Özgün Metin

Vezin: müstef‘ilün / müstef‘ilün / müstef‘ilün / müstef‘ilün

Gösterse ḳāmet ‘āşıḳa ol ḳaddi bālā dil-rübā
Ḳopar ḳıyāmet ‘āşıḳa vā-veyletā vā-veyletā
‘Ayn-ı belādır ġamzeler tīr-i ḳażādır ġamzeler
Ḫancer-edādır ġamzeler kārı anıñ sefkü’d-dimā
Bir dil-ber-i ṣāḥib-cemāldir aña yoḳ aṣlā mis̱āl
İtmiş Ḫudā-yı lā-yezāl ḫūbāna anı pādişā
Ebrūları sūre-i Nūn iki gözidür Kāfirūn
Müjgānı tefsīr-i ‘uyūn ruḫsārı mir’ātu’ṣ-ṣafā
Anıñ o rūy-ı mehveşi üzre hemānā rā ḳaşı
Ayıñ o medd-i ser-keşi gibi yazılmış Vāżıḥā

Günümüz Türkçesiyle

1. O gönül çelen, uzun boylu sevgili boyunu bosunu âşığa gösterse, âşığın başına kıyamet kopar: vay başıma gelenler, vay başıma gelenler.

2. Bakışlar belanın ta kendisidir, bakışlar kaza okudur; bakışlar hançer edalıdır, onların işi kan dökmektir.

3. Eşi benzeri hiç olmayan, güzellik sahibi bir dilberdir; ezelî ve ebedî Tanrı onu güzellere padişah yapmıştır.

4. Kaşları Nûn suresidir, iki gözü Kâfirûn suresi; kirpikleri gözlerin tefsiri, yanağı da saflık aynasıdır.

5. Ey Vâzıh, onun o ay gibi yüzünün üstünde kaşı tıpkı bir "râ" harfidir; "ay" kelimesinin üstüne çekilen o başı kalkık med işareti gibi yazılmıştır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel, recez bahrinin "müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Babaarslan'ın tablosuna göre Vâzıh bu kalıbı yalnız iki gazelde kullanmıştır. Şiir redifsizdir; kafiye "dil-rübā, vā-veyletā, sefkü'd-dimā, pādişā, ṣafā, Vāżıḥā" kelimelerindeki uzun "ā" sesidir. Kalıbın iki eşit parçaya bölünmesinden yararlanan şair, mısraların ortasına da iç kafiyeler yerleştirmiştir: "belādır, ḳażādır, edādır", "cemāl, mis̱āl, lā-yezāl", "Nūn, Kāfirūn, ‘uyūn", "mehveşi, ḳaşı, ser-keşi". Bu iç kafiyeler gazele musammat bir şiirin ahengini verir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyit, "ḳāmet" (boy) ile "ḳıyāmet" kelimeleri arasındaki ses ve kök yakınlığı üzerine kurulur: sevgili boyunu gösterince kıyamet kopar. İkinci beyitte "ġamzeler" kelimesi üç kez tekrarlanır; bakış önce belanın gözü (Arapça "‘ayn" hem göz hem bir şeyin kendisi demektir), sonra kaza oku, sonra hançer olur. Özçakmak bu beyti Vâzıh'ın Arapça ve Farsça tamlamaları bol kullandığına örnek gösterir; onun okuyuşunda ikinci mısra "Hançer aradur" biçimindedir.

Gazelin asıl dikkat çekici yanı son iki beyitteki yazı ve Kur'an imgeleridir. Kaş, eğri biçimi yüzünden "ن" harfine, dolayısıyla bu harfle başlayan Nûn (Kalem) suresine benzetilir. Gözlerin Kâfirûn suresine benzetilmesi, divan şiirinde acımasız sevgiliye "kâfir" denmesiyle ilgilidir. Kirpikler bu gözlerin tefsiri olur. Son beyitte kaş "ر" harfine benzetilir ve "ay" kelimesinin Arap harfli yazılışında elifin üstüne konan kıvrık med işaretine eşlenir. Böylece ay yüzün üstündeki kaş, "ay" kelimesinin üstündeki med gibi durur; bu açıklama bizim okumamızdır. Bir müderrisin kalemine yakışan bu harf ve sure benzetmeleri, Vâzıh'ın 16. gazelinde de "sūre-i Kāfir" ve "tefsīr-i ‘uyūn" sözleriyle yeniden karşımıza çıkar.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1932-1933; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 59b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 270.

Çevrimiçi kaynaklar