Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü / mefā‘īlü / mefā‘īlü / fe‘ūlün
Ḳan eylemege n’ola o beñler ise bā‘is̱
Ḳan içicilikdir heves ü meyl-i berāġıs̱
Ey şūḫ hele bir maḥż-ı ḳıyāmet imişiñ sen
Ḥaḳḳıñda seniñ gerçi çoḳ olduydı ḥavādis̱
Şīrīn-lebi ḳaymaḳ durur ol ṭūṭī-dehānıñ
Aġız degil olmam yemīn itsem daḫi ḥānis̱
Bu ḫastegī-i ḥasret-i meyden ger ölürsem
Ey pīr-i muġān muġ-beçelerdir baña vāris̱
Ṭaş dikdi anıñ ḫiẕmet-i ‘aşḳında bu Vāżıḥ
Ḳabri ṭaşı bī-hūde yere olmadı ḥādis̱
Günümüz Türkçesiyle
1. O benler kan dökmeye sebep olursa buna şaşılmaz; çünkü pirelerin hevesi ve meyli kan içmektir.
2. Ey şuh, meğer sen tam bir kıyametmişsin; gerçi hakkında daha önce de çok şey olup bitmişti.
3. O papağan ağızlının tatlı dudağı kaymaktır; "Bu bir ağız değildir" diye yemin etsem, yeminimi bozmuş olmam.
4. Bu şarap hasretinin hastalığından ölürsem, ey meyhaneci pir, mirasçılarım meyhane çırakları olur.
5. Bu Vâzıh onun aşkının hizmetinde taş dikti; kabir taşı boş yere ortaya çıkmadı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik gazel, hezec bahrinin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif yoktur; kafiye "bā‘is̱, berāġıs̱, ḥavādis̱, ḥānis̱, vāris̱, ḥādis̱" kelimelerindeki "-is̱" sesidir. Babaarslan'ın harflere göre dökümüne göre Dîvânçe'de "se" (ث) harfiyle biten tek gazel budur; Türkçede bu harfle biten kelime az olduğu için kafiyeler bütünüyle Arapça kelimelerden kurulmuştur. Mahlas son beyitte geçer. Kime yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyit, benlerle pireler arasında kurulan alışılmadık bir benzetmeye dayanır. Siyah benler küçük, kara noktalar oldukları için pirelere benzetilir; pirelerin işi kan içmek olduğuna göre benlerin kan dökmesine şaşmamak gerekir. Divan şiirinde ben çoğunlukla Hintli, misk tanesi ya da nokta olarak düşünülür; burada gündelik hayattan gelen bir böcek imgesiyle karşılaşmak, Babaarslan'ın Vâzıh'ta gördüğü mahallî söyleyişin bir örneğidir. Üçüncü beyitte sevgilinin dudağı kaymağa benzetilir ve ağzın küçüklüğü üzerine bir söz söylenir: ağız o kadar küçüktür ki "bu ağız değildir" diye yemin edilse bile yalan yere yemin edilmiş olmaz.
Gazelin kafiye kelimelerinin çoğu fıkıh ve kelâm terimleridir: "ḥānis̱" (yeminini bozan), "vāris̱" (mirasçı), "ḥādis̱" (sonradan var olan) ve "ḥavādis̱" (olaylar). Müftülük yapmış bir şairin kalemi, aşk gazelinin içine mesleğinin dilini de taşır. Dördüncü beyitte şair, ölürse mirasçılarının meyhane çırakları olacağını söyleyerek miras hukukunun dilini meyhaneye uygular. Son beyit, aşk yolunda ölen şairin mezar taşının boşuna dikilmediğini, o taşın bu aşkın bir nişanı olduğunu söyler.
Kaynakça
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1936; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 60b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar






