Amasya ümerâsından Gümüşlüzâde Sirâceddîn İsmâ'il Bey'in mahdûmu olup 720 saferinde Amasya vâlîsi olmuşdur. Emîr-i müşârün-ileyhin vekîl-i umûru, kethüdâ-yı emâreti Musliheddîn Kutlu Bey idi. Fakat İşboğa'nın vefâtını müte'âkib emvâl ve emlâki Emîr Timurtaş tarafından müsâdere ve evlâd ü ıyâli tazyîk edilmekle oğullarından meşhûr Togatimur ihtifâ ve ıyâli Mısır'a firâr etdi. Dâmâdlarından Timurbay emîr-i müşârün-ileyhin meclûbu olup Ugurbay maktûl olmuşdur.
721'de eyâlet-i Rûmiyye'de meskûn Tatar ümerâsı bildikleri gibi mezâlim icrâsına fırsat bulamadıkları cihetle Emîr Timurtaş Bey'den yüz çevirip isyân ve kasabât ve kurâyı yağmâ ve talân etmelerine mebnî Timurtaş Bey, Tatarlar'ı eyâlet-i Rûmiyye'den tard ve ihrâc ve yurdlarını hâk ile yeksân edib 721 zilhiccesinde hükûmet-i İlhâniyye aleyhinde isyân ve eyâlet-i Rûmiyye'de nâmına hutbe okudup sikke darb ederek istiklâlini i'lân eyledi.
Eyâlet-i Rûmiyye'de mezâlim-i Tatar'dan cânları yanmış olan beyler ile [477] efrâd-ı nâs, Timurtaş Bey'in istiklâlini tervîc ve tahsîn ediyorlar, muvaffak olmasına bile çalışıyorlar idi. Fakat Timurtaş Bey'in tard eylediği Tatar ümerâsı Sultân Ebû Sa'îd Bahâdır Hân'a emîr-i müşârün-ileyhin isyânını i'lâm ederek acı acı şikâyet etmekde idiler.
Binâ'en-aleyh emîrü'l-ümerâ Çoban Noyin bir kuvve-i kâfiye alıp oğlunu terbiye için derhâl hareket ve 722 saferinde Erzincân'a muvâsalat eyledikde birkaç nâsih gönderip Emîr Timurtaş'ı itâ'ata da'vet ve oğlu Timurtaş Bey dahi Tatar ümerâsının yapdıkları mezâlimi ta'dâd etmekle onlardan şikâyet ediyor, bunların eyâlet-i Rûmiyye'den ihrâcını teklîf eyliyordu.
Timurtaş Bey, teklîfâtının kabûl edilmediğini gördükde kuvve-i mevcûdesiyle pederinin ordusunu ansızın basıp yağmâ ve ba'zı ümerâ-yı Tatar'ı katl etmiş, baba ile oğul arasında bi'z-zarûre harb açılmakla Emîr Çoban oğluna galebe edib Sivas'a girmiş, oğlunu istiklâle teşvîk edenleri aramağa başlamış, ya'nî bu töhmet-i isyânı def' edecek bir çâre aramışdır.
Emîr Timurtaş, Amasya'dan celb eylediği İşboğa'nın dâmâdı Seyfeddîn Timur Kâmî'yi emîrü'l-ümerâ ve Sivas a'yânından Kemâleddîn Ahmed bin Râhat et-Tebrîzî'yi vezîr ve meşâhîr-i ulemâdan Necmeddîn Ömer bin Ahmed et-Tîsî'yi⁴³⁶ dahi kâdı'l-kudât nasb ederek bunların [478] akıl ve re'yinden istifâde, hâ'iz oldukları nüfûz ile tedvîr-i umûr etmekde idi.
Emîrü'l-ümerâ Çoban Noyin Sivas'da bu bîçâreleri bâ'is-i töhmet diye i'dâm ederek oğlu bulunan Timurtaş Bey'in igfâl edildiğini ve itâ'at-ı pâdişâhîde ber-devâm olduğunu arz ve afvıyla beraber makâmında ibkâsını istirhâm etmiş, matlûbu vechile Sultân Ebû Sa'îd Bahâdır Hân'dan cevâb-ı muvâfakat aldıkdan sonra Amasya emîri Gümüşlüzâde Tâceddîn Mahmûd Bey'i, Hânkâh-ı Mes'ûdî şeyhi Alâ'eddîn Alî Âşık Paşa'yı Sivas'a celb edib oğluna müşâvir nasb ve Amasya emâretine Nâsıreddîn Ahmed Bey'i ta'yîn etmişdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya emirlerinden Gümüşlüzâde Sirâceddin İsmail Bey'in oğludur; 720 saferinde [1320] Amasya valisi olmuştur. Adı geçen emirin işlerini yürüten vekili, emirlik kâhyası Musliheddin Kutlu Bey idi. İşboğa'nın ölümünün ardından mal ve mülkü Emir Timurtaş tarafından müsadere edilip çoluk çocuğu sıkıştırılınca, oğullarından ünlü Togatimur gizlendi, ailesi Mısır'a kaçtı. Damatlarından Timurbay adı geçen emirle birlikte sürüklenmiş, Uğurbay ise öldürülmüştür.
721'de [1321-22] Rum eyaletinde oturan Tatar emirleri, bildikleri gibi zulüm yapmaya fırsat bulamadıkları için Emir Timurtaş Bey'den yüz çevirip isyan ettiler; kasabaları ve köyleri yağmalayıp talan ettiler. Bunun üzerine Timurtaş Bey, Tatarları Rum eyaletinden kovup çıkardı, yurtlarını yerle bir etti. 721 zilhiccesinde [1322] İlhanlı hükümetine karşı isyan ederek Rum eyaletinde adına hutbe okutup sikke bastırdı ve bağımsızlığını ilan etti.
Rum eyaletinde Tatar zulmünden canları yanmış olan beyler ile halk, Timurtaş Bey'in bağımsızlığını destekleyip beğeniyor, hatta başarılı olması için çalışıyorlardı. Fakat Timurtaş Bey'in kovduğu Tatar emirleri, Sultan Ebu Said Bahadır Han'a adı geçen emirin isyanını bildirip acı acı şikâyet ediyorlardı.
Bunun üzerine emirlerin emiri Çoban Noyin yeterli bir güç alıp oğlunu yola getirmek için hemen yola çıktı. 722 saferinde [1322] Erzincan'a ulaştığında birkaç öğütçü göndererek Emir Timurtaş'ı itaate çağırdı. Oğlu Timurtaş Bey de Tatar emirlerinin yaptıkları zulümleri sayarak onlardan şikâyet ediyor, bunların Rum eyaletinden çıkarılmasını teklif ediyordu.
Timurtaş Bey, tekliflerinin kabul edilmediğini görünce mevcut gücüyle babasının ordusuna ansızın baskın yapıp yağmaladı, bazı Tatar emirlerini öldürdü. Baba ile oğul arasında zorunlu olarak savaş çıkınca Emir Çoban oğluna üstün geldi, Sivas'a girdi ve oğlunu bağımsızlığa teşvik edenleri aramaya başladı; yani bu isyan töhmetini üzerinden atacak bir çare arıyordu.
Emir Timurtaş, Amasya'dan getirttiği İşboğa'nın damadı Seyfeddin Timur Kâmî'yi emirlerin emiri, Sivas ileri gelenlerinden Kemâleddin Ahmed bin Râhat et-Tebrîzî'yi vezir, ünlü âlimlerden Necmeddin Ömer bin Ahmed et-Tîsî'yi de başkadı atamıştı. Bunların akıl ve görüşünden, sahip oldukları nüfuzdan yararlanarak işleri yürütüyordu.
Emirlerin emiri Çoban Noyin, Sivas'ta bu zavallıları töhmet sebebi diye idam ettirdi. Oğlu Timurtaş Bey'in kandırıldığını ve padişaha itaatte devam ettiğini arz edip bağışlanmasını ve makamında kalmasını diledi. İstediği gibi Sultan Ebu Said Bahadır Han'dan uygun cevabı aldıktan sonra Amasya emiri Gümüşlüzâde Tâceddin Mahmud Bey'i ve Hankâh-ı Mesûdî şeyhi Alâeddin Ali Âşık Paşa'yı Sivas'a çağırıp oğluna danışman olarak atadı; Amasya emirliğine de Nâsıreddin Ahmed Bey'i atadı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- kethüdâ-yı emâret: emirliğin kâhyası, yönetim işlerinin başındaki görevli
- müsâdere: mala devletçe el koyma
- ihtifâ: gizlenme
- meclûb: sürüklenen, getirilen kişi
- mezâlim: zulümler
- hutbe okutmak, sikke darb etmek: bağımsız hükümdarlığın iki simgesi; adına cuma hutbesi okutmak ve para bastırmak
- emîrü'l-ümerâ: emirlerin emiri, başkomutan
- nâsih: öğüt veren kişi
- igfâl: kandırma, aldatma
- kâdı'l-kudât: başkadı
- müşâvir: danışman
- töhmet: suçlanma, itham
Timurtaş'ın İsyanı
Hüsameddin'in 721-722'ye yerleştirdiği bu olay, bugünkü çalışmalarda Timurtaş'ın (Demirtaş Noyan) Anadolu'da bağımsızlığını ilan etmesi olarak anlatılır. Bir akademik çalışmada olayın tarihi kaynaklara göre 1321 ya da 1322 olarak verilir; Hüsameddin'in 1321'i vermesi ve olayı yılın son aylarına yerleştirmesi dikkate alınarak aradaki farkın yıl sonuna rastlayan bir tarihten doğduğu, olayın 1321'in son günleri ile 1322'nin ilk günleri arasında olduğunun söylenebileceği belirtilir. Timurtaş'ın bu sırada Anadolu'da düzen ve güven sağlayan sıkı bir yönetim kurduğu, halkın kendisine duyduğu güvenle kendisini ahir zaman kurtarıcısı olan Mehdi ilan ettiği, adına hutbe okutup sikke bastırdığı ve Memlûk sultanından yardım istediği aktarılır. Hüsameddin'in "hutbe ve sikke" ayrıntısı bu anlatımla örtüşür.
Çalışmalarda Çoban'ın başlangıçta Sultan Ebu Said'in izniyle, kış mevsimi ve hastalığına rağmen Anadolu'ya çıktığı yazılır. Hüsameddin, baba ile oğul arasında bir savaş çıktığını ve Çoban'ın galip gelip Sivas'a girdiğini söyler. Akademik anlatımda ise beklenen savaş başlamadan Timurtaş'ın ordusunda huzursuzluk çıktığı, baba oğul savaşının Moğol geleneğinde uğursuzluk sayıldığı, bu yüzden Timurtaş'ın yaya olarak babasını karşılayıp "hoş geldiniz" dediği belirtilir. Çoban oğlunu bağlayarak sultanın huzuruna götürmüş, sultan da onu babasının hatırı için bağışlayıp yeniden Anadolu genel valiliğine atamıştır. Çoban, oğlunu kurtarırken suçu onun adamlarına yüklemiş ve onları öldürtmüştür. Hüsameddin'in Sivas'ta idam edilen kişilerin adlarını (Seyfeddin Timur Kâmî, Kemâleddin Ahmed, Necmeddin Ömer) vermesi bu anlatımla uyuşur; fakat bu üç ismin başka kaynaklarda geçip geçmediğine rastlanmamıştır. Savaşın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı konusunda iki anlatım ayrılır.
Gümüşlüzâde Mahmud Bey ve Gümüşlü Camii
Gümüşlüzâde Tâceddin Mahmud, Amasya'da bugün de ayakta olan Gümüşlü Camii'yle anılır. Caminin ilk yapım tarihi 1326, yaptıranı Taceddin Mahmud Çelebi olarak verilir; 1688'de Gümüşlüzâde İbrahim Bey'in yaptırdığı onarımdan sonra cami bugünkü adıyla anılmıştır. Hükümet Köprüsü'nün karşısında, Yavuz Selim Meydanı'na biraz yukarıdan bakan küçük bir yükseltidedir. Kare planlı, düzgün kesme taştan, kuzeye 1903'te son cemaat yeri eklenmiş, kubbesi sekizgen bir yapıdır; kalem işi bezemeleri 1960 tarihlidir.
Altunbaş Türbesi üzerine yapılan çalışmada, Gümüşlüzâde Türbesi'nin yeri bugün bilinmediği için, camiye 150 metre kadar yakın olan bu türbenin Mahmud Çelebi'ye ait olabileceği ihtimali dile getirilir.
Gümüşlüzâde Mahmud Bey'in malına el konulması ve ailesinin dağılması, incelenen kaynaklarda Hüsameddin dışında bulunamadı. Togatimur'un ve Timurbay'ın akıbetine ilişkin başka bilgiye de rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 2. Cilt, s. 383–384. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Ş. Cem Tuysuz, "İlhanlı Devletinin Anadolu Genel Valisi Temürtaş'ın Siyasi, Askeri ve Sosyal Hayatı", ATASOBED, 22/3, 2018, s. 1649–1675. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/553643
- "Anadolu'da Bir İlhanlı Valisi: Demirtaş Noyan (1314-1328)", Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 23, 2009. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/217271
- "Son Anadolu Selçuklu Meliki Taceddin Altunbaş'ın Amasya'daki Medresesi ve Türbesi", Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. https://dergipark.org.tr/en/pub/jss/article/1258201
Resmî kaynaklar