Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilün

Gör o raḫtı çāder-i ‘anber-feşān açmış gider
Zevraḳ-ı pür-bār-ı ‘işve bād-bān açmış gider
Ḫam-be-ḫam kākül ḫayāli bu ḳażā-yı sīnede
Ejder-i a‘dā-yı cān u dil dehān açmış gider
Ol hümānıñ ḫaṭṭ-ı ḫaddeyn-i nevīn-ḫīzine baḳ
Murġ-ı ḥüsni perr ü bālini hemān açmış gider
Tīġ-ı ḳahrıyla bu cism-i Vāżıḥı ol şeh-levend
Laḫt laḫt ü şerḥ şerḥ ü yan yan açmış gider

Günümüz Türkçesiyle

1. Bak, o (güzel) giysisini amber saçan bir çadır gibi açmış gidiyor; cilve yüklü kayık yelken açmış gidiyor.

2. Göğsümün genişliğinde kıvrım kıvrım kâkülünün hayali, can ve gönül düşmanı bir ejderha gibi ağzını açmış gidiyor.

3. O hüma kuşu gibi talih getiren güzelin iki yanağında yeni biten ayva tüylerine bak; güzellik kuşu kanatlarını hemen açmış gidiyor.

4. O şah levent, kahır kılıcıyla bu Vâzıh'ın bedenini parça parça, dilim dilim, yan yan açmış gidiyor.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel dört beyittir; Özçakmak, Dîvânçe'deki dört beyitlik iki gazelin 14. ve 28. gazeller olduğunu belirtir. Vezin remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Redif "açmış gider" sözüdür; kafiye "feşān, bād-bān, dehān, hemān, yan" kelimelerindeki "-an/-ān" sesidir. İkinci beyitteki "ejder" kelimesi için Babaarslan, yazmada önce "ecder" diye yazıldığını, sonra üzerine düzeltme yapıldığını not eder. Mahlas son beyitte geçer. Kime yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

"Açmış gider" redifi, her beyitte bir şeyin açılıp hareket ettiğini gösterir: çadır gibi açılan giysi, yelken açan kayık, ağzını açan ejderha, kanat açan kuş ve kılıçla açılan beden. Böylece aynı fiil gazel boyunca beş ayrı imgeye uygulanır. İlk beyitte sevgilinin yürüyüşü, yüklü bir kayığın yelken açarak ilerleyişine benzetilir. İkinci beyitte kıvrım kıvrım kâkül, divan şiirinde zülfün yılana ve ejderhaya benzetilmesi geleneğine uygun olarak ağzını açmış bir ejderha olur.

Üçüncü beyit, divan şiirinde güzelliğin ayva tüyleri bitince sona erdiği düşüncesine dayanır. Sevgili, gölgesinin düştüğü kişiye devlet getirdiğine inanılan hüma kuşuna benzetilir; yanaklarında tüyler bitmeye başlayınca "güzellik kuşu" kanatlarını açıp uçmaya hazırlanır. Son beyitte redif bu kez kılıç darbesini anlatır: "levent" sevgili, şairin bedenini parça parça açarak gider. "Laḫt laḫt", "şerḥ şerḥ" ve "yan yan" tekrarları beyte hızlı bir ritim verir; son tekrarın Türkçe olması gazeli gündelik söyleyişle kapatır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1945; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 63a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 273.

Çevrimiçi kaynaklar