TRT repertuvarında Amasya'ya kayıtlı eserler içinde konusu "semah" diye yazılan iki parçadan biri budur, ama sözlerinde ne bir pir ne de bir imam adı geçer: koyun güden bir çoban, suya giden bir güzel, gül dalında öten bülbül ve sevgiliden kalan bir tutam saç. Parça, 5 Temmuz 1943'te Ankara Devlet Konservatuvarı heyetince, Amasya merkeze bağlı Zigala (bugünkü Aydınca) köyünde Âşık Davut Aslan'ın sesinden plağa alınmış, heyetin listesine de "Gönüller Semahı" adıyla, ağırlama bölümü olarak yazılmıştır. Repertuvardaki numarası 4604'tür; yeri kırık havalar bölümüdür.

Künye

  • Repertuvar no: TRT Türk Halk Müziği repertuvarı 4604 (kırık hava bölümü)
  • Yöre: Amasya; repertuvarda ilçe ya da köy yazılmamış, konservatuvar kataloğunda kayıt yeri tahminen Zigala (Aydınca)
  • Kaynak kişi: Âşık Davut Aslan; icra eden de kaynak kişidir
  • Derleyen: Ankara Devlet Konservatuvarı (Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen, Rıza Yetişen)
  • Derleme tarihi: 5 Temmuz 1943; konservatuvar kataloğunda sıra 3600, plak 1110/A-1, adı "Gönüller Semahı –Ağırlama–: Yüce dağ başında goyun güderken"
  • Notaya alan: Altan Demirel
  • Makam: Basit Suzinak dizisi; karar ve bitiş Sol
  • Usul: 9/8
  • Ses alanı: Sol ile Mi arası, altı ses
  • Türü: semah (repertuvarda "Konusu - Türü: Semah")
  • Söz ve müzik: anonim
  • TRT bağlantısı: TRT repertuvarının eser eser açık bir adresi yoktur; 4604 numaralı notanın künyesi, sözleri ve iki sayfalık nota görüntüsü Repertükül'de yer alır, sayfada bir de ses dosyası çalınabilir.
  • Genel yazı: Yeşilırmak'ın Ezgisi

Sözleri

Dizeler 4604 numaralı notanın sırasını izler. Notanın büyük harfleri küçültüldü; ikinci bölümü açan "Pervane" ibaresine dokunulmadı.

Yüce dağ başında koyun güderken
Salını salını suya giderken
Bülbül gül dalında sual ederken
Bir dilek diledim yar senin için
Aşağıdan gelir yavrunun göçü
Gene nerden gelin canımın içi
Koynumda sakladım verdiğin saçı
Düşürdün dillere sevdiğim beni
Pervane:
Yarin efkârından yarin gamından
Bana bir acayip hal oldu bugün
Benim bir derdimi bine getirdin
Yandı ciğerciğim kül oldu bugün
Durnamın kanadı bir karış telden
Çekerim ayrılık ne gelir elden
Garip bülbül gibi ayrıldım yardan
Bülbülüm gülmeden dur oldu bugün

İlk kıtada üç ayrı görüntü aynı ana bağlanır: dağ başında koyunlar otlarken, sevgili salına salına suya giderken, bülbül gül dalına bir şey sorarken söyleyen, yar için bir dilek tutmuştur. İkinci kıtada aşağıdan bir göç gelir; "yavru" burada sevgili için kullanılan bir sevgi sözüdür, "canımın içi" de aynı kişiye seslenir. Söyleyen, sevgilinin verdiği saç tutamını koynunda saklamış, ama bu sevda yüzünden dile düşmüştür.

"Pervane" başlığıyla ayrılan ikinci bölümde ton ağırlaşır. Yarin derdi ve kederi yüzünden tuhaf bir hâle düşülmüş, bir dert bine çıkmış, ciğer yanıp kül olmuştur. Son kıtada turnanın kanadı bir karış tüyle anılır ("tel" burada kanadın uzun teleklerini düşündürür); söyleyen ayrılığa katlanmaktan başka elinden bir şey gelmediğini söyler ve kendini kimsesiz, garip bir bülbüle benzetir. Son dizedeki "dur olmak" sözünü repertuvar notu "uzakta kalmak, uzağa düşmek, ayrılmak" diye açıklar: bülbül, yani sevgili, gülemeden uzağa düşmüştür. Aynı not turnanın Alevî-Bektaşî inancında kutsal sayıldığını da hatırlatır.

Sözlerin semah adıyla derlenmesi ilk bakışta şaşırtabilir. Haluk Yücel'in Amasya türkülerinde Alevî-Bektaşî unsurlarını taradığı çalışmada bu parça örnekler arasında yer almaz; metinde inanç kavramı olarak sayılabilecek tek söz de turnadır. Sevgiliye yazılmış bir koşmanın cem törenindeki dönüşe eşlik etmesi, eldeki fişten çıkan bir olgudur; bunun nasıl bir töre bağlı olduğunu kaynaklar açıklamaz.

Hikâyesi

Bu semahın geçmişinden elde kalan, 5 Temmuz 1943'teki kayıt günüdür; sözleri kimin, hangi olay üzerine söylediğini anlatan basılı bir rivayet yok. Heyet o gün Zigala'da birkaç kaynak kişiyle çalışmış, Davut Aslan'ı çoğu parçada Mehmet İnan'la birlikte, iki semahta ise tek başına dinlemiştir. Katalogda "Gönüller Semahı"nın hemen arkasından, yine Davut Aslan'ın tek başına okuduğu ikinci bir plak yüzü gelir: sıra 3601, "Kırklar Semahı (Ağırlama ve Yeldirme)", ilk dizesi "Yarin efkârından yarin gamınden". Bu dize, TRT notasında "Pervane" başlığıyla başlayan ikinci bölümün ilk dizesiyle aynıdır. Notanın, iki ayrı plak yüzüne alınmış iki semahı tek eserde birleştirmiş olması bu yüzden kuvvetle muhtemeldir; ama notanın kendisi bunu belirtmez ve 3601 numaralı plak yüzünün yeri ve tarihi katalogda tahmin olarak, köşeli parantez içinde verilmiştir.

Adlar da ayrıca bir düğüm oluşturur. Davut Aslan'ın iki plak yüzünden biri "Gönüller", öbürü "Kırklar" semahı diye geçer; Musa Aslan'ın üç gün sonra Merzifon'da okuduğu semah ise repertuvara "Kırklar Semahı – Gönüller Semahı" ikili adıyla girmiştir. İki âşığın aynı soyadını taşıması bir akrabalığı düşündürebilir; yararlanılan kaynakların hiçbiri buna değinmez.

Müzikal Özellikleri

Nail Demircioğlu, Amasya'nın TRT'deki kırk sekiz türküsünü makam ve ritimleriyle bir tabloda gösterir; Basit Suzinak dizisi o tabloda yalnız bir kez, listenin son satırındaki bu semahta görünür. Ezgi Sol'de karar kılıp yine Sol'de biter, usulü 9/8'dir. Ses alanı Sol'den Mi'ye uzanan altı sesle sınırlı kalır; bu dar alan, on bir heceli uzun dizelerin hece hece duyulmasına elverir.

Notanın iki bölümü aynı usulde yazılmıştır ve künye bölümler arasında bir dizi ya da usul değişikliği göstermez. Konservatuvar fişindeki "ağırlama" ve "yeldirme" adları, semahın ağır bir girişle başlayıp hızlanan bir bölümle sürdüğünü düşündürür; TRT notası bu ayrımı yalnız "Pervane" başlığıyla işaretler. Haluk Yücel'in 2018'de yayımlanan tür tablosunda da parça, ilk dizesiyle Amasya türküleri arasında yer alır.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Davut Aslan'ın 1943'te doldurduğu plaktan başka belgeli bir icra bilinmiyor; repertuvar künyesinin "icra eden" hanesinde de kaynak kişinin adı durur. Davut Aslan'ın repertuvardaki öbür iki eseri, Mehmet İnan'la birlikte okuduğu 4599 numaralı ağıt ile 4603 numaralı nefestir. Haluk Yücel de Amasya'nın Alevî-Bektaşî içerikli repertuvar eserlerinin kaynak kişileri arasında onun adını anar. Âşığın hayatı konusunda, doğum ve ölüm tarihleri de içinde olmak üzere, basılı kaynaklar sessizdir. Semahı sonraki yıllarda okuyan ya da plağa alan birinin adı da bu kaynaklarda geçmez.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar