Sekiz dörtlükten oluşan bu metnin dörtlükleri konu bakımından birbirine bağlanmaz: ırmağı geçemeyen birinin yakınmasıyla başlar, Amasya'nın elmasına, keşkeğe, kaynayan semaverlere uğrar ve bir kızın cilvesine dayanamayan bir gönülle biter. Çoğu yedi heceli dizeleri ve birinci, ikinci ve dördüncü dizesi kafiyeli kıtalarıyla her dörtlük ayrı bir mani gibi kurulmuştur. Dörtlükleri tek başlık altında toplayan metin, internetteki bir türkü derlemesinde yöresi Amasya, sahibi anonim gösterilerek yer alır; kimden derlendiği ve hangi ezgiyle söylendiği yazılmamıştır.

Künye

  • Repertuvar no: yok; TRT repertuvarında Amasya yöresinde kayıtlı değildir
  • Yöre: Amasya
  • Biçim: sekiz dörtlükten oluşan mani dizisi
  • Kaynak kişi, derleyen, derleme tarihi: gösterilmemiş
  • Makam, usul: bilinmiyor
  • Söz ve müzik: anonim
  • Bağlantılar: TRT bağlantısı yok; sözler Türkü Yurdu'nda

Sözleri

Irmaktan geçemiyom
Az doludur içemiyom
Üç beş dostu görünce
Yazmadan edemiyom

Amasya'nın elması
Hoştur yari sarması
Kadehle olmaz bu iş
Doldur bu bakır tası

İşkefen pek yumuşak
Gerdanın pamuktan ak
Ne haldeyim bir bilsen
Çöz hırkam sineme bak

Yoğurdunu çaldın mı
Selamını aldın mı
Şu benim feryadımı
Seni hiç kaale aldın mı

Helkeciler boş geliyor
Sesin birhoş geliyor
Ulan domuzun kızı
Gözün taşı deliyor

Keşkeği vur fırına
Pişiversin yarına
Yalnız yeme sevdiğim
Haber sal dostlarına

Irmakta çimen güzel
Düşüme giren güzel
Ya mendil salla
Ya el Hakcası yanıma gel

Semaverler kaynasın
Gençler simsim oynasın
A kız senin cilvene
Bu can nasıl dayansın

İlk dörtlüğün ikinci dizesi iki türlü okunabilir: "az" yöre ağzında ağız demek olabilir (ağzım dolu, içemiyorum) ya da su azdır, yalnız doludur anlamına gelebilir; metin bunu çözmez. Dörtlüğün geri kalanı açıktır: üç beş dostu görünce yazmadan (bu sözleri söylemeden) edemiyorum. İkinci dörtlükte Amasya'nın elması anılır, sevgiliyi sarmak hoştur, kadehle olmaz, bakır tası doldur denir. "Helke", su taşınan bakır kova, bakraçtır; helkeciler boş dönerken sevgilinin sesi hoş gelir, gözü taşı deler. Keşkek dörtlüğü sofrayı dostlarla paylaşmayı ister. Üçüncü dörtlükteki "işkefen" ile yedinci dörtlükteki "Hakcası", son dörtlükteki "simsim" sözlerinin anlamı yayımlanan metinde açıklanmamıştır; yedinci dörtlüğün üçüncü dizesi de öbürlerinden kısadır.

Hikâyesi

Sözlere, belli bir olaydan doğduklarını gösteren bir anlatı eşlik etmiyor. Birbirinden bağımsız manilerin aynı başlık altında toplanmış olması da tek bir yakılış hikâyesi aramayı güçleştirir.

Müzikal Özellikleri

Manilerin hangi ezgiyle söylendiğini gösterecek bir nota ya da usul bilgisi ortada yok. Dizelerin hece sayısı yer yer değişir: çoğu yedi hecedir, ama "Seni hiç kaale aldın mı" dokuz, "Ya mendil salla" beş hecedir. Bu farkların ezgide nasıl karşılandığı, nota olmadan bilinemez. Başlığı veren ilk dörtlüğün kafiyesi "geçemiyom, içemiyom, edemiyom" biçiminde yöre söyleyişiyle kurulmuştur.

Derlemeler ve Varyantlar

Dizinin iki dörtlüğünün ilk dizesi, Haluk Yücel'in seksen dokuz eserlik dökümünde ayrı eser adları olarak geçer. "Amasya'nın elması" tür tablosunda iki ayrı satırda kırık hava olarak yer alır ve usul tablosunda iki satırın ikisi de dokuz zamanlı sütunda işaretlidir. "Keşkeği vur fırına" ise 4/4'lük bir kırık havadır. Yücel bu adların sözlerini vermediği için onun saydığı eserlerin bu dörtlüklerle aynı olup olmadığı belirlenemiyor; iki eser Amasya'nın Elması ve Keşkeği Vur Fırına sayfalarında ayrıca ele alınır. Aynı listedeki "Samâveri hâlleyleyin" de semaveri anar; adı buradaki son dörtlüğün ilk dizesinden farklıdır ve iki metin arasında bir bağ kurulmamıştır.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Dizi bir okuyucu adıyla yayımlanmamıştır; onu söyleyen bir sanatçıya, plağa ya da radyo kaydına da rastlanmadı. Yöre ezgilerinin geri kalanını Yeşilırmak'ın Ezgisi bir araya getiriyor.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar