Özgün Metin

Vezin: mefā‘ilün / fe‘ilātün / mefā‘īlün / fe‘ilün

Viṣāl-i pisteri ger ḫᵛāh-ı ‘āşıḳ olursa
Ḥay(ı)f o ḫasteye derdi yatalıḳ olursa
Bu ḫūn-ı eşkimi görse çeker hemān ḫancer
Balıḳ ẓuhūra gelür ṣu bulanıḳ olursa
Bu sīneye çekeriz biz o şūḫ-ı nā-ṭavrı
Ḥamāmda eger ey dil aralıḳ olursa
Raḳīb atalıḳ ider bir gün ey dil ikrām it
Cānın cehenneme atar babalıḳ olursa
Bu Vāżıḥıñ ġazeli dostlar be-her ḥālde
Vec(i)hlidir n’ola taḥsīne lāyıḳ olursa

Günümüz Türkçesiyle

1. Âşık sevgilinin yatağında vuslat isterse, yazık o hastaya, eğer derdi yatalak olursa.

2. Kanlı gözyaşımı görse hemen hançer çeker; su bulanık olursa balık ortaya çıkar.

3. Ey gönül, hamamda eğer bir aralık olursa, o yolsuz yordamsız şuhu bu göğsümüze çekeriz.

4. Ey gönül, rakip bir gün lalalık eder, ona ikram et; ama babalığa kalkarsa canını cehenneme atar.

5. Dostlar, bu Vâzıh'ın gazeli her hâlde yerinde ve gerekçelidir; beğenilmeye layık olursa şaşılır mı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel beş beyittir ve müctes bahrinin "mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘īlün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; Babaarslan'ın tablosuna göre bu kalıp Dîvânçe'de dört gazelde kullanılır. Redif "olursa" kelimesidir; kafiye "‘āşıḳ, yatalıḳ, bulanıḳ, aralıḳ, babalıḳ, lāyıḳ" kelimelerindeki "-ıḳ" sesidir. Kafiye kelimelerinin çoğu Türkçedir ve "-lık" ekiyle kurulmuştur; bu, gazelin dilini gündelik konuşmaya yaklaştırır. Neşirde son beyit yanlışlıkla "4" diye numaralanmıştır; şiir beş beyittir. Yazmadaki yeri, neşirdeki dipnota göre 66a varağıdır. Mahlas son beyitte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel, Babaarslan'ın Vâzıh'ta gördüğü şûh ve yer yer bayağılığa varan dilin örneklerinden biridir. İlk beyitte "pister" (yatak) ile "yatalık" arasında bir ses ve anlam oyunu kurulur: sevgilinin yatağına girmek isteyen âşık, derdi onu yatağa düşürürse büsbütün yazık olur. İkinci beyitte bir atasözü kullanılır: su bulanınca balık görünür. Âşığın kanlı gözyaşları suyu bulandırır ve sevgili hemen hançerini çeker; hançerin parlak, gümüşi biçimi bulanık sudan çıkan bir balığa benzer. Bu benzetme bizim okumamızdır, ama atasözünün şiire alınışı Babaarslan'ın belirttiği deyim ve atasözü kullanımına açık bir örnektir.

Üçüncü beyit hamam sahnesine yer verir. Hamam, XVIII. yüzyıl şiirinde güzellerin görüldüğü yerlerden biridir ve bu beyit Dîvânçe'nin dönemin sosyal hayatını yansıtan yanlarından birini gösterir. Dördüncü beyit "ata", "atmak" ve "babalık" kelimeleri üzerine kurulmuş bir söz oyunudur. "Atalık" eskiden bir genci yetiştiren lala anlamına gelirdi; rakip sevgiliye atalık etmeye kalkar, ama "babalık" iddiasına girerse canını cehenneme atar. Beytin tam anlamı açık değildir; aktarımda kelime oyununu koruyan bir okumayı esas aldık. Son beyitte şair kendi gazelini över ve "vec(i)hli", yani yerinde, gerekçeli olduğunu söyler. Divan şairlerinin makta beytinde kendi sözünü övmesi yaygın bir gelenektir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar