Özgün Metin

Vezin: fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilün

Yārıñ ol la‘l-i güher-bārına māşā’allāh
Leẕẕet-i şīve-i güftārına māşā’allāh
‘Ak(i)s eyler meh-i tābānı daḫi billāhi
Anıñ āyīne-i ruḫsārına māşā’allāh
Bir pıçaḳdan geçirir günde hezār ‘uşşāḳı
Ḫancer-i ġamze-i ġaddārına māşā’allāh
Anıñ ol ḳāmet-i bālāsına ‘aşḳ olsun dost
Şīve vü nāz-ıla reftārına māşā’allāh
Vāżıḥā ḳaṭ‘-ı naẓar ġamze-i ḫūn-rīzinden
Beldeki ḫancer-i ḫūn-ḫᵛārına māşā’allāh

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgilinin o inci saçan la‘l dudağına maşallah; konuşmasının şivesindeki lezzete maşallah.

2. Vallahi parlayan ayı bile yansıtır; onun yanağının aynasına maşallah.

3. Bir günde bin âşığı bir bıçaktan geçirir; zalim gamzesinin hançerine maşallah.

4. Onun o yüksek boyuna aşk olsun dost; şive ve nazla yürüyüşüne maşallah.

5. Ey Vâzıh, kan döken gamzesini hiç hesaba katmayalım; belindeki kan içici hançere maşallah.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-ına māşā’allāh" sözüdür; kafiye "güher-bār, güftār, ruḫsār, ġaddār, reftār, ḫūn-ḫᵛār" kelimelerindeki "-ār" sesidir. Matla beytinde iki mısra da redifle bittiği için "māşā’allāh" sözü şiirde altı kez tekrarlanır. Mahlas son beyitte geçer. Kime yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin bütün yapısı "maşallah" redifine dayanır. "Mā şā’allāh", "Allah dilemiş" anlamına gelen ve beğenilen bir şeye nazar değmesin diye söylenen bir sözdür. Şair sevgilinin dudağını, konuşmasını, yanağını, boyunu, yürüyüşünü ve hatta onu öldüren gamzesini ve hançerini birer birer sayar ve her birine "maşallah" der. Babaarslan'ın belirttiği gibi Vâzıh, gelenekleri ve halk inanışlarını gazellerine taşır; nazara karşı söylenen bu söz, bir halk inancının bütün bir gazele redif olmasıdır. Övgünün kendisi de konuşma diline çok yakındır: "aşk olsun dost" sözü gündelik hayatta takdir için söylenen bir ünlemdir.

Gazelin şakası, övgünün sevgilinin zalimliğine de uzanmasındadır. Üçüncü beyitte sevgili bir günde bin âşığı "bir bıçaktan geçirir"; bu deyim toplu bir katliamı anlatır, ama şair bu zulmün karşısında da "maşallah" der. İlk beyitteki "güher-bār", yani inci saçan dudak, sevgilinin sözlerinin inci gibi değerli olduğunu anlatır. İkinci beyitte yanak, ayı bile yansıtacak kadar parlak bir aynaya benzetilir. Son beyitte gamze ile belde taşınan hançer arasında bir kıyaslama yapılır: şair, kan döken gamzeyi bir yana bırakıp asıl hançere hayran olduğunu söyler. Bu beyit, sevgilinin belinde silah taşıyan bir levent olarak anıldığı öteki Dîvânçe gazelleriyle birlikte okunabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar