Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilün
Cānıma gönder müjeñ ceyşini mızraḳlar gibi
Şeh-levendim sen ṣalın ḳarşımda bayraḳlar gibi
‘Aḳlımı yaġmā iden ḫūbān-ı Tātārāndır
Ḳara perçem başlarında Ḳaraḳalpaḳlar gibi
Nā-goşūde ġonce ammā pür-ṭarāvet şāḫ-ı gül
Duḫter-i şermendeveş pistānını ṣaḳlar gibi
Ḳanḳı cānın cigerin çāk itdiñ ey cellād ḥayf
Niçeler pür-ḫūndur ḥınnālı parmaḳlar gibi
Şimdi gördüm Vāżıḥā bir māh şehr-i Ḫarşene
Aḳdı çeşmim anda cārī olan ırmaḳlar gibi
Günümüz Türkçesiyle
1. Kirpiklerinin ordusunu mızraklar gibi canıma gönder; yiğit beyim, sen de karşımda bayraklar gibi salın.
2. Aklımı yağmalayan güzeller Tatarlardır; başlarındaki kara perçemler Karakalpaklar gibidir.
3. Henüz açılmamış bir gonca, ama tazelikle dolu gül dalı, utangaç bir kız gibi göğsünü saklar.
4. Ey cellat, yazık, kimin canını, ciğerini yırttın; nicesi kınalı parmaklar gibi kan içindedir.
5. Ey Vâzıh, şimdi Harşena şehrinde ay yüzlü bir güzel gördüm; gözüm orada akan ırmaklar gibi aktı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-lar gibi", kafiye "mızraḳ, bayraḳ, Ḳaraḳalpaḳ, ṣaḳla(r), parmaḳ, ırmaḳ" kelimelerindeki "-aḳ" sesidir. Dîvânçe'deki altmış bir gazelin sonuncusudur; yazmada ye harfiyle biten gazellerin arasında yer alır. Mahlas son beyitte geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk iki beyti savaş ve akın imgeleriyle kurulmuştur. Sevgilinin kirpikleri canı hedef alan bir mızraklı ordu, salınan boyu dalgalanan bir bayraktır. İkinci beyitte aklı yağmalayan güzeller Tatarlara, başlarındaki kara perçemler de Karakalpaklara benzetilir. Karakalpak adı Türkçede "kara kalpaklı" demektir; kara perçem ile kara kalpak arasındaki ses ve renk benzerliği beytin şakasını kurar. "Ceyş (ordu), mızraḳ, bayraḳ, yaġmā, Tātār, Ḳaraḳalpaḳ" kelimeleri arasında açık bir tenasüp vardır. Üçüncü beyit havayı birden değiştirir: açılmamış gül goncası, göğsünü saklayan utangaç bir kıza benzetilir. Dördüncü beyitte kanlı yürekler kınalı parmaklarla karşılaştırılır.
Tarihî Bağlam
Son beyit gazeli Amasya'ya bağlar. Şair "şehr-i Ḫarşene"de, yani Harşena şehrinde ay yüzlü bir güzel gördüğünü söyler. Harşena, şehrin üstündeki kalenin adıdır. Hüsameddin de Cerîdetü'l-Acâ'ib'deki Bizans dönemi idari bölümleri arasında geçen "Harsenûn" adının Amasya'yı gösterdiğini yazar; şairin şehri kalesinin adıyla anması bu eski kullanımla örtüşür. Gözünden akan yaşlar "orada akan ırmaklar gibi" diye anlatılır; bu söz, şehrin ortasından geçen Yeşilırmak'ı düşündürür. Vâzıh'ın Amasya'yı adıyla andığı öteki şiir, ırmakların taşmasını anlatan Mukatta‘ât 15'tir. Amasya'nın kalesi hakkında bilgi için Amasya Kalesi (Harşena Kalesi) yazısına bakılabilir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 284 (e-kitap s. 318). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page318.html
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1960-1961; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 68a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar





