Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilün
Ḳıṣṣasın Yūsufuñ aġzından işitdim bi’ẕ-ẕāt
Oḳudı nāz-ıla ol ḥāfıẓ-ı şīrīn-kelimāt
Diñleyen anı güşāde-dehenān ḳalsa n’ola
Çünki mīzāb-ı dehānından aḳar āb-ı ḥayāt
Yüzidür nūr-ı Żuḥā ḳaşlarıdır bismillāh
Gözidür tīni ve zeytūn müjeler ve’ṣ-ṣāffāt
Vāżıḥā ḥāfıẓ-ı ḫoş-lehce oḳursa Ḳur’ān
Diñlenür olmasa da fenn-i maḳām-ı naġamāt
Günümüz Türkçesiyle
1. Yusuf'un kıssasını bizzat onun ağzından dinledim; o tatlı sözlü hafız onu nazla okudu.
2. Onu dinleyenler ağızları açık kalsa şaşılır mı; çünkü ağzının oluğundan âb-ı hayat akar.
3. Yüzü Duhâ'nın nurudur, kaşları besmeledir; gözü "Ve't-tîni ve'z-zeytûn", kirpikleri "Ve's-sâffât"tır.
4. Ey Vâzıh, güzel sesli hafız Kur'an okursa, makam ve nağme bilgisi olmasa da dinlenir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir, Dîvânçe'nin Mukatta‘ât bölümündeki on sekizinci ve son manzumedir. Babaarslan onu nâ-tamâm gazel sayar. Dört beyittir ve remel bahrinin "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif yoktur; kafiye "ẕāt, kelimāt, ḥayāt, ṣāffāt, naġamāt" kelimelerindeki "-āt" sesine dayanır. Mahlas son beyitte geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir, Kur'an okuyan genç bir hafızı anlatır ve bütün benzetmelerini Kur'an'dan ve kıraat geleneğinden alır. İlk beyitte hafızın okuduğu sure, Yusuf kıssasını anlatan Yusuf suresidir. Yusuf divan şiirinde güzelliğin simgesi olduğu için, kıssayı "Yusuf'un kendi ağzından" dinlemek, hafızın da Yusuf kadar güzel olduğunu söylemenin bir yoludur. İkinci beyitte dinleyenlerin ağzı açık kalır; Özçakmak bu beyti Vâzıh'ın deyim kullanımına örnek olarak gösterir. Hafızın ağzı bir oluğa (mīzāb) benzetilir ve oradan âb-ı hayat, yani ölümsüzlük suyu akar.
Üçüncü beyit sure adlarıyla kurulmuş bir tasvirdir. Yüz, sabahın aydınlığına yemin edilen Duhâ suresinin nurudur. Kaşlar, yazıda uzun çekilen çizgisi yüzünden besmeleye benzetilir. Göz, "incire ve zeytine andolsun" diye başlayan Tîn suresidir; zeytinin koyu rengi göz bebeğini düşündürür. Kirpikler, "saf saf dizilenlere andolsun" diye başlayan Sâffât suresidir; dizi dizi duran kirpikler bu sözle birleşir. Son beyit, güzel sesin makam bilgisinin önüne geçtiğini söyler. Dîvânçe'nin Mukatta‘ât bölümü böylece kıraat çevresinden alınmış bir güzellik tasviriyle kapanır. Şairin hayatı ve öteki şiirleri için Kara Müftîzâde Mustafa Vâzıh yazısına bakılabilir.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1967; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 70a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 271.
Çevrimiçi kaynaklar






