Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilātün / fā‘ilün
Zīnet-i pīşāna lāyıḳ zerr-i meskūk-i ḫayāl
Maḥzen-i fikrin ararken bende-i Vāżıḥ gedāy
Geldi üçler müjde-i tārīḫ-i mevlūdın didi
Ḳoydı Nūḥ Beg keştī-i dünyāya bismillāh pāy (1210)
Günümüz Türkçesiyle
1. Dilenci kul Vâzıh, alın süsü olmaya layık, hayalden basılmış altın sikkeyi bulmak için fikrinin hazinesini ararken,
2. Üçler geldi, doğum tarihinin müjdesini söyledi: "Nûh Bey dünya gemisine besmeleyle ayak bastı."
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmış iki beyitlik bir doğum tarihidir. Babaarslan onu "Nuh Beg'in doğumuna tarih (1210)" diye kaydeder; 1210 yılı miladi 1795-96'ya karşılık gelir. Kafiye "gedāy" ve "pāy" kelimeleri arasındadır. Tarih düşürmek, bir olayın yılını harflerin sayı değerleri toplamı (ebced hesabı) o yılı veren bir söz ya da mısrayla bildirmektir. Bu şiirde tarih son mısraın bütünüdür, ancak hesaba bir de ek sayı katılır.
"قویدی نوح بگ کشتی دنیایه بسم الله پای" yazılışıyla "ḳoydı" 130, "Nūḥ" 64, "Beg" 22, "keştī" 730, "dünyāya" 80, "bismillāh" 168, "pāy" 13 eder; toplam 1207'dir. Neşrin verdiği 1210'a ulaşmak için üç eklemek gerekir. Birinci mısradaki "Geldi üçler" sözü bu eksiği karşılar: tarihi müjdeleyen "üçler" gelip mısraa katılınca 1207'ye 3 eklenir ve 1210 elde edilir. Bir sayının tarih mısraına bu yolla eklenmesine ya da çıkarılmasına tamiye denir. Hesap ve tamiye yorumu bizimdir.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyitte şair, tarih aramayı bir hazine aramaya benzetir: kendini "gedā" (dilenci) diye anar, aradığı şey alına süs olacak, hayalden basılmış bir altın sikkedir. Tarihin değerli bir söz olarak altın paraya benzetilmesi beyte zarif bir istiare katar. İkinci beyitte "üçler" kelimesi iki anlamda kullanılmıştır. Tasavvufta "Üçler", gaipten yardım eden ermişlerin (ricâlü'l-gayb) bir zümresinin adıdır; burada onlar müjdeci olarak gelir. Aynı kelime sayı olarak da hesaba girer.
Tarih mısraında çocuğun adı olan "Nûh" ile "keştī" (gemi) arasında bir tenasüp vardır: dünya, yeni doğanın bindiği bir gemiye benzetilir. "Bismillāh" sözü de Kur'an'da Nûh'un gemiye binerken söylediği "Onun yüzmesi de durması da Allah'ın adıyladır" sözünü hatırlatır (Hûd 11/41); bu bir telmihtir. Çözümleme bizimdir.
Tarihî Bağlam
Nûh Bey'in kim olduğu, kimin oğlu olduğu ve doğumunun nerede gerçekleştiği şiirde belirtilmez. Babaarslan ve Özçakmak da onun hakkında bilgi vermez. Hüsameddin'in Amasya kayıtlarında 1210'da doğan bu çocukla ilgili bir kayda rastlayamadık; doğumun Amasya'da olup olmadığı da bilinmez.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1978; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 74b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı; tarihler: s. 1929-1930). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 275.
Çevrimiçi kaynaklar






