Özgün Metin

Vezin: mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün

O ḳudretden mükaḥḥal çeşmi tekrār iktiḥāl itme
Yeter kendi belāsı degme ol ser-ḫoşı incitme
Yatur keştī-i ‘aşḳıñ dilde çeşmimden gider zülfüñ
O baḥr-ı nā-büne bī-hūde isḳandīl ṣarḳıtma
Cevāhirlerde ṭıflā āb-ı tāba i‘tibār ḳalmaz
Bu sermālarda yaḫ-laġzendelikler itme gel gitme
Cemāli ḫāline ol şūḫ-ı nezgiñ öykünürmüşsün
Diyār-ı Rūmda ey dāne-i fülfül oñup bitme
Görüp bu naẓmı ḥussādım ider Vāżıḥ ‘adāvetler
Semend-i ṭab‘ımızdandır bize dā’im gelen çitme

Günümüz Türkçesiyle

1. O doğuştan sürmeli gözü bir daha sürmeleme; kendi belası yeter, o sarhoşu hiç incitme.

2. Aşkının gemisi gönülde yatıyor, zülfün gözümden gidiyor; o dipsiz denize boş yere iskandil sarkıtma.

3. Ey çocuk, mücevherlerde parlak suya itibar kalmaz; bu soğuklarda buz kaymacalık etme, gel, gitme.

4. O nazlı şuhun yüzündeki bene öykünürmüşsün; ey biber tanesi, Rum diyarında onma, bitme.

5. Ey Vâzıh, bu nazmı görüp kıskançlarım düşmanlık ederler; bize her zaman gelen çitme de tabiatımızın atındandır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel beş beyittir ve hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye ve redif, "incitme, ṣarḳıtma, gitme, bitme, çitme" kelimelerinin sonundaki "-tme" sesine dayanır; bunların çoğu olumsuz emir kipindeki Türkçe fiillerdir ve her beytin sonuna bir yasak ya da uyarının tonunu verir. Kafiyenin Türkçe fiillerle kurulması, Babaarslan'ın Vâzıh'ta gördüğü sade ve anlaşılır dil eğilimine uygundur. Mahlas son beyitte geçer. Kime yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyitte "mükaḥḥal", sürmeli göz demektir; "ḳudretden" ise doğuştan, yani Allah'ın kudretiyle sürmeli olmayı anlatır. Gözü zaten sürmeli olan sevgiliye bir daha sürme çekmemesi söylenir, çünkü gözün kendi belası âşığa yeter. Göz burada bir sarhoş gibi düşünülür ve incitilmemesi istenir. İkinci beyit denizcilik diliyle kurulur. Aşkın gemisi gönülde demirlemiştir, âşığın gözyaşı ise dipsiz bir denizdir. "İskandil", denizin derinliğini ölçmek için aşağı sarkıtılan ağırlıklı ipin adıdır; uzun zülüf de gözyaşı denizine sarkıtılmış bir iskandil ipine benzetilir. Şair, bu dipsiz denizin derinliğini ölçmenin boşuna olduğunu söyler.

Üçüncü beyit kapalıdır. "Āb-ı tāb", mücevherin parlaklığına verilen "su" adıdır; şair kış soğuğunda suyun donduğunu düşünerek mücevherin suyuna itibar kalmayacağını söylüyor olabilir. "Yaḫ-laġzende" buz üstünde kaymak demektir. Beyit, kışın buz üstünde kayarak oynayan bir çocuğa seslenen gündelik bir sahne gibi de okunabilir; aktarımda kelimelerin düz anlamına bağlı kaldık. Dördüncü beyitte biber tanesi, sevgilinin yüzündeki kara bene öykündüğü için azarlanır. "Oñup bitme" sözü, "onmayasın" türünden halk beddualarını hatırlatır. Son beyitte kıskançların düşmanlığı, şairin tabiat atından gelen bir "çitme"ye benzetilir. "Çitme" kelimesinin anlamını kesin olarak belirleyemedik; at bağlamında çifte ya da tekme anlamı akla gelir, ancak bu bizim tahminimizdir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar