Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilātün / fe‘ilün
Eyledi Ḥāfıẓ ‘Alemdār Ḥüseyin el-Ġāzī
Baş açıḳ yalın ayaḳ ‘azm-i reh-i dār-ı ḳarār
Rūḥına Fātiḥalar oḳuyalım merḥūmuñ
‘Afv ider cümle günāhını o Rabbü’l-ġaffār
Allāh Allāh diyerek söyledi Vāżıḥ tārīḫ
Ceng idüp cennete dek dikdi ‘alem bayraḳ-dār (1234)
Günümüz Türkçesiyle
1. Hâfız Alemdar Hüseyin el-Gâzî baş açık, yalın ayak kalıcı yurdun (ahiretin) yoluna koyuldu.
2. Rahmetlinin ruhuna Fatihalar okuyalım; o günahları bağışlayan Rab bütün günahlarını affeder.
3. "Allah, Allah" diyerek Vâzıh tarih söyledi: "Bayraktar savaşıp cennete kadar sancağı dikti."
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Babaarslan bu şiiri "Alemdar Hüseyin Gâzî'nin vefatına tarih (1234)" diye kaydeder; 1234 yılı miladi 1818-19'a karşılık gelir. Üç beyitlik şiir remel bahrinin "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. İkinci mısralar "ḳarār, ġaffār, bayraḳ-dār" kelimelerindeki "-ār" sesiyle kafiyelenir; birinci mısralar serbesttir. Tarih düşürmek, bir olayın yılını harflerin sayı değerleri toplamı (ebced hesabı) o yılı veren bir söz ya da mısrayla bildirmektir. Tarih son mısrayla, "Ceng idüp cennete dek dikdi ‘alem bayraḳ-dār" sözüyle verilir.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir ölen kişinin lakabından yola çıkar. "Alemdar" bayraktar, sancak taşıyıcı demektir; son beyitte bu lakap bir savaş sahnesine dönüştürülür: bayraktar savaşarak sancağı cennete kadar dikmiştir. "‘Alemdār, ġāzī, ceng, ‘alem, bayraḳ-dār" kelimeleri arasında açık bir tenasüp vardır. "Allah Allah diyerek" sözü hem tarih söylemeye başlarken edilen bir dua hem de savaş meydanında atılan "Allah Allah" naraları ile ilgilidir; bu ikili okuma bizim tespitimizdir. İlk beyitteki "baş açık, yalın ayak" sözü, ölünün dünyadan hiçbir şey götürmeden, bir dervişin tevazuuyla ahirete yürüdüğünü anlatır. Adının başındaki "Hâfız" sözü, Kur'an'ı ezbere bildiğini gösterir.
Tarihî Bağlam
Hâfız Alemdar Hüseyin el-Gâzî'nin kim olduğu şiirde açıklanmaz. "Gâzî" sıfatı onun bir savaşa katıldığını, "Alemdar" lakabı ise bir askerî birlikte bayraktarlık yaptığını düşündürür. Hüsameddin'in eserinde 1241 yılında yeniçeri ocağının kaldırılması sırasında Amasya'da idam edilen Topçuoğlu Alemdar Hüseyin Ağa adında biri geçer; ancak bu kişi Vâzıh'ın tarihinden yedi yıl sonra ölmüştür ve aynı kişi değildir. Vâzıh'ın tarih bölümündeki şiirler tarih sırasıyla dizilmediği için şiirin yeri de bir ipucu vermez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 152-153 (e-kitap s. 53). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page53.html
Akademik çalışmalar
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1922-1984 (şiir metni: s. 1981; Mustafa Vâzıh, Dîvânçe, Ankara Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü, Mustafa Con A 495/III, vr. 75a). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
- Giyasi Babaarslan, "Amasyalı Vâzıh ve Dîvânçesi", Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 5(4), 2021, s. 1924-1930 (hayatı ve Dîvânçe'nin tanıtımı). https://dergipark.org.tr/tr/pub/akaded/article/993264
Çevrimiçi kaynaklar






