Özgün Metin

Vezin: mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün

Meh-i tābān-ı eflāk-i nezāket sen misin Ṣāliḥ
Şeh-i ḫūbān-ı āfāḳ-ı melāḥat sen misin Ṣāliḥ
Seḥāb-ı āsumān-ı ḳudret-i Bārī te‘ālādan
Nev-üftād jāle-i verd-i leṭāfet sen misin Ṣāliḥ
‘Aḳ(ı)l sırr-ı ḳad-i serv-i ḫırāmānıñda dermānde
Nihāl-i nev-res-i gülzār-ı ḥayret sen misin Ṣāliḥ
Bu zīnetler bu ṣūretler bu naḫvetler bu hey’etler
Bu ḥāletler nedir ṭāvūs-ı cennet sen misin Ṣāliḥ
Seni bu Vāżıḥ istidlāl eyler ṭoġrusın söyle
Nişān-ı fitne-i rūz-ı ḳıyāmet sen misin Ṣāliḥ

Günümüz Türkçesiyle

1. Nezaket göklerinin parlak ayı sen misin, Sâlih; güzellik ufuklarının güzeller şahı sen misin, Sâlih?

2. Yüce Yaratıcı'nın kudret göğünün bulutundan, letafet gülünün üstüne yeni düşmüş çiy tanesi sen misin, Sâlih?

3. Akıl, salınan servi boyunun sırrı karşısında çaresiz kalmıştır; hayret gül bahçesinin taze fidanı sen misin, Sâlih?

4. Bu süsler, bu suretler, bu çalımlar, bu duruşlar, bu hâller nedir; cennet tavusu sen misin, Sâlih?

5. Bu Vâzıh senden (bir sonuç) çıkarıyor, doğrusunu söyle: kıyamet gününün fitnesinin alameti sen misin, Sâlih?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel beş beyittir ve hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif, her beyti soru hâline getiren "sen misin Ṣāliḥ" sözüdür. Kafiye "nezāket, melāḥat, leṭāfet, ḥayret, cennet, ḳıyāmet" kelimelerindeki "-et" sesidir. Matla beytinde iki mısra da aynı redifle bittiği için redif şiir boyunca altı kez tekrarlanır. Mahlas son beyitte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiirin bütün beyitleri Sâlih adlı bir güzele yöneltilmiş sorulardır. Şair sevgilisinin ay mı, güzellerin şahı mı, gül üstüne düşmüş çiy tanesi mi, taze bir fidan mı, cennet tavusu mu olduğunu sorar. Cevabı bildiği hâlde bilmiyormuş gibi sorması divan şiirinde tecâhül-i ârif adı verilen sanattır ve gazelin bütün yapısı bu sanat üzerine kurulmuştur. Benzetmeler gökten (ay, bulut, çiy) bahçeye (gül, fidan, servi) ve cennete (tavus) doğru ilerler. Dördüncü beyitteki "bu zīnetler bu ṣūretler bu naḫvetler bu hey’etler" dizisi, aynı ekle biten kelimelerin art arda sıralanmasıyla mısraa hızlı bir ritim verir.

Son beyitte şair, müderris ve müftü kimliğine uygun bir kelime kullanır: "istidlāl", yani delilden sonuca varmak. Vâzıh bütün bu güzellik alametlerinden bir hüküm çıkarır ve sevgilinin kıyamet gününün fitnesinin işareti olduğunu söyler. Güzelliğin kıyamet koparacak kadar büyük olması divan şiirinin bilinen mazmunlarındandır; burada bir fıkıh ve kelâm terimiyle birleşmesi şiire şairin mesleğinden gelen bir renk katar. Gazelde sevgilinin adının açıkça redife konması, şiiri belli bir kişiye yazılmış gibi gösterir. Ancak Sâlih'in kim olduğu hakkında Dîvânçe'de ya da öteki kaynaklarda bir bilgi bulunamadı. Babaarslan, Vâzıh'ın gazellerinde Nedîm tarzı şûh bir edanın ve döneminin gündelik hayatından izlerin bulunduğunu söyler; bu gazel de o şûh edanın örneklerindendir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar