Özgün Metin

Vezin: mefā‘ilün / fe‘ilātün / mefā‘ilün / fe‘ilün

Baña gelür elem-i ġabġabıñ tamām leẕīẕ
Gelür dil ehline līmūn ile ṭa‘ām leẕīẕ
O nev-cüvān ile pek ülfete durur maḥbūb
Sitanbulī ile elbet olur kelām [leẕīẕ]
İşitdim o güzeli sögdi baña didi redī
Ḫoşā cenāb-ı nigārımdan ol selām [leẕīẕ]
Leb-i zülāl ile zemzemleyüp vire Vāżıḥ
O şūḫ-ı nāz ile olmaz mı nūş-ı cām [leẕīẕ]

Günümüz Türkçesiyle

1. Gerdanının (çene altının) verdiği elem bana tamamen lezzetli gelir; gönül ehline limonla yenen yemek lezzetli gelir.

2. O genç sevgiliyle dostluk pek hoştur; İstanbullu ile konuşmak elbette lezzetli olur.

3. Duydum ki o güzel bana sövmüş, "alçak" demiş; ne hoş, sevgilimin hazretlerinden gelen o selam lezzetlidir.

4. Vâzıh, o nazlı şuh su gibi dudağıyla zemzemleyip (dudağına değdirip kutsayarak) kadehi verse, onunla kadeh içmek lezzetli olmaz mı?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel dört beyittir. Babaarslan ve Özçakmak, Dîvânçe'deki gazellerin çoğunun beş beyitlik olduğunu, yalnız iki gazelin dört beyitten oluştuğunu belirtir; Özçakmak bunların 14. ve 28. gazeller olduğunu söyler. Vezin müctes bahrinin "mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır. Redif "leẕīẕ" (lezzetli) kelimesidir; kafiye "tamām, ṭa‘ām, kelām, selām, cām" kelimelerindeki "-ām" sesidir. Son üç beyitte redif neşirde köşeli parantez içinde verilmiştir; yazmada tekrarlanan redifin yazılmadığı ve neşirde tamamlandığı anlaşılıyor. Mahlas son beyitte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Redifin "lezzetli" olması gazele bir sofra havası verir ve her beyit sevgiliden gelen bir şeyin tadını anlatır. İlk beyitte gerdanın verdiği acı, ekşi ama hoş limonla yenen yemeğe benzetilir: acı olsa da tatlıdır. Üçüncü beyit divan şiirinde bilinen bir mazmunu sade bir dille söyler: sevgilinin sövmesi bile âşığa onun bir selamı gibi gelir. Son beyitte "zemzemlemek" fiili kullanılır; sevgili kadehi dudağına değdirip kutsar gibi verecek, şair de o kadehten içecektir.

İkinci beyitteki "Sitanbulī" (İstanbullu) sözü dikkat çeker. Sevgiliyle konuşmanın lezzeti, onun İstanbullu oluşuna bağlanır; İstanbul ağzının inceliği şiirde bir güzellik unsuru gibi anılır. Vâzıh 23. gazelinde de sevgili için "Ol Sitanbūlīdir elbet dillidir ülfetlidir" der. Babaarslan şairin tahsil için bir süre İstanbul'da bulunduğunu belirtir; bu beyitlerin İstanbul yıllarına ait olup olmadığı bilinmiyor. Gündelik söyleyiş ve sofra imgeleri, Babaarslan'ın Vâzıh'ta gördüğü mahallîleşme eğiliminin örnekleridir.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1938; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 61a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 273.

Çevrimiçi kaynaklar