Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün
İşitmiş k’ol gül-i nev-ḥîz ‘azm-i gülsitân itmiş
Hezâr-ı dil ḳafesgâh-ı bedenden çoḳ fiġân itmiş
Seni pâmâl-i nâz itdim diyü ol şehlevend-i şûḫ
Nişân-ı nîze-i ḫâra şikâf-ı imtinân itmiş
Ḳabâ-yı şemse-dâr-ı sürḫle gör rûy u gerdânın
Şafaḳda ferḳadândır mihr ṣubḥile ḳırân itmiş
Hirâs-ı mâr-ı zülfinden ḳaçup çeşmine kebk-i dil
Varup serpençe-i bâz-ı cefâda âşiyân itmiş
O ḫûnî ‘Âkife tîġ-i müjedir kef-i çeşm-i mest
Teraḥḥümkâr olup dün bir nigâh-ı cân-sitân itmiş
Günümüz Türkçesiyle
1. (Gönül) o yeni yetişmiş gülün gül bahçesine gitmeye niyet ettiğini işitmiş; gönül bülbülü beden kafesinde çok feryat etmiş.
2. O şuh şehlevend, "seni naz ayağı altında çiğnedim" diye, sert mızrağın açtığı yarayı bir minnet yarığı saymış. (Beyit tam açık değildir.)
3. Güneş desenli kırmızı kaftanıyla yüzünü ve gerdanını gör: şafakta parlayan Ferkadan yıldızlarıdır; güneş sabahla bir araya gelmiş.
4. Gönül kekliği zülfünün yılanından korkup gözüne kaçmış; varıp cefa doğanının pençesinde yuva kurmuş.
5. O kan dökücü sarhoş göz, kirpikleri Âkif'e kılıç iken, dün merhamet edip can alan bir bakış etmiş.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "itmiş" fiilidir; kafiye "gülsitân, fiġân, imtinân, ḳırân, âşiyân, cân-sitân" kelimelerindeki "-ân" sesine dayanır. Redifin "-miş" ekiyle kurulması, gazele başkasından duyulmuş ya da sonradan fark edilmiş olayları anlatan bir hikâye havası verir. Numara, Öntürk ile Tunçadam'ın makalesindeki örnek şiir sırasıdır; şiirin divandaki gazel numarası makalede verilmemiştir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelde kuş imgeleri ağır basar. Matlada sevgili gül bahçesine gidecek bir gül, âşığın gönlü ise beden kafesinde inleyen bir bülbüldür. Dördüncü beyitte gönül bir kekliğe dönüşür: sevgilinin yılana benzetilen zülfünden kaçar, ama sığındığı göz cefa doğanının pençesidir. Böylece kurtuluş sanılan yer daha büyük bir tehlike olur. Üçüncü beyitte sevgilinin kırmızı kaftanı içinde görünen yüzü ve gerdanı, şafak kızıllığında parlayan yıldızlara ve sabahla buluşan güneşe benzetilir; "ḳırân" kelimesi iki gök cisminin bir burçta buluşmasını anlatan bir müneccim terimidir. Mahlas beyti bir tezatla biter: sarhoş göz merhamet edip bir bakış atar, ama bu bakış can alıcıdır. İkinci beytin anlamı yaklaşık olarak verilmiştir.
Tarihî Bağlam
Gazelin kime ve ne zaman yazıldığı bilinmez; şiirde tarihî bir kişiye ya da olaya işaret yoktur. Şairin hayatı için Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Tolga Öntürk ve Özcan Tunçadam, "Amasyalı 'Îdî-zâde Âkif Mustafa ve Divanı", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi, 6(12), 2020, s. 259-281 (metin: s. 278). https://doi.org/10.28981/hikmet.683811
Çevrimiçi kaynaklar






