Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü / fā‘ilātü / mefā‘īlü / fā‘ilün
Ruḫsārı tābı zülf-i siyehle olur ziyād
Zīrā ki didiler ẓaharu’n-nūri bi’s-sevād
Ḫaṭṭı gelürse la‘l-i lebi üzre n’ola kim
Eks̱er şarāb-ı nāb üzerinde olur fesād
Gūyā ki ġamze fetḥ-i şerīfli ḳılıcıdır
Cūyān-ı ‘arbede olıcaḳ çeşm-i ḫūn-nijād
Kaşı ucında beñ yazılurken nūr-āyinī
Düşmüş derūn-ı ḫāmeden ol ḳaṭre-i midād
Rūyında ḫāle baḳdı müneccim didi baña
Vāżıḥ bu ayda var yine bir āfet-i şidād
Günümüz Türkçesiyle
1. Yanağının parıltısı siyah zülüfle artar; çünkü "nur karanlıkla belli olur" demişlerdir.
2. Ayva tüyleri la'l dudağının üzerine gelirse buna şaşılmaz; saf şarabın üzerinde çoğu zaman bozulma olur.
3. Kan dökmeye yaratılmış göz kavga aradığında, gamze sanki üzerine Fetih ayeti yazılmış bir kılıçtır.
4. Kaşının ucundaki ben, nur gibi parlayan o kaş yazılırken kalemin içinden düşmüş bir mürekkep damlasıdır.
5. Müneccim yüzündeki bene baktı ve bana dedi ki: "Vâzıh, bu ayda (hem bu ay içinde hem bu ay yüzde) yine şiddetli bir afet var."
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik gazel, muzari bahrinin "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif yoktur; kafiye "ziyād, sevād, fesād, nijād, midād, şidād" kelimelerindeki "-ād" sesidir. Babaarslan son beyitteki "yine" kelimesinin yazmada "yine yine" diye yazıldığını not eder; tekrarlanan kelime vezne uymadığı için neşirde bir kez verilmiştir. Mahlas son beyitte geçer. Kime yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, her beytinde bir güzellik unsurunu bir delil ya da benzetmeyle açıklar. İlk beyitte yanağın parlaklığının siyah zülüfle artması, Arapça "ẓaharu'n-nūru bi's-sevād" (nur karanlıkla belli olur) sözüyle temellendirilir; bu, eşyanın zıddıyla bilindiği fikrinin bir söylenişidir. İkinci beyitte dudağın üstünde biten ayva tüyü, saf şarabın üstünde oluşan bozulmaya benzetilir. Dudak şaraba benzetildiği için tüy de şarabın yüzündeki bozulma gibi düşünülür. Üçüncü beyitte kan dökmeye hazır gamze, üzerinde Fetih suresinden bir ayet yazılı kılıca benzetilir.
Dördüncü beyit hat sanatından alınmış bir imgedir. Kaş bir yazı gibi kalemle çizilmiş, çizilirken kalemin içinden bir damla mürekkep düşmüş ve bu damla kaşın ucundaki ben olmuştur. Son beyit yıldızbilim diliyle kapanır: müneccim yüzdeki bene bakıp "bu ayda" bir afet olduğunu söyler. "Ay" kelimesi hem takvim ayını hem de sevgilinin ay yüzünü anlatan bir tevriyedir; yüzdeki kara ben, aydaki tutulma gibi bir uğursuzluk işareti olarak yorumlanır. Delile dayanan bu dizi, Vâzıh'ın müderris kimliğine uygun bir söyleyiştir.
Kaynakça
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1937; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 61a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar






