Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilün
Bezm-tāb ez-ḫancer-i cānān īnīz be’gẕered
Her çi bād-ā-bād mekon tersān īnīz be’gẕered
Ḫāme-i ebrūş ber-pīşān çün ber-levḥ-i sīm
Saṭr-ı zībā’st bā-ḥaṭ-ı reyḥān īnīz be’gẕered
Sāḳī-i bed-mest-i eyyām mey dehed ki ḫancerī
Ġam meḫor ez-gerdiş-i devrān īnīz be’gẕered
Rūzgār-ı ḥüsn-i tū maġrūr nemīsāzed turā
Tū be-dānī ey şeh-i ḫūbān īnīz be’gẕered
Ez-hücūm-ı seyl-i endūh [u] ġam-ı dünyā menāl
Ṣabr kon ey Vāẕıḥ-ı giryān īnīz be’gẕered
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilinin hançerinden gelen acıya dayan, bu da geçer; ne olacaksa olsun, korkma, bu da geçer. (İlk kelime "bezm-tāb" neşirde böyle okunmuştur; anlamı kesin değildir, aktarım bizimdir.)
2. Alnının üstündeki kaşının kalemi, gümüş bir levha üzerindeki gibi, reyhanî hatla yazılmış güzel bir satırdır; bu da geçer. ("Ḫaṭṭ-ı reyḥān" hem reyhanî yazıyı hem fesleğen gibi yeşeren ayva tüyünü anlatır.)
3. Günlerin sarhoş ve huysuz sakisi şarap verir, (ya da) bir hançer; zamanın dönüşünden gam yeme, bu da geçer. (Mısraın ilk yarısı iki türlü okunabilir: saki şarap yerine hançer sunar, ya da şarabı hançer gibidir.)
4. Güzelliğinin zamanı seni mağrur etmeye yaraşmaz; ey güzellerin şahı, sen bilirsin, bu da geçer.
5. Dünyanın tasa ve gam selinin hücumundan inleme; ey ağlayan Vâzıh, sabret, bu da geçer.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dîvânçe'deki on üçüncü gazel Farsçadır; Babaarslan ve Özçakmak bunu ayrıca belirtir. Neşirde Farsça metnin yalnız Latin harfli okunuşu verilmiştir, çevirisi yoktur; bu yüzden yukarıdaki aktarım bizimdir ve kesin olmayan yerler işaretlenmiştir. Beş beyitlik gazel, remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "īnīz be'gẕered" sözüdür; Farsçada "in nîz bogzered" diye okunan bu söz "bu da geçer" demektir. Kafiye "cānān, tersān, reyḥān, devrān, ḫūbān, giryān" kelimelerindeki "-ān" sesidir. Mahlas son beyitte "Vāẕıḥ" yazımıyla geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri aynı öğüde bağlanır: acı da güzellik de dünyanın gamı da geçicidir. "Bu da geçer" sözü Farsçada atasözü gibi kullanılan bir sözdür ve Vâzıh onu redif yaparak her beyti bu öğütle kapatır. İlk beyitteki "her çi bād ā bād" (ne olacaksa olsun) sözü Türkçeye "bâdâbâd" biçiminde geçmiştir. İkinci beyit hat sanatından bir benzetmedir: alın gümüş bir levha, kaş bu levhaya yazılmış güzel bir satırdır. "Ḫaṭṭ-ı reyḥān" sözü tevriyelidir; hem reyhanî denilen yazı türünü hem de yanakta fesleğen gibi yeşeren ayva tüyünü anlatır. Tüy bitince güzelliğin solacağı düşünüldüğünden "bu da geçer" redifi bu beyitte ayrı bir anlam kazanır.
Üçüncü beyitte günler, sarhoş ve huysuz bir sakiye benzetilir; bu saki bazen şarap, bazen hançer sunar. Dördüncü beyit güzele seslenir ve güzelliğin süresinin onu mağrur etmeye değmeyeceğini hatırlatır. Son beyitte şair kendine, "ağlayan Vâzıh"a döner ve sabrı öğütler. Babaarslan Vâzıh'ın Farsçayı eser yazacak kadar bildiğini, Farsça öğretimi için manzum bir eser de yazdığını belirtir. Bu gazel, şairin Farsçayı şiir dili olarak kullanmasının Dîvânçe'deki tek gazel örneğidir.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1938; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 61a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 273.
Çevrimiçi kaynaklar






![Gazel 16 — Ḳaddiñ gibi derd [ü] elemim dilde uzundur](https://amasya05.com/storage/posts/pk6Q9uJa9eseW6aTb6bB0FnQ.jpg)