Özgün Metin
Vezin: mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün / mefā‘īlün
Cenāb-ı feyleḳos-tedbīr ol Seyyid Ḥasan Beg kim
Yanında Arsiṭāṭālīs oḳun atdı yayın yaṣdı
Ẓuhūr itdi mübārek cum‘a bir mevlūd-ı ẕī-şānı
Raṣadber (?) ḫānedānı gibi ‘ālem-gīrlik ḳaṣdı
Ḫıż(ı)r mir’āt-ı kevne yazdı baḳ taṣvīr-i tārīḫin
Ḥayāt-ı ‘āleme Seyyid Sikender Beg ayaḳ baṣdı (1214)
Günümüz Türkçesiyle
1. Filozof gibi akıllı ve tedbirli o Seyyid Hasan Bey cenapları ki, yanında Aristo bile okunu atıp yayını bıraktı (onunla yarışamayacağını kabul etti).
2. Mübarek bir cuma günü şanlı bir doğum gerçekleşti; Rasadber (?) hanedanı gibi cihanı alma kasdıyla.
3. Hızır varlık aynasına onun tarihinin resmini yazdı, bak: "Seyyid İskender Bey âlemin hayatına ayak bastı."
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmış üç beyitlik bir doğum tarihidir. Babaarslan onu "Seyyid Hasan Beg'in oğlu Seyyid İskender Beg'in doğumuna tarih (1214)" diye kaydeder; 1214 yılı miladi 1799-1800'e karşılık gelir. Kafiye "yaṣdı, ḳaṣdı, baṣdı" kelimeleri arasındadır. İkinci beyitteki "Raṣadber" kelimesi neşirde soru işaretiyle okunmuştur ve anlamı belirsizdir. Tarih düşürmek, bir olayın yılını harflerin sayı değerleri toplamı (ebced hesabı) o yılı veren bir söz ya da mısrayla bildirmektir; burada tarih son mısraın bütünüdür.
"حیات عالمه سید سکندر بگ ایاق باصدی" yazılışıyla "ḥayāt" 419, "‘āleme" 146, "Seyyid" 74, "Sikender" 334, "Beg" 22, "ayaḳ" 112, "baṣdı" 107 eder; toplam tam olarak 1214'tür. Hesap bizimdir ve yazmadaki imlanın bu biçimde olduğu varsayımına dayanır.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiirin bütün söz oyunu çocuğun adı olan İskender'e, yani Büyük İskender'e dayanır. Birinci beyitte babanın aklı Aristo'yu yenecek kadar yüksek gösterilir; Aristo, İslam kaynaklarında ve divan şiirinde İskender'in hocası olarak bilinir. İkinci beyitteki "‘ālem-gīrlik" (cihanı fethetme) sözü İskender'in fetihlerini, üçüncü beyitteki Hızır ise İskender'le birlikte âb-ı hayatı (ölümsüzlük suyunu) arayan yol arkadaşını hatırlatır. "Mir'āt" (ayna) kelimesi de divan şiirinde sık anılan "İskender'in aynası"na bir telmihtir. Son mısraın "ḥayāt-ı ‘āleme" (âlemin hayatına) sözüyle başlaması âb-ı hayat ile bir tenasüp daha kurar.
Böylece şair, baba ile oğulu İskender hikâyesinin kişileri arasına yerleştirir: baba Aristo'dan akıllıdır, oğul İskender gibi cihangir olacaktır ve tarihini Hızır yazmıştır. Birinci beyitteki "okunu atıp yayını yaslamak", bir yarışta üstünlüğü bırakmak anlamında kullanılmış görünür. Bu çözümleme bizimdir.
Tarihî Bağlam
Seyyid Hasan Bey ile oğlu Seyyid İskender Bey'in kim oldukları şiirden ve neşirden öğrenilemiyor; Özçakmak da yalnız "Seyyid İskender Bey'in doğumu için söylenmiş 1214 tarihli 3 beyit" demekle yetinir. Doğumun cuma günü olduğu şiirde açıkça söylenir.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1978; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 74b). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı; tarihler: s. 1929-1930). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Fatma Özçakmak, "Mustafa Vâzıh Efendi ve Dîvânçe'si", Kesit Akademi Dergisi, 7(26), 2021, s. 255-278, s. 275.
Çevrimiçi kaynaklar






