"Kâf u nûn hitâbı izhâr olmadan / Biz bu kâinatın ibtidâsıyız." Son devir Bektaşî şairi Edib Harâbî'nin bu matlaı, TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesine göre bütün Bektaşîlerce ezbere bilinir ve dergâhlarda okunurdu. İstanbullu bir şairin bu nefesi, 5 Temmuz 1943'te Amasya'nın Zigala (bugün Aydınca) köyünde Âşık Davut Aslan ile Mehmet İnan'ın sesinden Ankara Devlet Konservatuvarı'nın plağına geçti. TRT repertuvarında 4603 numarayı taşıyan eser kırık havalar bölümündedir ve konusu "ilahi" diye yazılmıştır. Repertuvar adı sözün ilk kelimelerini "Kafu'nun" diye bitişik yazar; doğrusu "Kâf u Nûn"dur.
Künye
- Repertuvar no: TRT Türk Halk Müziği repertuvarı 4603 (kırık hava bölümü)
- Yöre: Amasya; konservatuvar kataloğunda kayıt yeri tahminen Zigala (Aydınca)
- Kaynak kişi: Âşık Davut Aslan ve Mehmet İnan; icra da kendilerine ait
- Derleyen: Ankara Devlet Konservatuvarı (Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen, Rıza Yetişen)
- Derleme tarihi: 5 Temmuz 1943; konservatuvar kataloğunda sıra 3597, plak 1109/A-4, adı "Mersiye (Garip'ten): Kâf nun kitabi ızhar olmadan"
- Notaya alan: Altan Demirel
- Makam: Uşşak dizisi; karar ve bitiş La
- Usul: 2/4
- Ses alanı: La ile Re arası, dört ses
- Türü: deyiş (Bektaşî nefesi); repertuvarda konusu "ilahi"
- Söz: Edib Harâbî (1853-1916); repertuvar notunun açıklaması da sözleri Harâbî'ye verir. Şair 1956'dan önce öldüğü için sözler telif kapsamında değildir.
- Müzik: anonim
- TRT bağlantısı: TRT'nin eser bazında açık bir repertuvar sayfası olmadığından 4603 numaralı notanın künyesi, sözleri ve söz açıklamaları Repertükül'de okunabilir.
Sözleri
Metin 4603 numaralı notadan aktarılmıştır. Notada büyük harflerle yazılı olan sözler küçük harfe çevrildi; okunuşa yardım olsun diye uzatma işaretleri eklendi.
Kâf u nûn hitâbı izhâr olmadan
Biz bu kâinatın ibtidâsıyız
Kimseler vâsıl-ı dîdâr olmadan
Biz Kâbe-i kavseynin ev ednâsıyız
Yok iken Âdem'le Havvâ âlemde
Hak ile hak idik sırr-ı müphemde
Bir gececik mihman kaldık Meryem'de
Hazreti İsa'nın öz babasıyız
"Küntü kenz" sırrının olduk âgâhı
Ayn'el-yakîn bildik Cemâlullah'ı
Ey hoca bizdedir sırr-ı ilâhî
Biz Hacı Bektaş'ın fukarasıyız
Bize "peder" dedi tıfl-ı Mesîhâ
"Rabbi ernu" diye çağırdı Musa
"Len terânî" diyen idik biz sana
Biz Tûr-i Sînâ'nın tecellâsıyız
Zâhidâ âşinâmız "innâ fetahnâ"
Harâbî kemteri serseri sanma
Bir kılı kırk yaran kâmiliz ammâ
Pîr Balım Sultan'ın budalasıyız
Nefesin her kıtası aynı iddiayı başka bir yerden kurar: söyleyen "biz", yaratılıştan önce vardır. "Kâf u nûn", Arap harfleriyle "kün", yani "ol" emrinin iki harfidir; Allah'ın "ol" demesiyle yaratmasına işaret eder. İlk kıta şöyle anlaşılır: "ol" hitabı henüz duyulmadan biz bu kâinatın başlangıcıydık; daha kimse Allah'ın yüzüne kavuşmamışken biz "kâb kavseyn ev ednâ" makamındaydık. Bu son terim, repertuvar notunun açıklamasına göre Hz. Peygamber'in miraçta Allah'a "iki yay arası kadar, hatta daha yakın" yaklaşmasına telmihtir.
İkinci kıtada Âdem ile Havva henüz yokken "Hak ile hak", belirsiz bir sırrın içinde bulunulduğu söylenir; Meryem'de bir gece konuk kalınmış, İsa'nın "öz babası" olunmuştur. Üçüncü kıtada "küntü kenz", yani "Ben gizli bir hazineydim" sözüyle anılan yaratılış sırrına ermiş, Allah'ın cemalini ayn'el-yakîn, gözle görür gibi bilmiş olan, Hacı Bektaş'ın fakirleridir. Dördüncü kıta Musa'nın Tur dağındaki dileğini anar: "Rabbim, kendini bana göster" diyen Musa'ya "Beni asla göremezsin" (len terânî) cevabını veren, Tur'da tecelli eden yine "biz"dir. Notada bu dilek "Rabbi ernu" diye yazılmıştır; Kur'an'daki biçimi "Rabbi erinî"dir.
Son kıtada şair, zahide, yani dış görünüşe bağlı sofuya seslenir: bizim tanıdığımız "innâ fetahnâ" ("Biz sana apaçık bir fetih verdik") ayetidir; bizi yıkık, değersiz, serseri sanma; kılı kırk yaran kâmil insanlarız, ama Pîr Balım Sultan'ın budalalarıyız. Burada "harâbî" kelimesi hem "harap, yıkık" anlamıyla dizeye girer hem de şairin mahlasıdır. "Budala", Bektaşî dilinde dünyadan elini eteğini çekmiş derviş anlamındaki "abdal"ın çoğuludur; Balım Sultan ise tarikatın Hacı Bektaş'tan sonraki ikinci piri sayılır. Metin boyunca "ben" yerine "biz" denir. Bu "biz", tasavvuf dilindeki kâmil insan ve onun yolunu tutanlar olarak anlaşılabilir; bu, kaynaklarda ayrıca yorumlanmamış bir okumadır.
Hikâyesi
Nefesin ne zaman ve hangi vesileyle yazıldığı bilinmiyor. Bilinen, şairi ve nefesin Bektaşî dergâhlarındaki yeridir. Asıl adı Ahmed Edib olan Harâbî İstanbul'da doğmuş, on yedi yaşlarında Merdivenköy Şahkulu Dergâhı şeyhi Mehmed Ali Hilmi Dedebaba'ya mürit olmuş, Çanakkale ve Preveze'de kâtiplik, uzun yıllar da donanmada gemi kâtipliği yapmıştır. Divanının yazma nüshaları Süleymaniye Kütüphanesi'nde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı'ndadır. Ansiklopedi şairin ölüm yılını 1916 verir; repertuvar notunun açıklaması ise 1917 der.
Nefesin Amasya'ya nasıl ulaştığına dair bir bilgi yoktur. Derleme fişindeki başlık ayrıca iki soru bırakır. Birincisi "mersiye" adıdır: bu söz Alevî-Bektaşî geleneğinde daha çok Kerbela için okunan yas şiirlerine verilir, oysa nefeste Kerbela anılmaz. İkincisi "Garip'ten" kaydıdır. Bu, nefesin Garip mahlaslı bir şaire mal edildiğini gösterebilir; ama aynı katalogda bir gün sonra Amasya'da Osman Çevikçe'den alınmış "Garip Makamı" adlı bir parça da vardır ve "Garip" burada bir ezgi adı da olabilir. Hangisinin kastedildiği fişten çıkmaz. Sözlerdeki "Harâbî" mahlası ise metnin sahibini açıkça gösterir.
Müzikal Özellikleri
Haluk Yücel 2023'te Amasya türkülerindeki Alevî-Bektaşî unsurlarını incelediği çalışmada bu eserin notasını yayımlar ve çözümler. Ona göre melodiyi oluşturan motiflerde ağırlıkla ikili ve üçlü aralıklar kullanılır; eserin girişinde sazların çaldığı on üç ölçülük bir ara nağme vardır. Uşşak dizisinde ve 2/4 usulündedir, makam ya da usul değişikliği yapılmaz. Ses alanı La ile Re arasında dört sestir. Sözler aynı ezgi üzerine okunan beş kıtadan oluşur.
Nail Demircioğlu da eseri Amasya'nın Uşşak karakterli türküleri arasında sayar ve aynı değerleri verir: karar La, usul 2/4, ses alanı La-Re. Dört seslik dar alan, uzun on bir heceli dizelerin kelime kelime, hece hece duyulmasına imkân verir; ezgi sözün önüne geçmez. Aynı genişlik "Ben Bir Çakı Bıçağım" ile "Değirmen Önünde Bir Böyük Tarla"da da vardır; üçünün de kaydı 1943'te Zigala'da yapılanlar arasında sayılır.
Okuyanlar ve Kayıtlar
Âşık Davut Aslan ile Mehmet İnan aynı gün heyete "Rast Geldi Bir Mahbubu Âlem", "Cemal", "Keklik", "Söyleyim Dinleyim", "Leylü Neha Arz Ederdim" ve "Men Aref" gibi parçalarla birlikte Sarcalan köyünden Molla Mustafa ve oğlu için yakılmış ağıtı da okumuştur; bu ağıt repertuvarda 4599 numaralı "Değirmen Önünde Bir Böyük Tarla"dır. Davut Aslan'ın tek başına okuduğu Gönüller Semahı da "Yüce Dağ Başında Koyun Güderken" adıyla 4604 numarayla repertuvara girmiştir. Haluk Yücel'in çalışması, Amasya'nın repertuvardaki Alevî-Bektaşî içerikli eserlerinin kaynak kişileri arasında Âşık Davut Aslan ile Mehmet İnan'ı da sayar. Bu Amasya ezgisiyle nefesi sonradan okuyanlara ya da plak kayıtlarına dair yayımlanmış bilgi yok.
Deyiş ve semahlarıyla birlikte Amasya türkülerinin genel değerlendirmesi Yeşilırmak'ın Ezgisi yazısındadır.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Abdullah Uçman, "Edib Harâbî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 10, İstanbul 1994, s. 422. https://islamansiklopedisi.org.tr/edib-harabi
- Haluk Yücel, "Amasya Yöresi Türkülerinde Alevi-Bektaşi Unsurları ve Bu Eserlerin Müzikal Analizleri", Online Journal of Music Sciences, 8(2), 2023, s. 260-279 (s. 264, 266, 273-274, 277). https://dergipark.org.tr/tr/pub/ojomus/article/1408681
- Celal Volkan Kaya, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın Halk Müziği Alan Araştırmaları Kataloğu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, 2014, s. 15, 226-227, 710. https://polen.itu.edu.tr/items/5c1646fa-5b7d-45fb-9585-e92fc717de0b
- Nail Demircioğlu, "TRT Repertuvarında Bulunan Amasya ve Samsun Yöresi Uşşak Türkülerinin Makamsal ve Ritmik Yönlerden Karşılaştırmalı İncelenmesi", Art Vision, 28(49), 2022, s. 162-171 (Tablo 4, s. 167; Tablo 7, s. 169-170). https://dergipark.org.tr/tr/pub/artvision/article/1427767
- Haluk Yücel, "Amasya Türkülerinin Söz ve Müzik Unsurları Bakımından İncelenmesi", Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science, 5(22), 2018, s. 372-386 (Tablo 5, s. 379). https://sobider.com/files/sobider_makaleler/1988831788_4168 Haluk YÜCEL.pdf
Diğer kaynaklar
- Repertükül, "Kafu'nun Hitabı İzhar Olmadan", TRT THM repertuvarı no. 4603, künye, sözler ve açıklamalar. https://www.repertukul.com/KAFU-NUN-HITABI-IZHAR-OLMADAN-4603
Çevrimiçi kaynaklar






