Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü / mefā‘īlü / mefā‘īlü / fe‘ūlün
Gāh kāse-i leb-rīz-i muṣaffāsını ṭutsam
Gāh nuḳle-i bādām-ı murabbāsını ṭutsam
Düşnām idivirdikçe baña neş’e-i meyle
Öpsem dehenin zülf-i muṭarrāsını ṭutsam
Yār vesme çekerken ḳaşına kendi eliyle
Bu ben daḫi mir’āt-ı mücellāsını ṭutsam
Ser-pençede ḫūn-ı cigeriñ var diyorlar
Baḳsam ben aña dest-i muḥannāsını ṭutsam
Vāżıḥ ben o Fāris Begi görsem de bugünde
Gör şi‘ri diyü ceyb-i mu‘allāsını ṭutsam
Günümüz Türkçesiyle
1. Kimi zaman onun ağzına kadar dolu süzme şarap kadehini tutsam, kimi zaman badem şekerlemesinden mezesini tutsam.
2. Şarabın neşesiyle bana sövüp saydıkça, ağzını öpsem, güzel kokulu zülfünü tutsam.
3. Sevgili kaşına kendi eliyle rastık çekerken, ben de onun parlatılmış aynasını tutsam.
4. "Pençesinde ciğerinin kanı var" diyorlar; ben de ona baksam, kınalı elini tutsam.
5. Ey Vâzıh, ben o Fâris Beyi bugün bir görsem, "şiire bak" diye o yüce yakasından tutsam.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel beş beyittir ve hezec bahrinin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-sını ṭutsam" sözüdür; kafiye "muṣaffā, murabbā, muṭarrā, mücellā, muḥannā, mu‘allā" kelimelerindeki "-ā" sesidir. Kafiye kelimelerinin hepsi "mu-" ya da "mü-" ile başlayan Arapça edilgen sıfatlardır. Her beyit bir dilek kipiyle, "tutsam" diye biter. Mahlas son beyitte geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, sevgilinin yanında olmayı hayal eden bir âşığın dilekleri üzerine kurulur. Her beyitte âşık sevgiliye ait bir şeyi tutmak ister: kadehini, mezesini, zülfünü, aynasını, elini. İlk beyitte "nuḳl" meclislerde şarapla birlikte yenen meze, "murabbā" ise reçeldir; badem aynı zamanda divan şiirinde göz için kullanılan bir benzetmedir. İkinci beyit gazelin şûh yanını gösterir: sevgili sarhoşken âşığa söver, âşık ise bu sövgüyü öpücük fırsatı sayar. Üçüncü beyitte "vesme", kaşları koyulaştırmak için kullanılan rastıktır; sevgili kendi eliyle kaşına rastık çekerken âşık ona ayna tutmak ister. Bu sahne, Babaarslan'ın Vâzıh'ın şiirinde gördüğü gündelik hayat ayrıntılarına güzel bir örnektir.
Dördüncü beyitte kınalı el, âşığın ciğer kanına bulanmış bir pençe gibi görülür; insanlar sevgilinin elinde kan olduğunu söyler, âşık ise bu söz bahanesiyle o eli tutmak ister. Böylece kına ile kan arasındaki eski benzerlik, sevgiliye yaklaşmak için bir fırsata dönüşür. Son beyitte gazel birden belirli bir kişiye yönelir. Şair, Fâris Bey'i görse "şiire bak" diyerek onun yakasından tutmak ister. "Yakasından tutmak" hem hesap sormayı hem de ısrarla bir şey göstermeyi anlatabilir; beyit iki türlü okunabilir: şair ya Fâris Bey'e kendi şiirini göstermek ister ya da onun bir şiiri yüzünden ondan hesap sormak.
Tarihî Bağlam
Fâris Bey'in kim olduğu gazelde açıklanmaz ve Babaarslan da bu konuda bir bilgi vermez. Dîvânçe'de ise aynı adın geçtiği bir şiir daha vardır. Musammatlar arasında "Taḫmīs-i Vāżıḥ be-Ġazel-i Şehīd Miḳdād Paşa-zāde Şehīd Ḥasan Beg" başlıklı bir tahmis bulunur; Vâzıh bu şiirde Mikdâd Paşa'nın oğlu Hasan Bey'in bir gazelini beşlemiştir. Tahmiste her bendin son iki mısraı asıl gazelden gelir ve asıl gazelin mahlas beyti normal olarak son bende düşer. Bu son bentteki "Alınca hāle-i āgūşa ol māhı bu şeb Fāris" mısraında "Fāris" kelimesi tam da mahlasın bulunacağı yerdedir.
Buradan Hasan Bey'in "Fâris" mahlasını kullandığı ve gazeldeki Fâris Bey'in o olabileceği düşünülebilir. Başlıkta Hasan Bey'e "şehîd" denmesi, şairin "bugün bir görsem" diye özlemle anması ile de uyuşur. Ancak bu bizim çıkarımımızdır: "Fāris" kelimesi "atlı, süvari" anlamına da gelir ve Hasan Bey'in mahlası başka bir kaynakla doğrulanamadı. Şairin hayatı ve Amasya'daki çevresi için Kara Müftîzâde Mustafa Vâzıh yazısına bakılabilir.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1950; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 65a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1928 ve 1969 (Şehîd Mikdâd Paşa-zâde Şehîd Hasan Beg'in gazeline tahmis; Dîvânçe, vr. 70b-71a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar






