Özgün Metin
Vezin: mefā‘ilün / fe‘ilātün / mefā‘ilün / fe‘ilün
O şūḫa eyledim ibrāmī-i güşād-ı kemer
Ġażab idince didim ḳuşaġıñı gevşediver
Hep eski vādīlerin terk idüp baş egdiler
Benim bu seyl-i sirişkimi göricek seyller
Didim göñülde ṭutasın bu ‘abd-i nā-çīziñ
Göñülde noḳṭa mı olur didi o ġonçe-i ter
Bilā-zer olmaz o şūḫ-ı cefā-yı sīmīn-ber
Hemān var ise vir çoḳça çoḳça sen aña zer
İki ḳaşı iki gözi ġamı ile anıñ
Görüñ bu Vāżıḥı dört üstine ṣafālar ider
Günümüz Türkçesiyle
1. O şuha kemerini açması için ısrar ettim; öfkelenince "kuşağını gevşetiver" dedim.
2. Bütün seller benim bu gözyaşı selimi görünce eski vadilerini (hem yataklarını hem tarzlarını) bırakıp baş eğdiler.
3. "Bu değersiz kulunu gönlünde tutasın" dedim; o taze gonca "Gönülde nokta mı olur?" dedi.
4. O gümüş tenli cefa şuhu altınsız olmaz; elinde ne varsa ona çokça çokça altın ver.
5. Onun iki kaşı ve iki gözünün gamıyla şu Vâzıh'ı görün, dört üstüne (dört dörtlük) safalar eder.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyitlik gazel, müctes bahrinin "mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif yoktur; kafiye "kemer, -ver, seyller, ter, zer, ider" kelimelerindeki "-er" sesidir. Mahlas son beyitte geçer. Kime yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyit, aynı isteği iki dilde söyleyen esprili bir yapıya sahiptir. Birinci mısrada şair, kemerin açılması için ısrarını "ibrāmī-i güşād-ı kemer" gibi ağır bir Farsça terkiple anlatır; ikinci mısrada aynı şeyi halk Türkçesiyle tekrarlar: "kuşağını gevşediver". Babaarslan, Vâzıh'ın asrın birçok şairi gibi yer yer bayağılığa düştüğünü belirtir; bu beyit de o şûh ve açık sözlü edanın örneklerindendir. İkinci beyitteki "vādī" kelimesi hem sel yatağı hem de tarz, yol anlamına gelir; seller gözyaşı seli karşısında hem yataklarını hem eski hâllerini bırakır.
Üçüncü beyit yazıya dayalı bir nükte içerir. Şair, sevgiliden kendisini gönlünde tutmasını ister; sevgili, "Gönülde nokta mı olur?" diye karşılık verir. Arap harfli yazımda "göñül" kelimesi noktasız harflerle yazıldığı için bu cevap iki anlamlıdır: hem "senin gibi bir noktaya gönlümde yer yok" demektir, hem de kelimenin yazılışına işaret eder. Bu açıklama bizim okumamızdır. Dördüncü beyitte "sīmīn-ber" (gümüş tenli) ile "zer" (altın) arasında bir tenasüp kurulur. Son beyitte iki kaş ile iki göz toplanıp dört eder ve şair "dört üstüne" safa sürer; deyimle sayı arasındaki bu oyun beyti esprili bir sonla kapatır.
Kaynakça
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1942; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 62b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar






