Özgün Metin

Vezin: mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün

Nedir ol ḫancer ile iki ebrū dil-rübālarda
Elā ey dil yüri sen isti‘āzeyle buralarda
Cemāli āfitābına göñül yandırmasaydı māh
Şerār-ı āh-ı ‘āşıḳveş gezer miydi semālarda
Beni derd [ü] elem terk eylemez ḫāk-i reh olsam da
Çü ṭopraḳ ḫāṭırı ṣayar bulınur āşinālarda

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül alanlardaki o hançer ve iki kaş nedir; ey gönül, bu yerlerde "eûzü" çekerek, Allah'a sığınarak yürü.

2. Ay, onun güzelliğinin güneşine gönlünü yakmasaydı, âşığın ahının kıvılcımları gibi göklerde dolaşır mıydı?

3. Yol toprağı olsam da dert ve elem beni bırakmaz; çünkü tanıdıklar arasında toprağın bile hatırını sayan bulunur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir, Dîvânçe'nin Mukatta‘ât bölümündeki on üçüncü manzumedir. Babaarslan onu nazm olarak niteler; şiirde mahlas yoktur. Üç beyittir ve hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-larda", kafiye "dil-rübā, bura, semā, āşinā" kelimelerindeki "-ā" sesidir. Üçüncü beytin ilk mısraındaki "[ü]" bağlacı neşirde köşeli ayraç içinde tamamlanmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyitte sevgilinin kaşları ve gamzesi bir tehlike olarak görülür. Kaşlar iki yay ya da iki kılıç, gamze de hançerdir; şair gönlüne bu yerlerden "isti‘āze" ile, yani "Eûzü billâh" diyerek Allah'a sığınarak geçmesini öğütler. Dinî bir sözün güzellik karşısında bir korunma duası gibi kullanılması beyte hafif bir şaka katar. İkinci beyit bir hüsn-i ta‘lil örneğidir: ayın gökte dolaşmasının sebebi, sevgilinin güneş gibi yüzüne gönlünü kaptırmış olmasıdır. Ay bu yüzden âşığın ahından çıkan kıvılcımlar gibi göklerde dolaşır. "Āfitāb, māh, semā, şerār" kelimeleri gök ve ateş çevresinden bir tenasüp kurar.

Son beyit bir halk söyleyişine dayanır. Türkçede "toprak hatırı" ve "hatır saymak" deyimleri vefayı anlatır. Şair, ölüp yol toprağı olsa bile dert ve elemin onu bırakmayacağını söyler, çünkü tanıdıklar toprağın bile hatırını sayar. Dert ve elem burada vefalı birer dost gibidir; acı bir alayla, onu bırakmayan tek tanıdıkların bunlar olduğu söylenmiş olur. Beyit iki türlü okunabilir: "āşinālar" dert ile elemi anlatıyor olabileceği gibi, âşığın gerçek tanıdıklarına da işaret edebilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar