Özgün Metin
Vezin: mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün
Olursa ṭāli‘iñ zīr-i baġalda ger meded-baḫşā
İdersin ṭāḳ-ı kāma pāye pāye i‘tilā cānā
Benimle yıldızı barışmadı aṣlāca bu çarḫıñ
Ne virmiş alamaz baña bu ne ḥikmet bu ne da‘vā
Baḳılsa üstüḫᵛān-ı sīneme mısṭarlı kāġıddır
Nüvişt-i ser-güzeştim-çün müheyyā eyledim maḥżā
Ecel zīb-i külāh itmez diyü ġamdan helāk oldum
Gül-i naḫl-i ḥayātımda ṭarāvet ḳalmadı aṣlā
Şu‘ā‘-ı kevkeb-i baḫtımdır ey Vāżıḥ şeb-i deycūr
Ki böyle ṭoġsa da ẓulmetde ḳor maḫlūḳı ser-tā-pā
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey can, talihin koltuğunun altında yardım eden bir yıldız olursa, murat kemerine basamak basamak yükselirsin.
2. Bu feleğin yıldızı benimle hiç barışmadı. Bana ne vermiş ki geri alabilsin; bu ne hikmet, bu ne kavga.
3. Göğsümün kemiklerine bakılsa cetvelle çizgilenmiş bir kâğıttır; onu yalnızca başımdan geçenleri yazmak için hazırladım.
4. Ecel beni bir gül gibi koparıp külahına süs yapmaz diye gamdan helak oldum; hayat fidanımın gülünde hiç tazelik kalmadı.
5. Ey Vâzıh, karanlık gece benim baht yıldızımın ışığıdır; öyle bir yıldız ki doğsa da bütün yaratılmışları baştan ayağa karanlıkta bırakır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik bu gazel, Vâzıh'ın müellif hattıyla tek nüshası bilinen Dîvânçe'sini açan şiirdir. Gazeller yazmada son harflerine göre dizildiği için elif harfiyle biten şiirler başa gelir. Vezin, aruzun hezec bahrinden "mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün" kalıbıdır. Şiir redifsizdir; kafiye "baḫşā, cānā, da‘vā, maḥżā, aṣlā, ser-tā-pā" kelimelerindeki uzun "ā" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin konusu talihten şikâyettir. Şair ilk beyitte yardımcı bir yıldızın insanı murada nasıl yükselttiğini söyler, sonraki beyitlerde kendi yıldızının bunun tam tersi olduğunu anlatır. Bütün şiir boyunca "ṭāli‘, yıldız, çarḫ, kevkeb, şeb, ṭoġmak" kelimeleri arasında yıldızbilim çevresinden bir tenasüp kurulur. Üçüncü beyitteki benzetme şiirin en dikkat çekici buluşudur: göğüs kafesinin kemikleri, satırları "mıstar" denilen ipli cetvelle çizilmiş bir kâğıda benzetilir ve şair bu kâğıdı ömrünün macerasını yazmak için hazırladığını söyler. Dördüncü beyitte, külaha süs olarak takılan gül geleneğinden yararlanılır. Solmuş bir gül kimsenin külahına takılmaz; şair de öylesine solmuştur ki ecel bile onu koparmaya değer bulmaz.
Son beyit bir tezat üzerine kurulur. Baht yıldızının ışığı aydınlık değil koyu bir gecedir. "Vāżıḥ" mahlası sözlükte "açık, aydınlık" anlamına geldiği için, aydınlık adlı şairin karanlık bir yıldızın altında yaşaması beytin ironisini artırır; bu okuma bizim tespitimizdir. Babaarslan, Vâzıh'ın müderrislik ve müftülük yaparken birçok defa görevden alındığını ve sürgün edildiğini anlatır. Şiirin bu hayatla ilişkisi kurulabilirse de talihten şikâyet divan şiirinin en yaygın konularından biridir ve gazelin belirli bir olaya bağlı olduğunu gösteren bir kayıt yoktur. Şairin hayatı ve öteki şiirleri için Kara Müftîzâde Mustafa Vâzıh yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1932; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 59b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar



![Gazel 3 — Didim aña ne ḳaçarsıñ gel [ey] āhū-yı Ḫıṭā](https://amasya05.com/storage/gallery/e451c5f77ce2d8766d2c67a0f6158707.jpg)

![Gazel 5 — Ḫāliñden evvel[ā] lebiñi emdir ey şehā](https://amasya05.com/storage/gallery/5a174783d9162554dd57a7464613f77e.jpg)
