Özgün Metin

Vezin: fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilün

Ḫalḳıñ ifsād ider ol beççe-i tersā dīnini
Be müselmān ḳayırmaz o hīç aṣlā dīnini
Düşicek pāyına mestāne çeküp ḫancerini
Didi girü ṭur eyā ‘āşıḳ-ı şeydā dīnini
Vāżıḥā bāde-i la‘l-i lebi ol muġ-beçeniñ
İḫtiyār itdirir āḫir baña ‘Īsā dīnini

Günümüz Türkçesiyle

1. O Hristiyan çocuk halkın dinini bozuyor; be Müslüman, o hiç mi hiç din tanımıyor.

2. Sarhoşça ayağına düşünce hançerini çekip "Geri dur, ey çılgın âşık, dinini (koru)" dedi.

3. Ey Vâzıh, o Mecusi çocuğun dudağının la‘l renkli şarabı sonunda bana İsa'nın dinini seçtirecek.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir, Dîvânçe'nin Mukatta‘ât bölümündeki on altıncı manzumedir. Babaarslan onu nâ-tamâm gazel sayar; Özçakmak ise bölümdeki şiirlerin çoğunu nazm kabul ederken bu manzumeyi kıt‘alar arasında gösterir. Matla beytinin iki mısraının kafiyeli olması Babaarslan'ın görüşünü destekler. Üç beyittir ve remel bahrinin "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "dīnini", kafiye "tersā, aṣlā, şeydā, ‘Īsā" kelimelerindeki "-ā" sesidir. Mahlas son beyitte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiir, divan şiirinde sık görülen "tersā-beçe" (Hristiyan çocuk) ve "muġ-beçe" (Mecusi çocuk, meyhanede şarap sunan genç) tiplerine dayanır. Sevgili, halkın dinini bozan bir güzeldir; "be müselmān" ünlemi, bugün de "be Müslüman" diye söylenen, sitem dolu bir seslenmedir. İkinci beyitte âşık sarhoş bir hâlde güzelin ayağına kapanır, güzel de hançerini çekip onu geri çevirir. Bu beytin ikinci mısraındaki "dīnini" redifinin cümleye nasıl bağlandığı tam açık değildir; aktarımda "dinini koru" anlamını parantez içinde verdik.

Son beyit bir abartmayla biter: güzelin dudağından sunulan şarap, şairi sonunda İsa'nın dinine geçirecektir. Dudak, rengi yüzünden la‘l taşına ve şaraba benzetilir. Amasya'da müftülük yapmış bir âlimin şiirinde bu sözün geçmesi şaşırtıcı görünebilir; ancak bu, divan şiirinin bilinen bir mazmunudur ve şairin inancıyla ilgili bir beyan olarak okunmaz. Babaarslan, Vâzıh'ın Nedîm'i izleyen şûhâne bir eda taşıdığını belirtir. Dîvânçe'nin 54. gazelinde de "kâfir" sevgili İsa'ya şikâyet edilir; iki şiir aynı mazmun çevresinde yazılmıştır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1966; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 69b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 274.

Çevrimiçi kaynaklar