İbn Battûta da aktarır; Ebu Said'den sonra tahta geçen Arpa Han, ölümden Bağdat Hatun'u sorumlu tutmuş ve onu hamamda başına topuz vurdurarak öldürtmüştür. Hüsameddin'in "Hünkâr Hatun" lakabını "kunkar" kökünden açıklaması ve bunun "Hudâvendigâr"ın bozulmuşu olmadığını söylemesi, ansiklopedik çalışmadaki "Hudâvendigâr" lakabıyla çelişir görünür; hangisinin doğru olduğu bu çalışmada kesin olarak çözülememiştir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

2. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.