Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilün
N’ola taḫt-ı ḥüsne anı ḳılsa iclās perçemi
Tāc-ı şāhīdir siyeh yāḳūtdan ṭās perçemi
Ṣanki misk-ile yazılmış ‘ālemi tesḫīr içün
Başda vefk-i sūre-i yā eyyühe’n-nās perçemi
Serverīlik iddi‘āsı birle Fas iḳlīmine
Tuġ çeküp leşker ṭaġıtmış hem-çü Ṭahmās perçemi
Dīde-i mesti ḳatı bīmār geçmiş kendiden
Ḥāl perīşān ḳılca cānıyla ṭutar yas perçemi
Bir naẓarla def‘ olur bu dideden eşk-i belā
Vāżıḥā deryāda gūyā Ḫıżr u İlyās perçemi
Günümüz Türkçesiyle
1. Perçemi onu güzellik tahtına oturtsa şaşılır mı; perçem, kara yakuttan yapılmış bir taç, bir şahlık başlığıdır.
2. Başındaki perçem, dünyayı ele geçirmek için miskle yazılmış, "Ey insanlar" diye başlayan surenin vefki (tılsımlı sayı çizelgesi) gibidir.
3. Perçem, hükümdarlık iddiasıyla Şah Tahmasp gibi tuğ çekip Fas ülkesine ordu salmıştır.
4. Mahmur gözü çok hasta, kendinden geçmiştir; perçem de dağınık bir hâlde, bütün canıyla onun yasını tutar.
5. Bir bakışla bu gözden bela gözyaşı gider; ey Vâzıh, perçem sanki denizde Hızır ile İlyas'tır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "perçemi", kafiye "iclās, ṭās, nās, Ṭahmās, yas, İlyās" kelimelerindeki "-ās" sesidir. Bütün beyitler sevgilinin alnına dökülen perçemi anlatır. Mahlas son beyitte geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk üç beyti hükümdarlık imgeleriyle kurulur. Perçem önce güzeli güzellik tahtına oturtan bir taç olur; siyah oluşu yüzünden kara yakuttan bir başlığa benzetilir. İkinci beyitte perçem, misk mürekkebiyle yazılmış bir vefktir. Vefk, kare biçiminde bölmelere sayı ya da harf yazılarak hazırlanan ve tılsım gücü olduğuna inanılan bir çizelgedir. "Yā eyyühe'n-nās" (Ey insanlar) sözüyle başlayan bir surenin vefki, dünyayı ele geçirmek için yazılmış bir muska gibi düşünülür; siyah perçemin kıvrımları bu yazının satırlarıdır.
Üçüncü beyitte perçem bir hükümdardır: Safevî hükümdarı Şah Tahmasp gibi tuğ çeker, ordusunu Fas ülkesine salar. Tuğ at kılından yapılan bir sancak olduğu için saç örgüsüyle kolayca birlikte düşünülür. Fas adı, başa giyilen fesin adıyla aynı söylenişe yakındır; Vâzıh'ın 6. gazelinde "fesden çıkan turreler" anıldığından bu beyitte de perçemin fesin altından taşması düşünülmüş olabilir. Bu okuma bizimdir.
Dördüncü beyit tabloyu değiştirir. Mahmur göz hasta yatan biridir, saçı dağınık perçem de onun başında yas tutar; yasta saçın çözülüp dağıtılması bu benzetmeye zemin olur. Son beyitte Hızır ile İlyas anılır. Halk inancında darda kalanlara, karada ve denizde yetiştiğine inanılan bu iki ermiş, burada gözyaşı denizinde boğulana yardım eden perçemin karşılığıdır.
Kaynakça
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1958-1959; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 67b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar






