Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü / fā‘ilātü / mefā‘īlü / fā‘ilün

Olmaya mı bu dīde-i giryān ḳızıl ḳızıl
Andan dem-ā-dem aḳmadadır ḳan ḳızıl ḳızıl
Kimlerle bāde içdiñ a kāfir ‘aceb bu şeb
Olmuş bugün o dīde-i mestān ḳızıl ḳızıl
Bezm-i mey içre dil-beri seyr eyle dāl ḳaş
Ruḫ al al nergis-i fettān ḳızıl ḳızıl
Bir ḫancer urdı Vāżıḥa o şūḫ-ı ser-şiken
Ser-tā-ser oldı ḳan heme dāmān ḳızıl ḳızıl

Günümüz Türkçesiyle

1. Bu ağlayan göz kıpkızıl olmasın mı; ondan her an kıpkızıl kan akmakta.

2. Ey kâfir, bu gece kimlerle şarap içtin, merak ediyorum; bugün o mahmur gözün kıpkızıl olmuş.

3. Şarap meclisinde gönül alanı seyret: kaşı dal harfi gibi kıvrık, yanağı al al, fitneci nergis gözü kıpkızıl.

4. O baş kıran şuh Vâzıh'a bir hançer vurdu; eteği baştan başa kanla kıpkızıl oldu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir, Dîvânçe'nin Mukatta‘ât bölümündeki sekizinci manzumedir ve Babaarslan onu nâ-tamâm gazel sayar. Dört beyittir ve muzari bahrinin "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "ḳızıl ḳızıl", kafiye "giryān, ḳan, mestān, fettān, dāmān" kelimelerindeki "-ān" sesidir. Mahlas son beyitte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiirin bütün etkisi "ḳızıl ḳızıl" redifinden gelir. Bu ikileme Türkçenin konuşma dilinden alınmıştır ve her mısrayı aynı renkle bitirerek manzumeye bir şarkı havası verir. Özçakmak, Vâzıh'ın şiirde ritim kurmak için kelime tekrarına başvurduğunu belirtir ve bu manzumenin matla beytini örnek olarak gösterir. Kızıl renk her beyitte başka bir şeye bağlanır: ilk beyitte ağlayan gözden akan kana, ikinci beyitte gece boyu şarap içmiş sevgilinin mahmur gözüne, üçüncü beyitte meclisteki güzelin yanağına ve gözüne, son beyitte de hançerle yaralanan âşığın kanlı eteğine.

İkinci beyitte sevgiliye "kâfir" diye seslenilir ve kiminle içtiği sorulur; kıskançlık hafif bir alayla dile getirilir. Üçüncü beyitte kaş, kıvrık biçimi yüzünden Arap harflerinden "dāl" (د) harfine, göz de nergis çiçeğine benzetilir. "Al al" ikilemesi "ḳızıl ḳızıl" redifiyle aynı renk alanında birleşir. Son beyitte "ser-şiken" (baş kıran) sıfatı sevgilinin zalimliğini anlatır; "ser-tā-ser" (baştan başa) sözüyle bir ses yakınlığı kurar.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1963-1964; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 69a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
  • Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 272.

Çevrimiçi kaynaklar