Özgün Metin
Geh râmiş-i lüṭfuñla idüp tâze nevâ
Geh tâbiş-i ḳahrıñla olup lerze-nümâ
Bülbül mü semender mi göñül kim yeridir
Geh külḫan-ı ḫavf gehî gülzâr-ı recâ
Günümüz Türkçesiyle
1. Kimi zaman lütfunun neşesiyle taze nağmeler söyleyerek, kimi zaman kahrının harareti karşısında titreyerek (yaşarım).
2. Gönül bülbül müdür, yoksa semender mi; yeri kimi zaman korku külhanı, kimi zaman ümit gül bahçesidir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir dört mısralık bir rubâîdir; birinci, ikinci ve dördüncü mısralar "nevâ, nümâ, recâ" kelimeleriyle kafiyelidir, üçüncü mısra serbest bırakılmıştır. Neşirde vezin gösterilmemiştir. Öntürk ile Tunçadam'a göre divanın "rubâ‘îyyât" başlıklı bölümünde biri Farsça olmak üzere dört rubâî vardır; bu, makalede örnek olarak verilen ilk rubâîdir. Neşrin PDF dökümünde "ṭ" harfi "š" olarak çıktığı için "lüṭfuñla" kelimesi düzeltilmiştir.
Anlam ve Söz Sanatları
Rubâî, tasavvufta "havf ve recâ" diye anılan korku ile ümit arasındaki hâli anlatır. Şair Allah'a seslenir: lütfu gönlü neşelendirip ona taze nağmeler söyletir, kahrı ise onu titretir. Üçüncü mısrada gönül iki varlığa benzetilir: gül bahçesinde öten bülbül ve ateşte yaşadığına inanılan efsanevi hayvan semender. Dördüncü mısra bu ikiliği bir leff ü neşr düzeniyle tamamlar: korku külhanı (hamam ocağı) semendere, ümit gül bahçesi bülbüle karşılık gelir. "Lütuf" ile "kahır", "külhan" ile "gülzâr", "havf" ile "recâ" arasında kurulan tezatlar dört mısralık şiire sıkı bir yapı kazandırır.
Tarihî Bağlam
Rubâînin yazıldığı tarih bilinmez. Öntürk ile Tunçadam Âkif'in dinî içerikli şiirlerinin dikkat çektiğini söyler. Şairin hayatı için Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Tolga Öntürk ve Özcan Tunçadam, "Amasyalı 'Îdî-zâde Âkif Mustafa ve Divanı", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi, 6(12), 2020, s. 259-281 (metin: s. 280). https://doi.org/10.28981/hikmet.683811
Çevrimiçi kaynaklar






