Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilün

Ḥalli güç yārıñ miyānı baḥs̱i pek diḳḳatlidir
Ḳıl ile vardır cevāb ammā su’āl ḳuvvetlidir
Gönderirseñ yāra zer maḥbūbī bir söz añladır
Ol Sitanbūlīdir elbet dillidir ülfetlidir
Ol perī-çehre kenārıñ dil-beridir ġālibā
Da‘vet-i āġūş-ı vaṣla gelmiyor ġılẓetlidir
Ġamze-i mest-i dem-ālūdı o şūḫ-ı berberiñ
Usturadır kim ucı mercān-ıla zīnetlidir
Vāżıḥa pīr-i muġān emr eylemiş Birmen şarāb
Himmeti ḥāżır ola şeyḫim güzel himmetlidir

Günümüz Türkçesiyle

1. Yârin belinin meselesi zor çözülür, tartışması pek dikkat ister; kıl ile (kıl kadar ince) bir cevabı vardır ama sorusu kuvvetlidir.

2. Yâre altın gönderirsen sevgililere yakışır bir söz anlar; o elbette İstanbulludur, dilli ve ülfetlidir (konuşkan ve dost canlısıdır).

3. O peri yüzlü galiba kenarın (hem taşranın hem kucağın) dilberidir; vuslat kucağına davet edilince gelmiyor, kabadır.

4. O berber şuhunun kana bulanmış sarhoş gamzesi, ucu mercanla süslenmiş bir usturadır.

5. Meyhanenin piri Vâzıh'a Birmen şarabı emretmiş; himmeti hazır olsun, şeyhim güzel himmetlidir (cömerttir).

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel, remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-lidir" ekidir; kafiye "diḳḳat, ḳuvvet, ülfet, ġılẓet, zīnet, himmet" kelimelerindeki "-et" sesidir. Vâzıh'ın 17. gazeli de aynı vezin, aynı redif ve benzer bir kafiyeyle yazılmıştır; iki şiir birbirinin eşi gibidir. Mahlas son beyitte geçer. Kime yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyit sevgilinin incecik belini bir medrese tartışmasının diliyle anlatır: "ḥall" (çözüm), "baḥis̱" (tartışma), "cevāb", "su'āl", "ḳuvvetli". Bel, çözülmesi güç bir meseledir; cevabı "kıl ile" verilir, çünkü bel kıl kadar incedir. Müderrislik yapmış bir şairin ders halkasından tanıdığı kelimeler burada bir güzellik tasvirine dönüşür. İkinci ve üçüncü beyitler birbirine karşıt iki sevgili çizer. İkinci beyitteki sevgili İstanbulludur, konuşkan ve sıcakkanlıdır; Vâzıh 14. gazelinde de İstanbullu ile sohbetin lezzetini över. Üçüncü beyitteki "kenār" kelimesi ise hem kıyı, taşra hem de kucak anlamına gelir; taşralı sevgili vuslat kucağına gelmez ve kaba davranır.

Dördüncü beyit bir esnaf güzelini anlatır: sevgili bir berberdir ve kana bulanmış gamzesi ucu mercanla süslü bir usturaya benzetilir. Aynı mısra, 17. gazelde "Bir ḳılıçdır kim ucı mercān-ıla zīnetlidir" biçiminde kılıç için kullanılmıştır; burada mesleğe uygun olarak ustura olur. Son beyitte "pīr-i muġān" (meyhanenin piri) bir tarikat şeyhi gibi anılır; şair ondan Birmen şarabı ve "himmet" bekler. "Birmen" adı 8. gazelde de "Birmānī" biçiminde geçer. Gündelik meslekler, şehir ile taşra karşıtlığı ve meclis hayatı, Babaarslan'ın Vâzıh'ın şiirinde gördüğü dönemin sosyal hayatına ait ayrıntılardandır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar