Amasyalıdır. Esnafdan Mustafa’nın mahdûmudur. İbtidâ Küçük Ağa Medresesi’nde ikâmet ederek Molla Bahşîzâde Yahya Efendi’den ve ba’dehû Küçük Ağa müderrisi İğnecizâde Fâzıl Ömer Efendi’den tahsîl-i ulûm edib üstâdıyla beraber İstanbul’a gitdi.

Orada Ayasofya Medresesi’nde ikâmet edib, temin-i maîşet için Ayasofya Câmii kayyımı oldu. Bir tarafdan bu vazîfesini, diğer tarafdan tahsîl vazîfesini hüsn-i îfâ edib icâzet aldıkdan sonra Ayasofya’da ders-i âm ve Hâcezâde Es’ad Efendi’ye takarrub ederek ondan mülâzım oldu.

1017 recebinde müderris olarak silsile-i ulemâya girdi. Bir yıl sonra üstâdı Ömer Efendi muallim-i şehzâdegân ve 1024 cumâdelâhiresinde Efendisi Es’ad Efendi Şeyhülislam olduğu münâsebetle ikbâli parladı. 1023 zilhiccesinde Diyarbekir kadısı oldu.

1028’de üstâdı muallim-i Sultânî olmak hasebiyle Manisa mollası olup akrânı arasında temâyüz etdi. [137] 1031 recebinde üstâdı ve Efendisi mecbûr-ı inzivâ oldukları esnâda akrânının hased ve istirkâbıyla menkûb olup yıllarca açıkda kaldı.

1038 senesi ramazanında üstâdının etbâ’ından olan Hüsrev Paşa Sadr-ı a’zam olduğu münâsebetle İzmir mollası oldu. Ba’de’l-azl, 1042 muharreminde Medine-i Münevvere, 1043 muharreminde Mekke-i Mükerreme mollası olarak yine mahsûd-ı akrân olmuştu.

1044 muharreminde müddet-i örfiyesini ikmâl ederek avdet ve İstanbul’da ihtiyâr-ı tekâüd edib on bir yıl kadar vazîfe-i tekâüdle dem-güzâr olduğu halde 1055’de dâr-ı bekâya irtihâl etdi. Edirne kapısı haricinde Emîr Buhârî dâmâdı Amasyalı Mahmûd Çelebi ve Şeyhülislam Kemal Paşazâde Ahmed Çelebi civârında medfûndur. Şeyhî Efendi “Zeyl-i Zeyl-i Şakâyık”da diyor ki; “Âlim, fâzıl, serbülend-i emâsil idi” Seng-i mezârında “Rûh-ı Şükrullah’a sad gûne du’â 1055” yazılıdır. Dâmâdı ulemâdan Akşehirli Hüseyin Efendi müderris iken 1050 rebîülâhirinde vefât etdi. [138]