İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · SEKİZİNCİ FASIL

Seyfeddîn Banukşâh

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 2. Cilt, s. 387–388 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Esbak Amasya vâlîsi Nûreddîn Tugrak Bey'in dâmâdı olan Şerefeddîn İnâc Beyzâde Tuğrul Bey'in oğlu olup 727 senesinin nısf-ı hükûmet-i evvelinde Karamâniyye tarafından Amasya vâlîsi olmuşdur. Ikdu'l-Cümân'da Amasya kadısı Şemseddîn Muhammed bin el-Hallâtî'nin Anadolu'dan firâren 727 recebinde Şâm'a geldiği mazbût olduğuna nazaran Yahşî Bey'in Amasya'yı zabtı ve Banukşâh'ın emâreti 727 cumadelâhiresinde olduğunu iş'âr eder.

Ravzatü's-Safâ, Habîbü's-Siyer, Ikdu'l-Cümân, Târîhu'l-İslâm, Mesâlikü'l-Ebsâr ve Târîh-i Yezdî gibi tevârîh-i mühimmenin verdiği ma'lûmata nazaran eyâlet-i Rûmiyye vâlîsi vekîli olan Iranc Noyin, Emîr Timurtaş'ın [488] firârından sonra Karamânzâde Yahşî Bey'in istîlâ etdiği Amasya ve havâlîsini kurtarmak için gâretgerâne bir sûretde geliyor, Niksar emîri Savcı Beyzâde Sirâceddîn Toganşâh Bey⁴⁴⁴ ve Canik havâlîsi emîri Hâbil oğlu Tuli Bey⁴⁴⁵ gâret eden Tatarlar'a karşı koyarak memleketlerini muhâfazaya çalışıyorlardı.

Karamânzâde Yahşî Bey, eyâlet-i Rûmiyye ümerâsından pek çoklarını kendisine celb ederek bunlarla beraber Iranc Noyin'i Niksâr dâhilinde⁴⁴⁶ harben öldürüyor, ma'iyyeti olan yağmâcıları dağıtdığı cihetle Türkmenler'in nazarında nüfûzunu artırıyor, Sivas'ı zabt eden Aretna Noyin dahi o taraflarda serbest kaldığından Iranc Noyin'in mündefi' olması işine yarıyordu.

Bu harbi müte'âkib eyâlet-i Rûmiyye vâlîsi Emîr Alî Pâdişâh kuvve-i mevcûdesiyle beraber Kemâh'a kadar gelmiş idi. Fakat şiddetli bir kış ortalığı kapatmış olduğundan Sivas'da ikâmet ve o tarafları istîlâ eden Aretnâ Bey'i Rûm eyâletinde vekîl-i emâret nasb ederek avdet etmiş ve 728 evâsıtında Horasân vâlîliğine nakl olundukda Emîr Şeyh Hasan-ı Kebîr bin Hüseyin bin Akboğa bin İlikân el-Celâyirî eyâlet-i Rûmiyye vâlîsi ya'nî Anadolu vâlî-i umûmîsi olmuşdur.

Amasya vâlîsi Banukşâh, şimdiki Dârü's-Selâm Mahallesi'nde kâ'in [489] Dârü's-Selâm Sarây-ı Selçûkiyyesi'nde ikâmet ederek civârında bir mescid-i şerîf ve çeşme binâ etmişdir. Yahşî Bey'in havfından Şâm'a firâr eden Amasya kadısı Şemseddîn Muhammed bin el-Hallâtî yerine Cemâleddîn Abdülazîz bin Muhammed bin el-Garmînî Amasya kâdı'l-kudâtı ve Mecdeddîn Îsâ bin el-Hakkârî nâibi olmuşdur.

Anadolu vâlî-i umûmîsi Emîr Şeyh Hasan Noyin 729 evâ'ilinde bir kuvve-i külliye ile Anadolu'ya gelip Karamânzâde Yahşî Bey'i inkıyâda da'vet ve eyâlet-i Rûmiyye sultânı Ebû Sa'îd Bahâdır Hân nâmına istîlâ ve ümerânın inkıyâdını te'mîn ve Aretna ve Bânukşâh gibi beyleri makâm-ı emâretde ibkâ ederek Irâk'a gitmiş ve Bağdâd şehrinde ikâmet ederek oradan eyâleti idâre etmişdir.

730'da Bânukşâh'ın Lâdik'de bulunduğu esnâda seyyâh-ı meşhûr Muhammed ibni Battûta el-Fâsî Amasya'ya gelip ba'dehû Lâdik'e gitmiş, orada "Benc" dediği Bânukşâh'ı ve sâhibü'l-hâl demekle meşhûr olan es-Seyyid Şemseddîn Ebu'l-Abbâs Ahmed er-Rufâ'î Hazretleri'ni ziyâret etmişdir. İbni Battûta, Banukşâh'ı bu bilâdın sultânı diye medh u senâ ve seyyid-i müşârün-ileyhin medh u senâsında ıtrâ ediyor.

727'de Şâm'da vefât eden kadı-i sâbık Şemseddîn Muhammed'in mahdûmu İmâdeddîn Ömer bin el-Hallâtî 731'de Amasya kâdı'l-kudâtı bulunmuşdur. 727'de Mısır'a i'zâm olunarak İskenderiyye kalesinde habs edilen Amasya ümerâsı 732'de afv ve ıtlâk edilmiş olduklarına [490] binâ'en 733 evâ'ilinde Gümüşlüzâde Tâceddîn Mahmûd Çelebi ve rüfekâsı gelmişlerdir.

733 evâsıtında Amasya vâlîsi Seyfeddîn Bânukşâh vefât eylediğine binâ'en Amasya emâretine Durak oğlu Şihâbeddîn Şâdî Bey kıyâm etmekle Bânukşâh oğlu Esen Bey iddi'â-yı hukûk ederek muhâlefet etmiş idi. Fakat Şâdî Bey'in tarafdârânı kesretli olduğu münâsebetle Esen Bey'i Varay kazâsında kâ'in çiftliğine i'zâm ederek Amasya emâretini istîlâ etmişdir.

Dipnotlar

  • 444 Mesâlikü'l-Ebsâr'ın "Toğancık" dediği budur.
  • 445 Buna mu'ahharan "Sultân Tuli" denmişdir.
  • 446 İrac Köyü'nün önündeki sahrâda bu harbin vukû'u zann olunur.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Eski Amasya valisi Nûreddin Tugrak Bey'in damadı olan Şerefeddin İnaç Beyzâde Tuğrul Bey'in oğludur. 727 yılının ilk yarısında Karamanlılar tarafından Amasya valisi yapılmıştır. Ikdu'l-Cümân'da Amasya kadısı Şemseddin Muhammed bin el-Hallâtî'nin Anadolu'dan kaçarak 727 recebinde Şam'a geldiği kayıtlı olduğuna göre, Yahşi Bey'in Amasya'yı ele geçirmesi ve Banukşah'ın emirliği 727 cemâziyelâhiresinde olmuş demektir.

Ravzatü's-Safâ, Habîbü's-Siyer, Ikdu'l-Cümân, Târîhu'l-İslâm, Mesâlikü'l-Ebsâr ve Yezdî Tarihi gibi önemli tarihlerin verdiği bilgilere göre Rum eyaleti valisinin vekili olan Iranc Noyin, Emir Timurtaş'ın kaçmasından sonra Karamanzâde Yahşi Bey'in ele geçirdiği Amasya ve çevresini kurtarmak için yağmacı bir biçimde geliyordu. Niksar emiri Savcı Beyzâde Sirâceddin Toganşah Bey ile Canik çevresi emiri Hâbil oğlu Tuli Bey, yağma yapan Tatarlara karşı koyarak memleketlerini korumaya çalışıyorlardı.

Karamanzâde Yahşi Bey, Rum eyaleti emirlerinden pek çoğunu kendine çekip bunlarla birlikte Iranc Noyin'i Niksar sınırları içinde savaşta öldürdü. Yanındaki yağmacıları dağıttığı için Türkmenlerin gözünde nüfuzunu artırdı. Sivas'ı ele geçiren Aretna Noyin de o taraflarda serbest kaldığından, Iranc Noyin'in ortadan kalkması işine yarıyordu.

Bu savaştan sonra Rum eyaleti valisi Emir Ali Padişah mevcut gücüyle birlikte Kemah'a kadar gelmişti. Fakat şiddetli bir kış ortalığı kapattığından Sivas'ta oturup o tarafları ele geçiren Aretna Bey'i Rum eyaletinde emirlik vekili atayarak geri döndü. 728 ortalarında [1328] Horasan valiliğine nakledilince, Emir Şeyh Hasan-ı Kebir bin Hüseyin bin Akboğa bin İlikan el-Celâyirî Rum eyaleti valisi, yani Anadolu genel valisi oldu.

Amasya valisi Banukşah, şimdiki Darüsselam Mahallesi'ndeki Darüsselam Selçuklu Sarayı'nda oturup çevresinde bir mescid ve çeşme yaptırmıştır. Yahşi Bey'in korkusundan Şam'a kaçan Amasya kadısı Şemseddin Muhammed bin el-Hallâtî'nin yerine Cemâleddin Abdülaziz bin Muhammed bin el-Garmînî Amasya başkadısı, Mecdeddin Îsâ bin el-Hakkârî de naibi oldu.

Anadolu genel valisi Emir Şeyh Hasan Noyin, 729 başlarında [1328-29] büyük bir güçle Anadolu'ya gelip Karamanzâde Yahşi Bey'i itaate çağırdı. Rum eyaleti sultanı Ebu Said Bahadır Han adına ülkeyi ele geçirdi, emirlerin itaatini sağladı; Aretna ve Banukşah gibi beyleri emirlik makamında bırakarak Irak'a gitti ve Bağdat şehrinde oturup oradan eyaleti yönetti.

730'da [1329-30] Banukşah'ın Lâdik'te bulunduğu sırada ünlü gezgin Muhammed İbn Battûta el-Fâsî Amasya'ya gelmiş, sonra Lâdik'e gitmiş, orada "Benc" dediği Banukşah'ı ve "sahibü'l-hâl" diye tanınan es-Seyyid Şemseddin Ebu'l-Abbas Ahmed er-Rufâî Hazretleri'ni ziyaret etmiştir. İbn Battûta, Banukşah'ı bu ülkenin sultanı diye över; adı geçen seyyidi övmekte de çok ileri gider.

727'de Şam'da ölen eski kadı Şemseddin Muhammed'in oğlu İmâdeddin Ömer bin el-Hallâtî 731'de [1330-31] Amasya başkadısı bulunmuştur. 727'de Mısır'a gönderilip İskenderiye Kalesi'nde hapsedilen Amasya emirleri 732'de [1331-32] affedilip serbest bırakıldıklarından, 733 başlarında [1332-33] Gümüşlüzâde Tâceddin Mahmud Çelebi ve arkadaşları gelmişlerdir.

733 ortalarında [1333] Amasya valisi Seyfeddin Banukşah ölünce Amasya emirliğine Durak oğlu Şihâbeddin Şadi Bey kalkıştı; Banukşah oğlu Esen Bey hak iddia ederek karşı çıkmıştı. Fakat Şadi Bey'in taraftarları çok olduğundan Esen Bey'i Varay kazasındaki çiftliğine gönderdi ve Amasya emirliğini ele geçirdi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • beyzâde: bey oğlu, bey soyundan gelen
  • gâretgerâne: yağmacı biçimde, yağma yaparak
  • vekîl-i emâret: emirlik vekili
  • vâlî-i umûmî: genel vali
  • kâdı'l-kudât: başkadı
  • nâib: vekil, yardımcı
  • sâhibü'l-hâl: Rufâî şeyhi Ahmed için kullanılan lakap; manevi hâl sahibi
  • itlâk: serbest bırakma
  • iddi'â-yı hukûk: hak iddia etme
  • kaza: ilçe

Anadolu Valiliği ve Eretna

Hüsameddin'in Aretna dediği kişi, Alâeddin Eretna'dır. Eretnaoğulları üzerine yapılan ansiklopedik çalışmada Timurtaş'ın Ebu Said Han'dan korkarak Mısır'a gitmek üzere yerine kayınbiraderi Eretna'yı bıraktığı, Eretna Anadolu valiliğini vekâleten yürütürken Ebu Said'in bu göreve Celâyirli Büyük Şeyh Hasan'ı atadığı, Şeyh Hasan'ın ise bağlılığına güvendiği Eretna'yı vekil bırakıp İran'a döndüğü anlatılır. Bu çalışmada Eretna'nın bu fırsatla beyliğin temellerini attığı ve öldüğünde Sivas, Kayseri, Amasya, Tokat, Çorum, Zile, Canik ve daha pek çok yerin onun hâkimiyetinde olduğu da yazılıdır. Hüsameddin'in Emir Şeyh Hasan-ı Kebir dediği kişi Celâyirli Büyük Şeyh Hasan'dır; Ebu Said'in sonradan evlendiği Bağdat Hatun'un kocası olarak anılan Şeyh Hasan ile aynı kişi olması kuvvetle muhtemeldir. Hüsameddin Şeyh Hasan'ın Irak'a gidip Bağdat'ta oturduğunu yazar; ansiklopedik çalışma ise onun İran'a döndüğünü söyler.

Hüsameddin'in Iranc Noyin'in Niksar'da öldürüldüğüne ilişkin ayrıntılarına başka kaynaklarda rastlanmadı.

İbn Battûta ve Banukşah

Hüsameddin, İbn Battûta'nın 730 yılında Amasya'ya geldiğini, ardından Lâdik'e giderek Banukşah'ı ("Benc" adıyla) ve Rufâî şeyhi Seyyid Şemseddin Ahmed'i ziyaret ettiğini anlatır. İbn Battûta'nın Anadolu güzergâhını inceleyen bir çalışmada yolculuğun Sivas, Amasya, Sonusa ve Gümüş sırasıyla ilerlediği yazılır. Çalışmada Amasya'nın ortasından büyük bir ırmağın aktığı, çevresi bağ ve bostanlarla kaplı, meyveli ve ağaçlı bir şehir olarak tarif edildiği, ardından Amasya'ya bağlı Taşova ile Alparslan arasında olduğu sanılan Sonusa'da bir Rufâî tekkesinde konaklandığı belirtilir. Lâdik adı ise aynı çalışmada yolculuğun daha önceki bir aşaması için, Denizli'deki Lâdik olarak geçer. Banukşah'ın adı bu çalışmada anılmaz. Hüsameddin'in "Amasya'dan sonra Lâdik" ve "Banukşah'ın Lâdik'te bulunması" şeklindeki anlatımı bu güzergâhla ve İbn Battûta'nın ziyaret ettiği yerlerle birebir uyuşmamaktadır; bu ayrıntı bu yüzden doğrulanamamıştır. Rufâî şeyhi hakkında ise aynı çalışmada Sonusa'daki tekkenin bir Rufâî dergâhı olduğu bilgisi vardır; şeyhin kimliğine dair başka bilgiye rastlanmadı.

Darüsselam Sarayı

Hüsameddin, Banukşah'ın "Darüsselam Selçuklu Sarayı"nda oturduğunu yazar. Amasya'da Selçuklu dönemine ait saray için bir kaynakta 1146'da Sultan I. Mesud'un bölgede bir cami, medrese, hamam ve saray yaptırdığı, bu bölgede bugün Kızlar Sarayı'nın bulunduğu ve iki hamamın hâlâ ayakta olduğu yazılıdır. Hüsameddin'in andığı yapı ile Kızlar Sarayı alanındaki Selçuklu yapıları büyük olasılıkla aynı çevreye ait olmakla birlikte, kaynaklarda "Darüsselam" adının bu alanla açıkça ilişkilendirildiği görülmemiştir; bu nedenle özdeşlik kesin olarak söylenemez. Banukşah'ın yaptırdığı mescid ve çeşme hakkında da başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Banukşah'ın Soyu

Hüsameddin Banukşah'ı hem bir önceki maddede hem bu maddede Nûreddin Tugrak Bey'in damadı İnaç Bey'in torunu olarak gösterir. Bu soy başka kaynaklarda doğrulanamamıştır. Amasya kadılarının ve naiplerinin adları (el-Hallâtî, el-Garmînî, el-Hakkârî) ile 732'de bağışlanan Amasya emirlerinin Mısır'dan dönüşü için de başka kaynakta bilgi bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

2. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.