Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü / mefā‘īlü / mefā‘īlü / fe‘ūlün
Zerrīn kemerde yaraşur ḫancer-i elmās
Ser-ḫalḳa-i zerde ḫoş olur zīver-i elmās
Al cāme ile raḳṣ-künān olsa o dil-cū
Meclisde ne ḥācet ki döne ṣāġar-ı elmās
Ḳanlarla gören dir ten-i pür-süfte-i zaḫmım
Bu bezm-i şehīdāna olur micmer-i elmās
Ẓann eylediler mu‘cize-i şaḳḳ-ı ḳamerdir
Bīrūn-ı niyāmī olıcaḳ ḫancer-i elmās
Engüşt-i muḥannādan olur maġz nümāyān
Mānende-i āb-ı ter-i tāb-āver-i elmās
La‘li elemi ile ṣu ṭurmuş göbeginde
Diḳḳatden ışıḳ ẓāhir ider peyker-i elmās
Boz ṣanma o tebḫāle getirmiş teb-i ġamla
Āteşlere düşmüş ditirer cevher-i elmās
Elmās o la‘l-i lebe teşbīh olınur mı
Vāżıḥ o şebeh ḳanda olur hem-ser-i elmās
Günümüz Türkçesiyle
1. Altın kemerde elmas hançer yakışır; altın halkanın başında elmas süs hoş olur.
2. O gönül alan sevgili al giysisiyle raks ederek dönse, mecliste elmas kadehin dönmesine ne hacet.
3. Kanlar içindeki, yaralarla delik deşik bedenimi gören, "Bu, şehitler meclisinin elmas buhurdanıdır" der.
4. Elmas hançer kınından dışarı çıkınca, insanlar onu ayın yarılması mucizesi sandılar.
5. Kınalı parmaktan, parıltı veren elmasın taze suyu gibi, içindeki öz görünür.
6. Onun la‘l dudağının derdiyle elmasın göbeğinde su durmuştur; dikkatle bakılınca elmasın yüzünde ışık belirir.
7. Onu boz renk sanma; gam ateşinin sıtmasıyla uçuk çıkarmıştır; elmasın cevheri ateşlere düşmüş, titrer.
8. Elmas o la‘l dudağa benzetilir mi; ey Vâzıh, o şebeh nerede elmasa denk olur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Sekiz beyitlik bu şiir, Babaarslan'ın verdiği sayılara göre Dîvânçe'deki gazellerin en uzunudur: altmış bir gazelin elli yedisi beş beyittir, yalnız iki gazel altı ve sekiz beyitlidir. Vezin, hezec bahrinin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıdır. Redif, her beytin sonunda tekrarlanan "elmās" kelimesidir ve önündeki isimlere tamlama ekiyle bağlanır: "ḫancer-i elmās, zīver-i elmās, ṣāġar-ı elmās" gibi. Kafiye "ḫancer, zīver, ṣāġar, micmer, tāb-āver, peyker, cevher, hem-ser" kelimelerindeki "-er" sesidir. "Ḫancer-i elmās" terkibi hem matlada hem dördüncü beyitte geçer. Mahlas son beyittedir. Kime yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, redifteki elması her beyitte başka bir şeye dönüştüren bir redif şiiridir. Elmas önce sevgilinin belindeki hançerin ve halkasının süsüdür, sonra meclisteki kadeh, âşığın yaralı bedeni için buhurdan, kınından çıkan hançerin parıltısı, kınalı parmağın şeffaflığı ve sonunda sevgilinin dudağıyla kıyaslanan bir taş olur. Üçüncü beyitte delik deşik beden, delikli bir buhurdana benzetilir; kan ve yara, şehitler meclisinde yanan bir öd ağacının yerini tutar. Dördüncü beyitte kınından çekilen hançerin ışığı, Hz. Peygamber'in mucizelerinden sayılan "şakk-ı kamer"e, ayın ikiye yarılmasına benzetilir. Bu telmih, hançerin kından ayrılışını ayın iki parçaya bölünmesine bağlar.
Beşinci, altıncı ve yedinci beyitler kuyumcu diliyle kurulur. Değerli taşın parlaklığına "su" denir; şair kınalı parmağın içini gösterecek kadar ince olduğunu elmasın suyuna benzeterek anlatır. Altıncı beyit iki türlü okunabilir: elmasın içindeki su, sevgilinin dudağının derdiyle dökülmüş bir gözyaşı gibi düşünülebilir ya da yalnızca taşın berraklığı kastedilebilir. Yedinci beyitte elmastaki bulanık lekeler, sıtma ateşinin dudakta çıkardığı uçuğa benzetilir ve taşın ışıltısı, ateşe düşmüş birinin titremesi olarak yorumlanır. Son beyitte şair hiyerarşiyi koyar: elmas sevgilinin la‘l dudağıyla yarışamaz. "Şebeh" kelimesi hem "benzer" anlamına gelir hem de siyah, parlak bir taşın adıdır; bu tevriye sayesinde mısra, "benzer"in de "şebeh taşının" da elmasa denk olamayacağını aynı anda söyler.
Kaynakça
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1946; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 63b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar






