Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü / mefā‘īlü / mefā‘īlü / fe‘ūlün
Billāh beni mest itdi o mestāne nigāhıñ
Vallāh beni öldürdi o bī-gāne nigāhıñ
Vāy vāy o ne ḥāletdir eyā ḳaşı kemānım
Gözüñ ucı ile o ẓarīfāne nigāhıñ
‘Āşıḳları dīvāne idüp ṭaġa düşürdi
Ey dīdesi āhū o ġazālāne nigāhıñ
Āh āh be ne işler geçer ey ġamzesi cellād
Bu Vāżıḥ-ı āḥvāl-i perīşāna nigāhıñ
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah için, o mahmur bakışın beni sarhoş etti; vallahi, o yabancı bakışın beni öldürdü.
2. Vah vah, ey kaşı yay gibi olan, o ne hâldir: göz ucuyla attığın o zarif bakışın.
3. Ey ceylan gözlü, o ceylanca bakışın âşıkları divane edip dağlara düşürdü.
4. Ah ah, ey gamzesi cellat olan, hâli perişan bu Vâzıh'a bakışında neler geçer.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir, Dîvânçe'nin Mukatta‘ât bölümündeki üçüncü manzumedir ve Babaarslan onu nâ-tamâm gazel olarak niteler. Dört beyittir ve hezec bahrinin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "nigāhıñ" (bakışın), kafiye "mestāne, bī-gāne, ẓarīfāne, ġazālāne, perīşāna" kelimelerindeki "-āne" sesidir. Mahlas son beyitte geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiirin bütün beyitleri sevgilinin bakışını anlatır ve her mısra "bakışın" redifiyle sevgiliye döner. Dikkat çeken yön, konuşma diline yakın ünlemlerin ve yeminlerin sıklığıdır: "Billāh, Vallāh, Vāy vāy, Āh āh" sözleri her beyte bir ses tekrarıyla başlar. Özçakmak, Vâzıh'ın şiirde ritim kurmak ve ifadenin etkisini artırmak için kelime tekrarına başvurduğunu belirtir; bu manzume o tutumun açık bir örneğidir. İlk beyitte "mestāne" (sarhoş) ile "bī-gāne" (yabancı, ilgisiz) bakış karşı karşıya konur; biri âşığı sarhoş eder, öbürü öldürür.
İkinci beyitte kaş yaya benzetilir; göz ucuyla atılan bakış da bu yaydan çıkan ok gibi düşünülür. Üçüncü beyitte ceylan gözü ve ceylan bakışı anılır. Âşıkların divane olup dağlara düşmesi, ceylanlarla birlikte çölde ve dağda dolaşan Mecnun'u hatırlatır; ceylan ile Mecnun arasındaki bu ilgi divan şiirinde çok kullanılır. Son beyitte şair kendini "āḥvāl-i perīşān" (hâli perişan) diye anar. "Vāżıḥ" mahlası "açık, belli" anlamına geldiği için, "perişan hâli açıkça belli olan" diye de okunabilir; bu okuma bizimdir.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1962; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 68b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 271.
Çevrimiçi kaynaklar





