Özgün Metin

Vezin: mefā‘ilün / fe‘ilātün / mefā‘ilün / fe‘ilün

Benimle gel gidelim seyre paşam itme ḥicāb
Küçük birāderidir ẓann ider gören aḥbāb
Ḳaçam didikçe dil ü cān [o] dest-i perçemden
Ṭutam diyüp düşüp ardına eylemiş pertāb
Raḳībe gideyor idi o māh şām ḳarīb
Didim ki gece ḳalursın efendim eyle şitāb
El aç paşam ḳuluña bu Sāḳız hediyyesidir
‘Acīb ḫafīf ü laṭīf ü ṣafālıdır bu şarāb
Ne çāre eyleyeyim Vāżıḥā o pek maḥcūb
Ne lāubālī tekellüm ne nūş-ı bāde-i nāb

Günümüz Türkçesiyle

1. Paşam, benimle gezmeye gel, utanma; gören dostlar seni küçük kardeşim sanır.

2. Can ve gönül o perçemin elinden "kaçayım" dedikçe, perçem "tutayım" diye ardına düşmüş, kıvrılıp bükülmüş.

3. Akşam yaklaşmışken o ay yüzlü rakibe gidiyordu; "Efendim, geceye kalırsın, acele et" dedim.

4. Paşam, kuluna elini aç; bu Sakız hediyesidir. Bu şarap ne tuhaf derecede hafif, latif ve keyiflidir.

5. Ey Vâzıh, ne çare edeyim, o pek utangaç: ne laubali konuşur ne saf şarap içer.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel, müctes bahrinin "mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif yoktur; kafiye "ḥicāb, aḥbāb, pertāb, şitāb, şarāb, nāb" kelimelerindeki "-āb" sesidir. İkinci beyitteki "[o]" kelimesi neşirde köşeli parantezle tamamlanmıştır. Mahlas son beyitte geçer. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Bu gazel, Vâzıh'ın en çok anılan şiirlerinden biridir. Özçakmak, Vâzıh'ın Nedîmâne denilen üslubun takipçisi olduğunu söylerken gazeli bütünüyle örnek olarak verir. Babaarslan da şairin gazellerinin genel olarak Nedîm'i izleyen şûh bir eda taşıdığını ve dönemin sosyal hayatını yansıttığını belirtir. Şiir, divan gazelinin soyut sevgilisinden çok, adı konmamış ama canlı bir genç ile geçen küçük sahnelerden oluşur: şair onu gezmeye çağırır, insanların ne diyeceğini düşünür ("küçük kardeşi sanırlar"), akşam rakibe gitmesini kıskançlığını gizleyen bir nasihatle geciktirmeye çalışır ve ona Sakız'dan gelmiş bir şarap sunar.

Gündelik konuşma dili şiirin her yerindedir: "paşam", "efendim", "itme ḥicāb", "gece ḳalursın", "eyle şitāb" gibi sözler, gazeli konuşan bir sesin kaydına yaklaştırır. İkinci beyitte perçem kişileştirilir; gönül kaçmak istedikçe perçem onu yakalamak için kıvrılıp peşine düşer. Son beyit sevgilinin utangaçlığıyla şairin çaresizliğini birleştirir: ne serbestçe konuşur ne şarap içer. Özçakmak'ın okuyuşunda dördüncü beyit "Al iç pâşâm" ve üçüncü beyit "o mâh-ı şâm" biçimindedir; şiir metni burada Babaarslan'ın neşrine göre verilmiştir.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1935; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 60a-60b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 267-268.

Çevrimiçi kaynaklar