Merzifonludur. Abdülgaffâr Çelebi bin Zeynelâbidîn Âbidî Çelebi mahdûmu ve Dîvân-ı Hümâyun kâtibi Ali Efendi’nin yeğeni, ya’nî birâderzâdesidir. Amcasının sâye-i ikbâlinde İstanbul’a gidip Ayasofya Medresesi’nde tahsîl-i ulûm u ma’ârife çalışdı.

Ba’dehû Amasyalı Ömer Efendi’nin halka-i tedrîsinde ikmâl-i tahsîl edib tarîk-i Nakşîbendîye meyl ederek hulefâdan oldu. Hâcesinin mu’allim-i sultânî olduğu esnâda nüfûz u i’tibâr sâhibi olup erbâb-ı hâcâta kapısını açtı. Bundan dolayı 1031 senesi recebinde zuhûr eden vak’a-i hâ’ileden sonra Merzifon’a i’zâm edildi.

1033’de Devlet Hâtun Zâviyesi şeyhi olup 1035’de kendinin binâ etdiği Zâviye-i Nakşîbendiyyeyi ve emlâkini vakf edib 1045’de sânîyen İstanbul’a gitdi. Orada bir müddet kalıp sonra Atîk Ali Paşa Câmii ittisâlinde kâ’in zâviye şeyhi olduğu hâlde 1063 senesi muharreminin on altısında vefât etdi. [225]

Âlim, sâlih, müteşerri’ bir zât idi. Mahdûmu, mevâlîden “Molla Şeyh” demekle meşhûr Ahmed Efendi’dir. Amcası Ali Efendi’dir. Bunun oğulları Osmân, Hasan Ağalardır. Osmân Ağazâde Sarrâc Ömer Ağa ve Hasan Ağa’nın oğulları Bostancı İbrâhim Ağa ile Abdî Paşa’dır.